taksirle adam öldürme suçu tck 85

Taksirle Adam Öldürme Suçu (TCK 85)

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Taksirle Adam Öldürme Nedir?

TCK 85 Taksirle adam öldürme suçu, adı üzerinde kişinin kasten değil taksirle hareket ettiği durumlarda söz konusu olur. Eğer kişi direk olarak öldürme iradesi ile hareket etmişse taksirle öldürme değil kasten öldürme suçu oluşacaktır. Taksir, kişinin ortaya çıkan neticeyi öngörmeden özen yükümlülüğüne aykırı şekilde bir fiil işleyerek başka bir kişinin ölümüne neden olmasıdır.

Günlük hayatta taksirle öldürme suçu ne yazık ki çok fazla görülmektedir. Taksirle öldürme dediğimiz şey kaba bir tabirle “yanlışlıkla adam öldürme” fiilidir. Trafik kazaları, iş kazaları, doktor hatası vb. birçok durumda taksirle öldürme söz konusu olabilmektedir. Ölüm olayı ve öldürme suçları için öngörülen cezalar hafife alınmamalı ve yargılama süreci ciddiyetle takip edilmelidir.

TCK 85 kanun maddesini okumak istemiyorsanız direk olarak aşağıya konu ile ilgili detaylı bilgilendirmelerimize geçebilirsiniz.

TCK 85

Yazımızda TCK 85. maddede yer alan taksirle öldürme suçu ile ilgili önemli ayrıntılara değindik. Taksirle öldürme cezası, taksirle ölüme sebebiyet verme sonucunda maddi ve manevi tazminat vb. ayrıntıların yanında en önemlisi bilinçli taksirle adam öldürme konularını açıkladık. Konunun önemine binaen yazının tamamının okunmasını tavsiye ederiz.

Taksirle adam öldürme suçu Türk Ceza Kanununda tek maddede düzenlenmiştir. TCK 85. maddede şu iki fıkra ile suçun unsurları yer almıştır:

  • TCK 85/1 Suçun temel işleniş şeklini ve bunun cezasını düzenlemektedir.
  • TCK 85/2 Suçun cezayı artırıcı nitelikli halleri ve öngörülen cezalar düzenlenmiştir.

Aşağıda bu iki fıkra çerçevesinde cezai sürecin ne şekilde işleyeceğine ve önemli ayrıntılarına değineceğiz. 

Taksirle Adam Öldürme Cezası (TCK 85)

Taksirle yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir insanın ölümüne neden olan kişiye verilecek ceza alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 6 yıl olan hapis cezasıdır. Yani TCK 85/1 düzenlemesinde öngörülen ceza somut olayın şartlarına göre 2 yıl ile 6 yıl arasında değişen hürriyeti bağlayıcı hapis cezasıdır.

TCK 85/2 ise taksirle adam öldürme fiili sonucunda birden fazla insanın ölümü ve bunun yanında başka insanların yaralanması durumu olan nitelikli hali düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin önemli ayrıntılarına aşağıda değineceğiz ancak bunun için öngörülen ceza, alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 15 yıl olan hapis cezasıdır. Yani TCK 85/2 nitelikli halinin cezası somut olayın şartlarına göre 2 yıl ile 15 yıl arasında değişen hürriyeti bağlayıcı hapis cezasıdır.

TCK 22. madde düzenlemesi, taksirle işlenen suçlarda verilecek olan cezanın, failin kusuru göz önünde bulundurularak verileceği öngörülmüştür. Yani somut olayda; fail ne kadar özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş, kusur oranı ne, mağdurun ne gibi ihmali var bu gibi soruların cevabına göre alt sınırdan veya üst sınırdan ceza verilebilir.

Bilinçli taksirle adam öldürmenin ayrıntılarına aşağıda değineceğiz ancak bunun için öngörülen ceza TCK 85 ve TCK 22 düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde 32 ay ile 22 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. Gene burada da kusur oranı dikkate alınarak ceza verilecektir.

Bilinçli Taksirle Adam Öldürme

Taksirle adam öldürme suçunun bir işleniş şekli de bilinçli taksirdir. Bilinçli taksir; suçu işleyen kişinin, ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngörmüş olmasına rağmen özen yükümlülüğüne aykırı şekilde bu neticenin gerçekleşmeyeceğine inanmasıdır.

Türk Ceza Kanunu 22. madde düzenlemesi taksir ile ilgili hükümlere yer vermiştir. Buna göre bir suçun taksirle işlenebilmesi için bu durumun kanunda açıkça öngörülmüş olması gerekir. TCK 85 açıkça öldürme suçunun taksirle işlenebileceğini düzenlemiştir. TCK 22/3 ise bilinçli taksiri düzenlemiştir. Buna göre failin neticeyi öngörmesine rağmen bunu istememesi ve neticenin gerçekleşmeyeceğine güven duyması durumunda bilinçli taksir söz konusu olur.

