Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu ve Cezası

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu ve Cezası

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, Türk Ceza Kanununda Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen suç türlerinden biridir. Uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin eylemlerin suç olarak düzenlenmesi ile bireylerin ve toplumun genel sağlığı koruma altına alınmak istenmiştir. Bu itibarla, suçu işleyen kişiler, 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

İçindekiler

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Nedir? 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu; Devlet tarafından yasaklanan ve kişilerin sağlığını olumsuz yönde etkileyen maddelerin üretilmesi, ithal edilmesi, satın alınması, depolanması, sevk edilmesi, kabul edilmesi, bulundurulması halinde oluşan suçtur. Bu suç, TCK m. 188’de düzenlenmiştir. 

TCK 188:

“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Nasıl Oluşur?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu; üretimi yasak olan, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen toz, tablet veya sıvı şekilde bulunan karışımların üretilmesi, satışının yapılması, depolanması, saklanması, sevk edilmesi ile oluşur. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun oluşabilmesi için bu eylemleri gerçekleştiren kişi veya kişilerin ticari amaca yönelik olarak hareket etmesi gerekmektedir. Uyuşturucu maddenin yalnızca kullanımı için yanında taşınması durumunda uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu değil, uyuşturucu kullanma suçu meydana gelir. 

Sanığın evinin yakınında kullanılmayan soba içerisinde kullanım sınırlarında kalan 446,9 gr esrarın ele geçtiği olayda; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açılmıştır. Ancak Yargıtay, sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilememesi ve ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı da dikkate alındığında, sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. (Yargıtay 20. CD., 2017/625 E., 2019/4201 K.) 

Uyuşturucu kullanma suçuna ilişkin daha detaylı bilgi edinmek için ‘Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası’ başlıklı makalemize bakabilirsiniz.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, birden çok seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi şeklinde meydana gelir.

Uyuşturucu Maddenin İmal Edilmesi

Bir veya birden çok ham maddenin belirli oranlarda karıştırılarak uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edilmesi halinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu oluşur.

Yargıtay’a göre, maddenin niteliğinde değişiklik yapmayan işlemler ile maddenin yalnızca fiziksel özelliklerinde yapılan değişiklikler ve maddenin doğal niteliğini korumaya yönelik işlemler imal işlemi olarak değerlendirilmez. (Yargıtay 10. CD., 2021/222 E., 2022/10827 K.) 

Örneğin, uyuşturucu bir madde olan eroin maddesinin imali için gerekli olan malzemelerin ayrı ayrı dolaplarda muhafaza edilmesi yahut gerekli bitkilerin yetiştirilmeye başlanması halinde bu maddenin imal aşamasının başlamadığı kabul edilir. 

Şüpheli veya sanığın evinde, işyerinde yahut sürekli olarak kullandığı depoda uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlemeye elverişli araç ve gereçlerin bulunması halinde mahkemede bu suçun işlendiğine ilişkin kanaat oluşur. 

Yargıtay, sanığın evindeki deposunda yapılan arama sonucunda ele geçirilen kimyasal maddeler, sentetik kannabinoidler ve aletlerin sanığın uyuşturucu imal etme suçunu işlediğine yönelik delil olduğuna karar vermiş ve sanık hakkında bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı vermiştir. (Yargıtay 10. CD., 2018/1013 E., 2018/7865 K.) 

Uyuşturucu Maddenin İthal veya İhraç Edilmesi

Yurt dışından getirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ülke içine sokulması yahut ülke içinde üretimi yapılan uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin yurt dışına çıkartılması halinde bu kişi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlemiş olur. 

Yargıtay, sanık tarafından Türkiye’den götürülen ve Bulgaristan’da ele geçirilen suç konusu eroinden dolayı sanık hakkında uyuşturucu madde ihraç etme suçundan mahkumiyet kararı vermiştir. (Yargıtay 10. CD., 2013/7816 E., 2014/2796 K.) 

Gerçekleştirdiği ihraç ve ithal eylemlerini, kendi iradesi ile açıklayan ve yetkili makamlara bildirimde bulunarak teslim olan kişiler hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanır ve haklarında cezaya hükmedilmez.

27.12.2005 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde evinin yakınındaki kullanılmayan başka evde toplam 11.079,45 gram esrar ele geçirilen sanık, kendisinin talimatı üzerine … isimli kişinin suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye’den getirdiğini söylemiştir. Yargıtay, bu olayda suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye’den ihraç ettiğine ilişkin hiçbir bilgi ve delil bulunmadığı halde, ihraç suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkaran sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir. (Yargıtay 10. CD., 2011/10006 E., 2015/37 K.) 

Uyuşturucu etkisi bulunmayıp uyuşturucu imalinde kullanılan maddeler açısından TCK 188/7 hükmünde özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. İthal ve imali resmi makamların özel iznine tabi tutulan bu maddelerle ilgili faaliyetlerde bulunan kişiler hakkında 8 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve 1000 günden 20 bin güne kadar adli para cezasına hükmedilmektedir.

TCK 188/7:

“Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Yargıtay, sanıkların savunmalarında imal ettiklerini söyledikleri Quartamin bileşiğinin imali sırasında, olay yerinden ele geçirilen benzil metil keton ve N-formil amfetaminin oluşmayacağının ve N-formil amfetaminin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterel sanıkların mahkumiyetine karar vermiştir. (Yargıtay 10. CD., 2020/120 E., 2021/10767 K.) 