Burada kişi, neticenin olabileceğini düşünmüş ancak “nasılsa olmaz” diye hareket etmiştir. Bu bilinçli taksirdir.

Örneğin bir sürücü yollar boşken hız sınırını aşırı şekilde aşıp hız yaparken, yolların da boş olmasına güvenerek kaza yapmayacağını düşünür ve “nasılsa olmaz” der ancak bu esnada başka bir araca çarpar ve ölüme neden olursa bilinçli taksirle öldürme suçu işlemiş olur.

Yahut trafik ışığı kendisine kırmızı yanan sürücü gene yolların boş olduğu için kaza yapmayacağını düşünür ve kırmızı ışıkta geçerken görmediği bir yayaya çarparsa bilinçli taksirle öldürme suçu işlemiş olur.

Bilinçli taksirle adam öldürme cezası, normal taksirle adam öldürme suçu cezasına göre daha ağırdır. Bu kapsamda bilinçli taksirle adam öldürme cezası, suçun temel şeklinin ⅓’ü ile ½’si arasında artırılmış hali olur. Yani buradaki ceza aralığı, somut olayın şartlarına göre 32 ay ile 22 yıl arasında değişmektedir.

Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olmak (TCK 85/2)

Yukarıda da belirttiğimiz üzere TCK 85/2 hükmü taksirle öldürme suçunda cezayı artırıcı nitelikli hallerden bahsetmektedir. Burada iki şekilde cezanın artırılacağı öngörülmüştür. Buna göre;

  • Taksirle öldürme neticesinde birden fazla kişinin ölmüş olması durumunda verilecek olan ceza artırılır ve iki yıl ile on beş yıl arasında bir hapis cezasına hükmedilir.

Yani fail taksirle öldürdüğü her kişi için ayrı ayrı cezalandırılmak yerine yalnızca cezası artırılmaktadır. Ölen kişi sayısı burada önemli değildir. Birden fazla kişi olması bu nitelikli halin uygulanması için yeterlidir. Ancak kişi sayısının artması, cezanın üst sınırdan verilmesine neden olabilir. Bu nitelikli hal ile esasen, gerçek içtima kuralları gereğince, failin her bir ölüm neticesinden ayrı ayrı cezalandırılmasının önüne geçilmiştir.

  • Taksirle öldürme neticesinde birden fazla kişinin ölümü ile birlikte başka kişilerin de yaralanmaları sonucu ortaya çıkmışsa gene aynı şekilde 2 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezasına hükmedilir.

Eğer birden fazla ölüm neticesinin yanında bir veya birden fazla kişi yaralanmışsa bu durumda kasten yaralama veya taksirle yaralama suçlarından ötürü ayrıca cezai süreç başlatılmamaktadır. Böyle bir durumda failin taksirle öldürme cezası artırılmaktadır. Bunlar içtima kuralları gereğince ayrı suçlar olup ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken TCK 85/2 hükmü çerçevesinde yalnızca cezayı artırıcı etken olarak düzenlenmiştir.

  • Yaralamaya Yönelik Fiil Sonucunda Mağdurun Ölmesi

Ölüm neticesi doğan fiillerde hangi suçun söz konusu olacağı, failin iradesine göre belirlenir. Failin iradesi ise somut olayın şartları ile birlikte subjektif kriterlere göre ele alınır. Yani failin iradesi hayatın olağan akışı içinde belirlenir. Ölüm neticesi ortaya çıkan suç tipleri şunlardır:

  • Kasten öldürme suçu
  • Taksirle öldürme suçu
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu

Eğer fail, mağduru öldürmeye değil de yaralamaya çalışmışsa ve bu yaralamaya yönelik fiili sonucunda ölüm neticesi ortaya çıkmışsa taksirle adam öldürme suçu değil, neticesi sebebiyle yaralama suçu ortaya çıkar. Ancak neticesi sebebiyle adam yaralama suçunun varlığından söz edebilmemiz için failin yaralamaya yönelik kastının varlığı aranır.

Neticesi sebebiyle adam yaralama suçu TCK 87 düzenlemesinde yer almıştır. Buna göre yaralamaya yönelik fiil sonucunda bir kişinin ölümüne neden olunmuşsa alt sınırı 8 yıl ve üst sınırı 16 yıl olacak şekilde hapis cezasına hükmedilir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunun Unsurları

Taksirle adam öldürme suçu herkes tarafından işlenebilen genel bir suçtur. TCK 85 suçu fail veya mağdur bakımından özgü nitelik taşımaz. Herkes taksirle öldürme suçunda fail olabileceği gibi herkes bu suçun mağduru da olabilir.

TCK 85 taksirle adam öldürme suçu, insan ölümüne elverişli her türlü hareket ile işlenebilir. Ancak öldürmeye yönelik fiilin taksirle işlenmiş olması gerekir. Yani kişi özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bu neticeye sebebiyet vermiş olmalıdır. Ancak kişi kendisinden beklenen özen ve kurallara göre hareket ettiği halde ölüm neticesi gerçekleşmişse TCK 85 taksirle adam öldürme suçunu işlemiş sayılmaz ve ceza almaz. 

TCK 85 taksirle adam öldürme suçu neticeli bir suçtur. Yani failin taksirli fiili sonucunda mağdur ölmelidir. Eğer yaralı olarak kurtulursa taksirle yaralama suçundan ötürü cezai süreç başlatılır.

Uygulamada Sıkça Görülen Taksirle Öldürme Vakıaları

TCK 85 taksirle öldürme suçunun serbest hareketli bir suç olduğuna yukarıda değinmiştik. Yani her türlü fiil ile bu suç işlenebilir. Ancak fiilin öldürme sonucunu doğurmaya elverişli olması şarttır. Bu kapsamda uygulamada sıkça görülen taksirle öldürme vakıalarını kısaca değerlendirecek olursak:

Trafik Kazası Sonucu Taksirle Adam Öldürme

Motorlu araç sürücülerinden trafiğin doğurduğu tehlikeden ötürü belirli bir özene göre hareket etmesi beklenir. Bu dikkat ve özene aykırı davranarak ölüm neticesine neden olan kişi taksirle adam öldürme suçundan ötürü sorumlu tutulur.

Trafikte normal taksirle adam öldürme olabileceği gibi bilinçli taksirle adam öldürme de görülmektedir. Hatta genellikle bilinçli taksirle adam öldürme suçu söz konusu olmaktadır.

Trafik kazalı taksirle adam öldürmede öncelikle failin ve mağdurun kusur durumu değerlendirilir. Uygulamada genellikle asli kusur ve tali kusur şeklinde ikili bir ayrım yapıldığı görülmektedir. Asıl kusur sahibi olan kişiye asli kusurlu, daha az kusuru olan kişiye tali kusurlu denir.

Bu kusur değerlendirmesi mahkemenin atayacağı bilirkişilerce yapılır. Failin veya mağdur yakınlarının bu bilirkişi raporuna itiraz etme imkanı vardır. Bu raporun hukuka uygun olup olmadığı muhakkak deneyimli bir ceza avukatına gösterilmelidir.

Kazanın meydana geldiği yerde keşif ve inceleme yapmak çok önemlidir. Bu keşif ve incelemeyi yalnızca mahkeme değil, ayrıca taraflar kendi avukatları vasıtasıyla da yaparak kendi lehine olan delilleri toplamalıdır. Ayrıca mobese kamerası vb. ispat araçları da önem taşır. Bir kazada kamera yoksa bile kolluğun bunu tutanağa alması gerekir. Aksi halde bu bile fail lehine bir durum olarak kullanılabilir.

Motorlu araç trafiği, hayatın olmazsa olmazıdır. Bu nedenle belirli bir risk kanun tarafından kabul edilmiştir. Buna bağlı olarak trafik kurallarına harfiyen uyan ve gerekli özene göre hareket eden kişinin taksirli sorumluluğu bile doğmaz.

Örneğin trafikte bütün kurallara uygun şekilde hareket edip de dikkatli bir sürücüden beklenen özene göre hareket eden kişi önüne aniden çıkan birisinin ölüm neticesinden sorumlu tutulmaz.

İş Kazası ile Taksirle Ölüme Neden Olma

İş Kanunu genel itibariyle zayıf tarafı yani işçiyi koruyan bir yaklaşım içindedir. Bu nedenle işçi lehine olan hükümler ağırlıktadır. İş kazası, işyeri içerisinde işçinin uğradığı her türlü kazayı ifade eder.

Bununla beraber işyeri dışında olsa da iş görme ile ilgili olan kazalar da iş kazası hükmündedir. Bir iş kazasında işçinin ölümü sonucu doğmuşsa işverenin bu iş kazasında kusuru ve ihmali olup olmadığına bakılır. Bir ihmal söz konusu ise işveren için TCK 85 taksirle adam öldürme suçu sorumluluğu ortaya çıkar.