Uyuşturucu Maddenin Satılması, Başkalarına Verilmesi, Sevk Edilmesi, Nakledilmesi, Depolanması, Satın Alınması, Kabul Edilmesi 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğini taşıyan ürünlerin ruhsatsız yani kaçak bir biçimde satılması, satışa arz edilmesi, başka kimselere dağıtılması, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması hallerinde de bu suç meydana gelecektir. 

Yukarıda sayılan seçimlik hareketlerden biri ve birkaçını gerçekleştiren fail hakkında verilecek hapis cezası 10 yıldan az olamamakta ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, şüphelilerin ikametgahlarında yapılan aramalarda ikamet müştemilatı bahçe içerisinde ekili dişi 56 kök hint keneviri ve öğütülmüş halde 170 gram kubar maddesi ile müştemilatta 4 adet kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda her iki sanığın toplam 1154 gram toz esrar elde edilebilecek kenevir bitkisini satışa arz ettikleri kabul etmiş ve mahkumiyetlerine karar vermiştir. (Yargıtay CGK., 2007/08-108 E., 2007/152 K.) 

Uyuşturucu maddenin başkalarına verilmesi eyleminin uyuşturucu maddenin satışı  eyleminden farkı, başkalarına verme eyleminin ücretsiz olarak bir bedel alınmadan gerçekleştirilmesidir.

Örneğin, sanığın sevgilisi olan kişiye ücret almadan uyuşturucu madde vermesi halinde sanık hakkında uyuşturucu maddeyi başkalarına verme suçundan, sanığın arkadaşı olan kişiye ücret alarak uyuşturucu madde vermesi halinde sanık hakkında uyuşturucu madde satma suçundan hüküm verilir. 

Uyuşturucu maddenin sevk edilmesi ve nakledilmesi eylemleri de birbirinden farklı eylemlerdir. Şöyle ki, sevk etme eyleminde uyuşturucu madde sahibi kişi bizzat rol almazken nakletme eyleminde uyuşturucu madde sahibi kişi bizzat rol alır. 

Örneğin, tıra yüklenen 5 kg miktardaki kokainin ele geçirilmesi durumunda kokain maddesinin sahibi olan kişi uyuşturucuyu sevk etme, tırı kullanan görevli şoför ise uyuşturucuyu nakletme suçundan yargılanacaktır. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Cezası

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun cezası, 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkında, en az 10 yıl hapis cezası ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilir.

Hakim bu suçtan dolayı mahkumiyeti kesinleşen sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmetmek zorundadır. 

Hakim, sanığın sahip olduğu birtakım kriterleri de göz önünde bulundurarak hapis cezasının miktarını belirler. Bu kriterler şunlardır:

  • Suçun işlenme biçimi,
  • Suç işlenirken kullanılan araçlar,
  • Suçun işlendiği yer ve zaman,
  • Suç konusunun önemi ve değeri,
  • Suç sonucunda meydana gelen zarar veya tehlikenin büyüklüğü,
  • Suçun işlenmesinde kastın veya kusurun oranı,
  • Failin güttü amaç ve saiki.

Hakim, adli para cezasının miktarını belirlerken öncelikle suçun büyüklüğüne bakarak 2.000 – 20.000 arası bir gün sayısı belirler. Bu gün sayısını, failin ekonomik durumunu da göz önünde bulundurarak 20 ila 100 TL arası bir ücretle çarpar. Böylelikle sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının miktarı belirlenmiş olunur. 

TCK m. 188/2 hükmünde, uyuşturucu maddenin ihraç edildiği ülkede, bu maddelerin ithalinin suç sayılması hali için özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre, ürünleri ithal eden ülkede yapılan yargılama sonucu hükmedilen cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’deki yargılama sonucu hükmedilen cezadan düşülür.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun faili tüzel kişiler olamaz ancak bu suç, tüzel kişiler aracılığıyla işlenebilir. Tüzel kişilerin bu suç bakımından aracı olarak kullanılması halinde haklarında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Bu tedbirler, tüzel kişinin faaliyet izninin iptali ve tüzel kişi hakkında müsadere hükümlerinin uygulanmasıdır. 

Müsadere, tüzel kişinin suç nedeniyle mallarının veya kazançlarının devlete aktarılmasıdır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun tüzel aracılığıyla işlenmesi halinde, tüzel kişinin işlenen suçtan dolayı elde ettiği maddi kazancı devlete aktarılır. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Cezaları

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda cezayı artıran 5 adet nitelikli hal bulunmaktadır. Bu haller TCK 188. maddenin çeşitli fıkralarında açıklanmıştır. 

TCK 188/3:

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.”

TCK 188/4-A:

“Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 

TCK 188/4-B:

“Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 

TCK 188/5:

“Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” 

TCK 188/8:

“Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

Çocuklara Karşı İşlenen Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun çocuklara karşı işlenmesi halinde verilecek olan ceza, 15 yıl ila 30 yıl arası hapis cezası ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır. 

Çocuk, TCK m. 6’ya göre 18 yaşını doldurmamış herkes çocuktur. 18 yaşından küçük olmasına rağmen evlenme yahut mahkeme kararıyla ergin olan kişiye karşı işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda da faile bu nitelikli halden dolayı ceza verilecektir. 

Yargıtay, 01/06/2013 tarihinde yol kenarında ele geçirilen esrar maddesine ilişkin yapılan sorguda sanığın uyuşturucu maddeyi Muş İl Jandarma Komutanlığı 49. Piyade Alayında askerlik görevini ifa etmekte iken … isimli şahsın gönderdiği 10-15 yaşlarında bir çocuktan aldığını beyan ettiği olayda sanıklar hakkında bu nitelikli halden ceza vermiştir. (Yargıtay 20. CD., 2017/5156 E., 2019/3285 K.) 

Eroin, Kokain, Morfin, Bazmorfin, Sentetik Kannabinoid, Sentetik Katinon, Sentetik Opioid, Amfetamin Vb. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin birçok farklı çeşidi bulunmaktadır. Bu maddelerin birkaçının insan vücuduna verdiği kötü etki oldukça fazlayken ve bağımlılığa yol açarken birkaçı insan vücuduna diğerlerine nazaran daha az kötü etki göstermektedir.

İnsan vücudunda en ağır hasarları bırakan maddeler; eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid, amfetamin vb. maddelerdir. 

Bu maddelerin insanlarda oluşturduğu ciddi sağlık sorunları ve kolaylıkla bağımlılık yapması sebebiyle bu maddeleri uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda kullanan kişiye verilecek olan ceza yarı oranında artırılır. Bulunan bu maddelerin toz veya hap şeklinde olması, cezanın nitelik ve miktarında değişiklik yaratmaz.

Bu maddelerin bazıları, hastalık tedavisinde de kullanılabilir. Yargıtay, “morfin sülfat”ın opyoid analjezik olduğu ve ağrı tedavisinde kullanıldığını, morfin ve tuzlarını içeren ilaçların kırmızı reçete ile verilmesi gereken kontrollü ilaçlardan olduğunu bu maddelerin yalnızca illegal kullanımı halinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun oluşacağını belirtmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2011/12831 E., 2013/7041 K.)

Haşhaş, esrar, eter, ekstazi, depresant gibi maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna konu olması halinde faile verilecek olan cezada artırım yapılmaz.

Yargıtay, sanığın evinde yapılan aramada televizyon sehpasındaki çorap içerisinde ele geçen 1,64 gram kokain maddesinin miktarı itibarıyla birkaç kullanımdan ziyade 50-60 kullanıma yetecek miktarda olması, paketlemede kullanılan kâğıt yaprakları ve bir adet makas ile çok sayıda paketleme lastiklerinin bulunması, kan ve idrarında yapılan incelemede herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanılmaması nedenleriyle sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2020/2389 E., 2021/7188 K.) 

Bu maddelerin nitelikleri kadar miktarları da önem arz etmektedir. Kullanım sınırları içinde kalan miktarlarda uyuşturucu veya uyarıcı madde elde edilmesi durumunda sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ceza verilebilir. Ancak sınırları ciddi şekilde aşan miktarlar bakımından bu durum söz konusu olamaz. 

Yargıtay, Kıbrıs’ta yakalanan ve kaldığı otelde yapılan arama sonucunda yıllık olağan kullanım sınırın 20 gram olduğu eroin maddesinin net 296 gram olarak ele geçirildiği olayda sanığın bu maddeyi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu için taşımadığının açık olması nedeniyle bu nitelikli halden dolayı ceza verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2013/2410 E., 2017/2719 K.) 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Umuma Açık Belirli Yerlere 200 Metreden Yakın Mesafede İşlenmesi 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretinin belirli alanlarda ve umuma açık yerlere 200 metreden yakın mesafede işlenmesi halinde bu eylemleri gerçekleştiren kişiye verilen olan ceza, yarı oranında arttırılır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun şu alanlara 200 metreden daha az mesafede işlenmesi halinde faile verilecek olan cezada artırım yapılır:

  • Kreş, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite,
  • Yetiştirme yurdu, devlet yurdu, özel yurtlar,
  • Hastane, terapi merkezleri,
  • Kışla,
  • Bakımevi, huzurevi,
  • Cami, kilise, sinagog,
  • Kültür merkezleri,
  • Tiyatro, sinema alanları,
  • AVM yakınları,
  • Oyun atölyeleri,
  • Askeri lojmanlar.

Yargıtay, uyuşturucu madde satan sanığın müşterilerini beklediği yerin okullara 200 metreden yakın olduğu gerekçesiyle sanık hakkında bu nitelikli halden ceza verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2017/7664 E., 2018/3052 K.) 

Yargıtay 20. Ceza Dairesinin vermiş olduğu karara sunulan karşı oy gerekçesinde, sanığın caminin karşısına park ederek aracın içerisine aldığı kullanıcılara uyuşturucu madde sattığı olay bakımından satışın araç içerisinde yapılmış olması, satış yapılan yerin umumi yer olmadığı sonucunu doğurmaz hükmüne vararak sanık hakkında bu nitelikli halden ceza verilmesini doğru bulmuştur. (Yargıtay 20. CD., 2018/4162 E., 2019/337 K.) 

Üç veya Daha Fazla Kişi Tarafından Birlikte ya da Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun 3 veya daha fazla kişi tarafından işlenmesi halinde suç konusu eylemleri gerçekleştiren kişiye verilecek olan ceza yarı oranında arttırılır. 

Örneğin, A kişisinin eroin maddesini ürettiği, B kişisinin bu maddeyi taşıyarak depoya getirdiği, C kişisinin maddenin paketlemesini yaptığı, D kişisinin de bu paketleri kullanıcılara ulaştırdığı olayda A, B, C ve D kişileri uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu birlikte işledikleri için haklarında fazla cezaya hükmedilir. 