İşverenin ihmalinin tespiti teknik bir incelemeyi gerektirir. Bu öyle genel bilgiye göre belirlenecek bir durum değildir. Savcılık ve mahkeme gerekli incelemeleri yapmak üzere teknik ekip görevlendirir. Bunun yanında taraflar da kendi avukatlarının yardımı ile kendi lehine olan delilleri toplar, incelemeleri yapar.

İş kazasından ötürü işverenin sorumluluk derecesi; işin, işyerinin, şirketin durumuna ve somut olayın diğer özelliklerine göre değişir. İşyerinde hangi sorumlu kişinin ceza yargılamasında sanık olacağı bu değerlendirmeye göre değişiklik gösterebilir.

Aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz kan parası / manevi tazminat sorumluluğu da aynı şeye göre değişecektir.

Doktor Hatası Sonucu Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme

Hekimin tıbbi müdahalesi normal şartlarda bir hukuka uygunluk nedeni olsa da hekimin belirli bir dikkat ve özen içerisinde hareket etmesi gerekir. Bu nedenle doktorun tıbbi müdahalesinde dikkatsiz hareketi sonucunda hastanın ölümü gerçekleşmişse taksirle öldürme suçu meydana gelmiş olur.

Doktorlar kusuru ile sebep oldukları her türlü hatalı sonuçtan ötürü sorumlu tutulur. Bu duruma uygulamada “tıbbi malpraktis” denilmektedir. Doktorun hatası, mahkemece görevlendirilen resmi tıbbi mercilerce yani Adli Tıp Kurumunca belirlenir. Gene bu tür durumlarda da taraflar kendi avukatları yardımı ile kendi tıbbi incelemesini yaptırarak cezai sürecin kendi lehine ilerlemesi için gayret edebilir.

Taksirle Öldürme Suçunda Maddi – Manevi Tazminat

Yukarıda taksirle ölüme sebebiyet verme ile ilgili bazı örnek durumlar gösterdik. Bu durumlar ve haricindeki tüm durumlarda mağdur yakınlarının failden manevi tazminat talep etme hakkı vardır. Manevi tazminatın yanı sıra mağdur yakınlarının uğradıkları zararların giderilmesine yönelik olarak maddi tazminat davası açma hakları da vardır.

Manevi tazminat ölenin yakınlarının uğradığı ruhsal çöküntü vb. manevi olarak uğradıkları zararın tazminine yönelik ödenir. Uygulamada kan parası gibi gayri hukuki isimlendirmelerle bilinir.

Cezai süreç içerisinde tarafların görüşüp de failin mağdur ailesine ödediği miktarlar sonucunda mağdur ailesi manevi tazminat davası açmaktan vazgeçebilir. Ancak böyle bir ödeme almış olmasına rağmen mağdur ailesi manevi tazminat talebini mahkemeye sunabilir. Bu durumda tarafların kendi arasında yaptıkları ödeme, hakimin hükmedeceği miktardan mahsup edilerek düşülür.

Uygulamada genellikle şikayeti çekme karşılığında belli bir miktar ödemede anlaşılır. Ancak aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere TCK 85 taksirle adam öldürme suçunda şikayeti geri çekme gibi bir durum söz konusu değildir. Bu para belirttiğimiz gibi mahkemenin hükmedeceği manevi tazminat miktarından mahsup edilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 53 çerçevesinde mağdur ailesi maddi tazminat alma hakkına da sahiptir. Buna göre; 

  • Cenaze masrafları
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse, hastanede bir süre tedavi gerçekleşmişse tedavi giderleri ve bu tedavi süresi için çalışma gücünün azalmasından yahut kaybolmasından dolayı uğranılan zarar
  • Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları zarar

fail tarafından maddi tazminat olarak geri ödenecektir.

TCK 85 Suçu ile İlgili Diğer Bilinmesi Gerekenler

Suçun Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Mahkemece hükmedilen hapis cezası belirli şartların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebilir. Bunun için en başta, verilecek olan hapis cezasının 1 yıl veya altında olması gerekmektedir. Yukarıda da değindiğimiz üzere taksirle adam öldürme cezası 2 yıllık ceza alt sınırı ile başlar.

Böyle bir durumda alt sınırdan ceza verilse bile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmaz. Ancak olayda cezayı hafifletici nedenlerin olması halinde, verilecek olan hapis cezası 1 yıla kadar inerse adli para cezasına çevirme mümkün olabilir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Suçlar, takibi şikayete bağlı olan ve takibi şikayete bağlı olmayan suçlar şeklinde iki sınıfa ayrılabilir. Takibi şikayete bağlı olan suçlarda mağdurun kolluk veya savcılığa suçu bildirmiş olması gerekir ki cezai süreç başlayabilsin. Ancak takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda durumu polis veya savcılık öğrendiği an cezai süreci başlatır.