Kişiler hakkında bu nitelikli halden dolayı ceza verilebilmesi için bu kişilerin ortak hareket etme iradesine sahip olması gerekmektedir. 

Yargıtay, somut olayda bir sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi temin eden ve veren, diğer sanıkların ise söz konusu uyuşturucu maddeyi kullanım maksadı dışında kabul eden, satışa arz eden veya satan konumunda olmaları karşısında fiil üzerinde birlikte işleme veya aynı yönde hareket etme iradesinin olmadığı gerekçesiyle bu nitelikli halden dolayı ceza vermemiştir. (Yargıtay 10. CD., 2021/5581 E., 2022/3338 K.) 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun bir örgütün faaliyetleri çerçevesinde, o örgütün amaçlarını gerçekleştirmek uğruna işlenmesi halinde suç konusu eylemleri gerçekleştiren kişiye verilecek olan ceza 1 kat arttırılır. 

Örgüt, devletlerin varlıklarına, ekonomik, siyasi veya sosyal bütünlüklerine zarar vererek ortak amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla en az 3 kişiden oluşan topluluklardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun örgütün faaliyetlerini kolaylaştırmak, örgüte maddi anlamda gelir kazandırmak, örgütün yayılmasını sağlamak amacıyla işlenmesi halinde bu nitelikli hal ortaya çıkar. 

Yargıtay, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılaması yapılan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına ve örgüt içerisindeki iş bölümüne dahil olduğuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle bu nitelikli halin uygulanmaması yönünde hüküm vermiştir. (Yargıtay 20. CD., 2017/5654 E., 2018/470 K.) 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Belirli Meslek Grupları Tarafından İşlenmesi 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun kanunda sayılan ve bu tür maddeler konusunda uzmanlığa sahip bazı meslek grupları tarafından işlenmesi halinde suç konusu eylemleri gerçekleştiren görevliler hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılır. 

Kanunda sayılan ve nitelikli halin oluşumuna sebebiyet veren bazı meslek grupları şunlardır:

  • Doktor, ebe,
  • Diş doktoru,
  • Eczacı,
  • Kimyager,
  • Veteriner, 
  • Sağlık memuru, hemşire, hasta bakıcı
  • Laborant,
  • Diş teknisyeni,
  • Kimyacılıkla veya ecza ticareti ile uğraşan kimseler.

Kanunda sayılan bu meslek grupları sınırlı sayıda sayılmış olup genişletilemez. Yargıtay, suç tarihinde … Devlet Hastanesinde “sağlık teknikeri (röntgen)” olarak görev yapan sanık hakkında temel cezadan verilmesine karar vermiş, bu nitelikli halin uygulanamayacağına hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2021/16727 E., 2021/13065 K.) 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Cezayı Azaltan Nitelikli Haller ve Cezaları

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun cezayı azaltan 1 adet nitelikli hali bulunmaktadır. Bu hal, TCK 188/6 hükmünde düzenlenmiştir. 

TCK 188/6:

“Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”

Resmi Makamlar Tarafından Satım ve Üretimine İzin Verilen Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddelerin İmal ve Ticareti Suçu 

Bir kimsenin üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili doktor tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü maddeyi imal etmesi veya satması halinde bu suçtan ceza verilir. Ancak bu halde hükmedilecek olan cezanın miktarında indirim yapılabilir.

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, uyuşturucu maddelerin üretim veya ticaretinin Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan genelgede sıralanan şartlara uyulmadan gerçekleştirilmesi gerekmektedir. 

Bu nitelikli halin işlenmesi sonucunda kesin olarak cezada indirim yapılması söz konusu değildir. Cezada indirim yapılması kanun tarafından bir tavsiye niteliğinde düzenlenmiştir. Cezada indirim yapılıp yapılmayacağı hususu mahkeme heyetinin takdirindedir. 

Örneğin, bir kimsenin uyuşturucu ve uyarıcı etkisi bulunan maddeyi sahte reçete ile eczaneden satın alması halinde eylemli gerçekleştiren kişiye bu nitelikli halden dolayı ceza verilir. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, failin meydana getirdiği eylemleri gerçekleştirmekten pişmanlık duyması, eylemlerin sonucunda verdiği zararın giderilmesi için kendi iradesi ile çaba göstermesi, mağdurun zararını gidermesidir. 

Fail, gerçekleştirdiği eylemlerin zararını azaltmış, kaldırmış yahut mağdurun zararını gidermiş ise faile verilecek olan cezada ½ ila ⅔ oranında indirim yapılır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. TCK m. 192/1 ve 192/3 hükümlerine göre, uyuşturucu madde imal veya ticareti suçuna karışmış bir kişi, bu maddelerin imal edildiği, satıldığı, depolandığı veya saklandığı yeri kolluk kuvvetleri veya diğer yetkili makamlara bildirip maddelerin ele geçirilmesi sağlaması durumda, kişi hakkında cezaya hükmedilmez. 

Yargıtay, sanıkların yapılan aramalar sonucunda elde edilen 0.013 gram eroini, satmak amacıyla yanında bulundurduklarını itiraf ettikleri olayda sanıklar hakkında TCK 192/3 hükmünün uygulanmasına ve haklarında verilen cezanın indirilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2016/606 E., 2016/903 K.) 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçuna Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs, failin işlemek istediği suça ilişkin eylemlerine başlaması ancak kendi iradesi dışında gerçekleşen olaylar nedeniyle suçu tamamlayamaması halidir. Suçun tamamlanamaması yani teşebbüs aşamasında kalması halinde faile verilecek olan cezanın miktarında ¼ ila ¾ oranında indirim gerçekleştirilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna teşebbüs mümkündür. Örneğin uyuşturucu madde imal etmek için gerekli malzemelerin marketten alındığı esnada durumdan şüphelenen kasiyerin polislere haber vermesi ve failin imal işlemlerine başladığı esnada yakalandığı olayda suç, teşebbüs aşamasında kalmıştır. 

İştirak, birden fazla kişinin aynı suçu işlemek konusunda ortak iradeleri ile hareket etmeleridir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna iştirak, failin suça azmettirilmesi, failin suçu işlemesine yardım edilmesi, faile yol gösterilmesi, araç gereç sağlanması, fial suçu işledikten sonra onun saklanmasına yardımcı olunması şeklinde meydana gelir. 

İçtima, failin gerçekleştirmiş olduğu bir eylem ile birden fazla suçun oluşumuna sebebiyet vermesi yahut aynı suçu birden fazla kez işlemesi halinde ortaya çıkar. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu birden fazla kez işleyen fail hakkında tek suçtan ceza verilir ancak bu cezanın miktarında ¼ ila ¾ oranında artırım yapılır. 

Örneğin, aynı fiille birden fazla kişiye karşı uyuşturucu maddeyi önce imal eden kişi hakkında tek bir uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan hüküm kurulur ancak bu cezanın miktarında artırıma gidilir. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Soruşturma Aşaması

Soruşturma aşaması, suç konusu olayın yetkili makamlar olan kolluk kuvvetleri veya savcılık makamı tarafından öğrenilmesi ile başlayıp savcı tarafından iddianamenin hazırlanarak mahkemeye sunulmasına kadar devam eden süreçtir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun soruşturma aşamasında yerine getirilmesi gereken birtakım usul işlemleri vardır. Bu işlemler şunlardır:

  • Şikayet-İhbar,
  • Gözaltı,
  • Delillerin Toplanması,
  • İfade ve Sorgu,
  • Adli kontrol,
  • Tutukluluk.

Şikayet – İhbar

Şikayet, suç mağdurunun meydana gelen haksız eylemler nedeniyle uğramış olduğu zararı, kolluk kuvvetleri veya savcılık makamına bildirmesidir. İhbar ise, meydana gelen haksız eylemler ile herhangi bir ilişkisi olmayan ancak duyarlı kimselerin eylemleri, kolluk kuvvetleri veya savcılık makamına iletmesidir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun soruşturmasına başlanılması için mağdurun şikayetinin olması gerekli değildir. Herhangi bir şikayet olmasa dahi savcı, suç şüphesini öğrendiği anda suça ilişkin soruşturma işlemlerini başlatmakla yükümlüdür. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun şikayete tabi suçlardan olmaması sebebiyle, sonradan şikayetten vazgeçilmesi mümkün değildir. Diğer bir ifade ile, mağdur, yargılama aşamalarında suça ilişkin şikayetinden vazgeçse dahi işlemler sürdürülmeye devam edecektir.

Gözaltı

Gözaltı, meydana gelen haksız fiile karşı başlanılan soruşturma işlemlerinin en kısa sürede yerine getirilmesi için şüpheli kişinin kısa süreliğine alıkonulmasına ilişkin bir karardır. Hakkında gözaltı kararı verilen kişi, kolluk kuvvetleri gözetiminde nezarethanede tutulur. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkartılabilir. Ancak gözaltına alınan şüpheli 24 saatin ardından serbest bırakılmalıdır. Bu suçun toplu olarak işlenmesi halinde ise gözaltı süre, 3 gün daha uzatılabilir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun 12 yaşından küçük çocuklar yahut 15 yaşından küçük sağır ve dilsiz çocuklar tarafından işlenmesi halinde bu kişiler hakkında gözaltı kararı uygulanamaz.

Çıkartılan gözaltı kararının haksız olduğunu, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını düşünen şüpheli ve yakınları, bu karara karşı Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunabilir. İtirazda bulunabilecek kişiler şüphelinin eşi, ebeveynleri, çocukları, torunları gibi yakın akrabalarıdır.

Delillerin Toplanması

Delil, soruşturmasına başlanılan ve suç şüphesi içeren olayların aydınlatılmasına, gerçeğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olan bulgulardır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında delil toplanması mümkündür. Bu suça ilişkin toplanabilecek delillere örnek olarak, kan testi, idrar testi, parmak izi örnekleri, kıl örnekleri, burun içi sıvısı örnekleri, HTS (telefon arama ve mesajlaşma) kayıtları, tanık beyanları gösterilebilir. 

Yargılama aşamasında toplanacak delillerin somut, olay ile ilişkili, hukuka uygun ve akla uygun olması gerekmektedir. Bu tür delillerin hukuka aykırı biçimde toplanması halinde, bu deliller dosyaya eklenemez, hüküm bu delillere dayanılarak kurulamaz.

Örneğin, şüpheli kişiye işkence yapılarak uyuşturucu maddelerin saklandığı adresin öğrenilmesi ve adreste mahkeme kararı olmaksızın arama yapılması halinde elde edilen deliller, hukuka aykırı biçimde toplanmış kabul edilir ve hükme esas alınmaz. 