TCK 85 taksirle öldürme suçu takibi şikayete bağlı olmayan suçlardan olduğu için mağdurun şikayetine bağlı olmaksızın soruşturma başlatılır. Esasen mağdurun bildirimi şikayet değil “ihbar” hükmünde olur.

TCK 85 taksirle öldürme suçu takibi şikayete bağlı olmayan suçlardan olduğu için 6 aylık şikayet süresine tabi değildir. Yani bu suçun bildirilmesi için herhangi bir zamanaşımı süresi söz konusu olmaz. Ancak takibi şikayete bağlı olmayan suçlar için dava zamanaşımı süresi söz konusudur. Bu kapsamda taksirle adam öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Şikayetten Vazgeçme

Uygulamada TCK 85 taksirle öldürme suçu işleyen kişinin, mağdurun ailesine bir miktar para vererek şikayetten vazgeçirme yoluna gittiği görülmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz üzere TCK 85 taksirle adam öldürme suçu takibi şikayete bağlı değildir ve şikayet değil ihbar edilir. Dolayısıyla şikayetten vazgeçme, şikayeti geri çekme gibi durumlar söz konusu olamaz.

Ancak uygulamada mağdur ailesinin ifadesini değiştirme işlemi şikayetten vazgeçme olarak algılanmaktadır. Mağdur ailesi her ne kadar ifadesini değiştirse de kamu davası devam eder ve bu şikayeti geri çekme hukuken bir anlam ifade etmez. Ancak hakimde bazı kanaatler oluşmasını sağlayabilir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin verdiği ceza kararının infazını engelleyen ve çoğu zaman fail lehine olan bir durumdur. Eğer mahkemenin vereceği hapis cezası 2 yıl ve altında bir hapis cezası ise, fail daha önceden kasıtlı bir suç işlememişse mahkeme hapis hükmünü açıklamaktan geri durarak cezanın infazını engellemiş olur.

Böyle bir durumda faile 5 yıllık denetim süresi tanınır ve failden 5 sene boyunca kastılı bir suç işlememesi beklenir. Bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemeyen fail, sanki “hiç suç işlememiş” gibi olur ve adli sicil kaydı temiz kalır. Ancak bu süre içerisinde tekrar kasıtlı bir suç işleyen failin iki cezası birden infaz olunur.

TCK 85 taksirle adam öldürme suçu cezasının alt sınırı yukarıda belirttiğimiz üzere 2 yıldır. Cezanın alt sınırdan verilmesi durumunda mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi mümkün hale gelmektedir. Veya olayda yer alan cezayı hafifletici nedenler, hapis hükmünü 2 yılın altına indirdiği zaman HAGB kararı verilerek failin hapis cezası çekmesinin önüne geçilebilir.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi ile yukarıda açıkladığımız hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına benzer bir sonuç doğar. Eğer kişiye verilecek olan hapis cezası 2 yıl ve altında ise ve fail daha önce kasıtlı bir suçtan ötürü üç aydan daha fazla hapis cezasına mahkum edilmemişse, ayrıca mahkeme failin bir daha kasıtlı bir suça karışmayacağı konusunda bir intiba edinmişse cezanın ertelenmesi kararı vererek failin hapse girmesi engellenmiş olur.

TCK 85 taksirle adam öldürme suçu cezanın ertelenmesi kararı verilebilecek bir suçtur. Ancak yukarıda bahsettiğimiz şartların sağlanmış olması gerekir. Ayrıca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şart koşulabilir. Bunun yanında cezanın ertelenmesi kararı verilen faile 1 ile 3 yıl arasında bir denetim süresi verilerek bir takım yükümlülükler yüklenebilir.

Failin bu süreyi yükümlülüklerine uygun olarak geçirmesi ve bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlememesi durumunda başta verilen ceza “infaz edilmiş” sayılır.

Taksirle Adam Öldürme Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda önemli ayrıntılarına değindiğimiz üzere TCK 85 taksirle öldürme suçu ciddi cezai yaptırımları beraberinde getirmektedir. Bununla beraber ölümle sonuçlanan bir vakıa olması dolayısıyla hassas ve bir o kadar önemsenmesi gereken bir süreçtir. Söz konusu süreçte gerek iddiaların yöneltilmesi gerek savunma yapılması, hukuki zeminde kişinin lehine olarak gerçekleştirilmelidir. Bunun en sağlıklı yolu da deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğine başvurmaktır.

Bu makale faydalı mıydı?