İfade ve Sorgu

İfade, şüphelinin şikayet konusu olaya ilişkin beyan ve savunmalarının kolluk kuvvetleri veya savcılık makamı tarafından dinlenmesidir. Sorgu ise, beyan ve savunmaların hakim tarafından dinlenmesidir. 

Öncelikle suç şüphelisine ifade vermesi gerektiğini belirten bir çağrı kağıdı tebliğ edilir. Bu çağrı kağıdında şüphelinin hangi suç isnadı altında olduğu, ifade vermek için hazır bulunması gereken tarih ve saat yazılır. 

İfade vermek için hazır bulunmayan şüpheli hakkında zorla getirme kararı çıkartılır. Şüphelinin zorla getirilmesi esnasında kamu kurumları tarafından yapılan masraflar, yargılama sonunda kendisine ödetilir.

İfade vermek için hazır bulunan şüphelinin öncelikle kimlik bilgileri doğrulanır ve sosyal ekonomik durumuna ilişkin sorular sorulur. Ardından ifade almakla görevli memur, şüpheliye dosya konusu olayı anlatır ve bu süreçte sahip olduğu hakları öğretir. 

Şüpheli ifade ve sorgu sürecinde, avukat talep etme, delil toplanmasını isteme, savunma yapma, yakınlarına haber verme, ifade vermeme (susma) gibi haklara sahiptir. 

İfade aşaması, görevli memurun sorular sorması, şüpheli kişinin bu sorulara cevap vermesi ile devam eder. Şüphelinin cevapları kendi özgür iradesine dayanmalıdır. 

Şüpheliye ilaç verilmesi, işkence yapılması, haksız yere ifade süresinin uzatılması, ihtiyaçlarını karşılamasına izin verilememesi durumları, yasak usul kapsamına girer. Bu müdahaleler ile alınan ifade hukuka aykırıdır ve dosyaya eklenemez. 

İfade süreci sonunda soru ve cevapların yer aldığı tutanak görevli memur, şüpheli ve avukat tarafından imzalanır. Şüpheli, tutanağı imzalamadan önce dikkatli bir şekilde okumalıdır. Eğer, belirtmediği hususların tutanakta yer aldığını yahut belirttiği beyanların yanlış yazıldığını fark ederse tutanağı imzalamamalıdır. 

İfade süreci, psikolojik olarak oldukça zor bir süreçtir. Şüphelinin isnat edildiği suçun unsurlarını bilmemesi, sahip olduğu haklara tam olarak hakim olmaması nedeniyle kamu gücü karşısında heyecan ve telaşa kapılması ihtimali yüksektir. Bu sebeple sürecin alanında uzman bir ceza avukatı ile takip edilmesi önemlidir. 

Adli Kontrol

Adli kontrol, soruşturma aşamasında yapılan işlemler sonucunda şüphelinin tutuklanmasına sebebiyet verebilecek delillerin toplanması halinde verilen ve şüphelinin sahip olduğu birtakım hakların kullanımını sınırlayan tedbir kararıdır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı şüpheli kişi hakkında uygulanabilecek adli kontrol tedbirleri şunlardır:

  • Belirli kurum ve yerlere yaklaşmama (Örn. okul, banka)
  • Ev hapsi,
  • Hastaneye yatma ve tedavi olma,
  • Mahkeme veznesine güvence bedeli yatırma,
  • Elektronik kelepçe takma,
  • Yurtdışına çıkmama.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı şüpheli sıfatına haiz kişiler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanabilir. Tedbirler, en çok 3 yıl boyunca uygulanabilir. Ancak mahkeme, zorunlu gördüğü hallerde gerekçe göstererek bu sürenin 3 yıl daha uzatılmasına karar verebilir. 

Verilen adli kontrol kararının türüne ve süresine itiraz edilebilir. Bu itiraz şüpheli, şüphelinin eşi veya avukatı tarafından adli kontrol kararının öğrenildiği günden itibaren 7 gün içinde adli kontrol kararı veren merciye karşı gerçekleştirilmelidir. 

Tutukluluk

Tutukluluk, soruşturma işlemleri sonucunda şüphelinin suçu işlediğine dair kuvvetli delillerin elde edilmesi durumunda verilen ve şüphelinin özgürlüğünü kısıtlayan karardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda şüpheli hakkında tutuklama kararı, şüphelinin kaçma girişiminde bulunduğu, mağdura baskı yaparak sindirme ihtimalinin olduğu veya delilleri karartma şüphesinin olduğu durumlarda verilebilir.

Tutuklama, en çok 2 yıl boyunca devam edebilir. Ancak mahkeme, gerekli gördüğü hallerde gerekçe göstermek suretiyle bu süreyi 3 yıl daha uzatabilir. 

Verilen tutuklama kararına ve süresine itiraz edilebilir. Bu itiraz şüpheli, şüphelinin ebeveynleri, çocukları, eşi ve avukatı tarafından tutuklama kararının verildiği günden itibaren 7 gün içinde tutuklama kararı veren merciye karşı yapılır. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda savcı, dosya hakkında 3 farklı karar verebilir.  Bu kararlar şunlardır:

  • Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK),
  • Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK),
  • İddianamenin Düzenlenmesi

Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)

Soruşturmaya yer olmadığı kararı, yetkili makamlara gelen ihbar veya şikayet konusu olayın suç oluşturmadığının yahut genel ve soyut olduğunun açıkça anlaşıldığı hallerde savcı, şikayet ve ihbar konusu olay hakkında soruşturmaya yer olmadığı kararı verir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı savcı tarafından soruşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.

Örneğin, şüphelinin elinde taşıdığı 5 kiloluk mısır nişastasını gören husumetlisinin savcılığa uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan şikayetçi olması durumunda savcı, ilgili maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığından bahisle bu olaya ilişkin olarak soruşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Verilen soruşturmaya yer olmadığı kararı, şikayetçi veya ihbarda bulunan kişiye tebliğ edilir. Meydana gelen eylemlerin suç olduğunu ve araştırılmaya değer olduğunu düşünen kişi, bu karara karşı itiraz edebilir. 

Soruşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz, kararın şikayetçi veya ihbarda bulunana tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine yapılır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yetkili makamlara gelen şikayet veya ihbar konusu olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda şüphelinin suçu işlediğin, gösteren yeterli şüphede delil elde edilememesi durumunda savcı tarafından verilen bir karardır.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararının halk arasında bilinen ismi takipsizlik kararıdır. KYOK verilen dosyada duruşmalar aşamasına geçilmez. Dosya, şüpheli kişi, sanık sıfatı almadan kapatılır. 

Verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı taraflara bildirilir. Dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesinin hatalı olduğunu düşünen taraf, bu karara karşı itirazda bulunabilir. 

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz, kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine yapılır. 

İddianamenin Düzenlenmesi

Yürütülen soruşturma sürecinde usul işlemlerinin tamamlanmasının ardından şikayet veya ihbar konusu olayın suç oluşturduğuna ve bu suçun şüpheli kişi tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin yeterli delil elde edilmesi halinde savcı, bir iddianame düzenleyerek olay hakkında kamu davası açar. 

Savcı tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi ile soruşturma aşaması biter, kovuşturma yani duruşmalar aşamasına geçilir. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Savunması

Savunma hakkı, kişilerin kendilerine karşı yöneltilen mesnetsiz iddialara karşı korumasını sağlayan Anayasal bir haktır. Bu hakkın kullanılması hiç kimse tarafından kaldırılamaz ve kısıtlanamaz. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin şüpheli sıfatı altındaki kişinin ileri sürebileceği savunmalardan bazıları şunlardır:

  • Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin sanığın üzerinde, aracında yahut konutunda yakalanmadığı,
  • Sanığın vücudundan alınan testlerde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanılmadığı,
  • Sanığın eylemleri cebir veya tehdit altında gerçekleştirdiği, 
  • Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği,
  • Sanığın avukat talebinin göz ardı edildiği,
  • Sanığın kullandığı araçta bulunan uyuşturucu veya uyarıcı maddeden haberi olmadığı zira aracın kendisine ait olmadığı, 
  • Sanığın lehine olan delillerin toplanmadığı,
  • Elde edilen maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olmadığı,
  • Elde edilen maddelerin tıbbi anlamda kullanımının hukuka uygun olduğu.

Yargılama aşamasında yapılacak etkin bir savunma mahkemenin sanık hakkındaki hükmünde ve kanaatinde değişiklik yaratabilir. Sanığın, kendisine isnat edilen suç bakımından az ceza alması yahut hiç ceza almaması için alanında uzman bir ceza avukatından yardım alınarak hukuki ve etkin bir savunma hazırlanmalıdır. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı savcı tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi ile başlayıp mahkeme tarafından dosyanın sanığı hakkında hüküm verilmesine kadar devam eden sürece kovuşturma diğer adıyla ceza yargılaması aşaması denir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda ceza yargılaması aşamasında öncelikle, dosya için bir duruşma günü ve saati belirlenir. Bu gün ve saat, taraflara çağrı kağıdı göndermek suretiyle tebliğ edilir. 

Duruşma günü mahkeme salonunun önünde hazır bulunan tarafların kimlik bilgileri doğrulanır. Ardından mahkeme hakimi, olaya ilişkin düzenlenen iddianameyi sesli olarak okur. Bu okumanın sonrasında hakim, ilk olarak sanığa söz hakkı verir ve savunmasını dinler. Ardından mağdura beyanlarını sorar ve varsa tarafların avukatlarının hukuki açıklamaları dinlenir. 

Mahkeme hakimi, tarafların beyanlarını yeterli görmezse dosya konusu olayın aydınlatılması için delil toplanmasını, tanık dinlenmesini, tarafların beyanlarda bulunmasını, keşif yapılmasını, bilirkişi raporu düzenlenmesini isteyebilir. 

Soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan tüm delilleri göz önünde bulunduran hakim, dosya konusu olay hakkında bir kesin karar verir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda görevli mahkeme, suçun işlendiği yerdeki Ağır Ceza Mahkemesidir.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Zamanaşımı

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği andan itibaren 20 yıl; ceza zamanaşımı süresi, hükmün kesinleşmesinden itibaren 24 yıldır

Dava zamanaşımı süresinin dolması ile, sanık hakkında yargılama yapılamaz, ilgili olaydan dolayı dava açılamaz, açılan dava hakkında düşme kararı verilir.

Ceza zamanaşımı süresinin dolması ile, hakkında cezaya hükmedilen sanığın cezası, ceza infaz kurumlarında infaz edilemez, devletin sanığı ilgili eylemlerinden dolayı cezalandırma hakkı sona erer.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda dava ve ceza zamanaşımı süreleri sanığın yaşına göre değişmektedir. Şöyle ki:

  • Suçun işlendiği esnada 12-15 yaş arasında olanlar için dava zamanaşımı süresi 10 yıl; ceza zamanaşımı süresi 12 yıldır. 
  • Suçun işlendiği esnada 15-18 yaş arasında olanlar için dava zamanaşımı süresi 13 yıl 4 ay; ceza zamanaşımı süresi 16 yıldır. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna ilişkin yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından verilebilecek 4 farklı kesin karar vardır. Bu kararlar şunlardır:

  • Beraat,
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK),
  • Mahkumiyet,
  • Davanın Düşmesi.

Beraat

Beraat, şikayet veya ihbar konusu olayın kanunda tanımı verilen suçun unsurlarını içermediğinin yahut suçu, sanık sıfatı altında bulunan kişinin işlemediğinin tespit edilmesi halinde verilen bir karardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı sanık olarak adlandırılan kişi hakkında beraat kararı verilmesi halinde bu kişiye hapis cezası ve adli para cezası verilemez, herhangi bir güvenlik tedbiri uygulanamaz. 

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, yapılan yargılama sonucunda sanığın kendisine isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiğinin ispat edildiği ancak sanığın sahip olduğu birtakım özel nedenler dolayısıyla hakkında ceza verilmemesi gerektiği durumlarda verilen bir karardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı ancak şu hallerde verilebilir:

  • Sanığın yaşının küçük olması,
  • Sanığın eylemleri gerçekleştirirken hataya düşmesi, 
  • Sanığın zorunluluk halinde olması,
  • Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması,
  • Sanığın suç konusu eylemleri cebir veya tehdit altında gerçekleştirmesi,
  • Sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayamayacak düzeyde olması,
  • Sanığın sağır ve dilsiz olması.

Yargıtay, Kapıkule’den yolcu olarak otobüsle çıkış yaptıktan sonra Bulgaristan’dan Makedonya Cumhuriyeti’ne geçerken gümrükte, vücuduna sarılı vaziyette 976 gram eroini bulundurduğu sırada yakalanan sanık, alınan savunmalarında eroini Makedonya’ya götürmek üzere Türkiye’de teslim aldığını söylemiştir. Belirtilen durumlara göre; suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye’den ihraç ettiğine ilişkin hiçbir bilgi ve delil bulunmadığı halde, ihraç suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkaran sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 10. CD., 2014/10229 E., 2015/308 K.) 

Mahkumiyet

Mahkumiyet kararı, yargılama süresi boyunca yapılan işlemler sonucunda sanığın dosyaya konu olan suçu işlediğine dair kesin şüphe içeren delillerin elde edilmesi halinde verilen bir karardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezası verilir. Hakim ayrıca gerekli gördüğü takdirde sanık hakkında güvenlik tedbirleri uygulanmasına da karar verebilir. 

Yargıtay, yapılan arama sonucu sanık ve eşine ait çantada suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği olay sonrasında hazırlanan arama ve yakalama tutanağı, sanık savunmaları, ekspertiz raporları sonucunda sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı mahkumiyetine karar vermiştir. (Yargıtay 9. CD., 2015/14301 E., 2017/118 K.)

Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık, kararın açıklanmasından itibaren 5 yıl içerisinde kasıtlı olarak başka bir suç işlerse sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanır ve hakkında hükmolunan cezanın miktarı arttırılır. 

Hakim, sanık hakkında mahkumiyet kararı verirken sanığın geçmiş yaşantısını, eğitim ve iş durumunu, sanığın pişmanlığını, verilecek cezanın ileri yaşantısındaki etkilerini göz önünde bulundurarak cezanın miktarının 1/6  kadarının indirilmesine karar verebilir. Bu indirime ‘İyi hal indirimi’ denir. 

Davanın Düşmesi

Davanın düşmesi kararı, yargılamaya devam edilmesinin yahut yargılama sonunda sanık hakkında bir cezaya hükmedilmesinin hukuken anlam ve sonuç ifade etmeyeceği durumlarda verilen bir karardır. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda davanın düşmesi kararı; sanığın ölmesi, dava zamanaşımı süresinin dolması, suça ilişkin genel af çıkartılması gibi hallerde verilebilir. 

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci

İstinaf ve temyiz kanun yolları, yerel mahkemeler tarafından verilen kararın tekrardan incelenmesine olanak sağlayan kurumlardır. İstinaf kanun yoluna başvuru için Bölge Adliye Mahkemesine, temyiz kanun yoluna başvurmak için Yargıtay’a başvuruda bulunulur. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın yanlış veya eksik olduğunu düşünen taraflar, kararın öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle istinaf kanun yoluna başvurabilir. 

İstinaf incelemesi sonucunda talebin kabul görmemesi durumunda taraflar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın yeniden incelenmesi için temyiz kanun yoluna başvurabilir. 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı taraflar, kararın öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün içinde İstinaf mahkemesi ceza dairesine hitaben yazılan bir dilekçe vermek suretiyle temyiz kanun yoluna başvurabilir. 

Sonuç

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, toplum sağlığını etkileyen bir suç olarak düzenlenen ve uzun süre hapis cezasına sebebiyet veren bir suç türüdür. Bu suç şüphesi altında olan kişilerin tutuksuz yargılanması, hakkında mahkumiyet kararı verilmemesi için alanında uzman bir ceza avukatına danışılması önemlidir.