Suç üstlenme suçu ve cezası

Suç Üstlenme Suçu ve Cezası

Suç üstlenme suçu, kişinin gerçek olmayan şekilde, başkasının suçunu üstlenmesidir. Suç üstlenme suçunun cezası, 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Hem mağdura, hem topluma zarar veren, adil yargılanma hakkına karşı gelen bu suçla yargılanan kişilerin hukuki savunma yapmaları gerekir. Önemli bir hukuki zemine oturması sebebiyle hem soruşturma hem de kovuşturma aşamaları dikkatle yürütülmelidir.

Suç Üstlenme Suçu Nedir?

Suç üstlenme suçu, kişinin, gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenen suçu kendisinin işlediğini veya suça katıldığını, gerçeğe aykırı şekilde yetkililere bildirmesidir. Suç üstlenme suçu, TCK m. 270’de düzenlenmiştir.

TCK 270:

“Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir.”

Suç Üstlenme Suçu Nasıl Oluşur?

Suç işlenme suçu, failin, gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça iştirak ettiğini bildirmesiyle oluşur. Söz konusu bildiri yetkili makamlara yapılan gerçeğe aykırı bir bildiridir.

Suç üstlenmek suçunun  oluşması için gerçekleştirilebilecek hareketler şunlardır:

  • İşlenmiş bir suçun failliğini üstlenmek.
  • Gerçekten olmayan bir suçu üstlenmek.

Suç üstlenme suçunun oluşması için herhangi bir zararın oluşması aranmamıştır. Yani ceza gerektiren hareket yapılıp, yetkili makamı kandırma neticesi gerçekleştiği an herhangi bir zararın oluşmadığı düşünülse de söz konusu suç oluşmuştur.

DİKKAT: Suç üstlenme suçunun oluşması için gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin suçu üstlenmesi değil, suça iştirak ettiğini yani suça katıldığını bildirmesi de yeterlidir.

İşlenmiş Suçu Üstlenmek

Suç üstlenme suçu, başkası tarafından işlenmiş bir suçu üstlenmek suretiyle gerçekleşebilir. İşlenmiş suç, birisi tarafından, suçun kanunda yazılı haliyle gerçekleştirilmiş fiildir. Fail, başkası tarafından işlenmiş suçu, kendisi işlemiş gibi üstlenir.

Örneğin, kişinin, normalde başkasının işlediği yaralama suçunu kendi işlemiş gibi üstlenip, yetkilileri yanıltması böyledir.

Yargıtay, başkasının yapmış olduğu bir kazayı kendisi yapmış gibi beyan üstüne alan kişinin, işlenmiş suçu üstlenmek şeklinde suç üstlenme suçu işlediğine karar vermiştir. (Yargıtay 15.CD., E.2017/31415  , K. 2021/1772 )

Gerçekte Olmayan Bir Suçu Üstlenmek

Suç üstlenme suçu, gerçek olmayan bir suçu üstlenmek şeklinde gerçekleşebilir. Gerçek olmayan suç, ortada hiçbir suç olmadığı anlamına gelir. Fail aslında ortada hiçbir suç yokken kendisi aslında işlenmemiş bir suç işlediğini söyler.

Örneğin, kişi aslında suç işlememesine rağmen yetkili makamlara, adam öldürdüğünü söylemesi gerçek olmayan bir suçun üstlenilmesidir.

Yargıtay, sanığın, dilekçesinde, cinayet işlediğini ve şahsı gömdüğünü yazdığı fakat aslında böyle bir suçun işlenmediğinin belirlendiği olayda, gerçekte olmayan bir suçu üstlenmek suretiyle suç üstlenme suçunun oluştuğunu belirtmiştir. (YARGITAY 8.CD, 2023/797 E. , 2023/2762 K.)

Yargıtay, ailevi problemleri olan sanığın, ailesiyle oturduğu evinden uzaklaşabilmek adına cezaevine girmek amacıyla, yetkili makamlara, gerçekte bir suç işlemediği halde, birkaç kere kapkaç yaptığını ve bundan dolayı cezasını çekmek istediğini söylemesini gerçekte olmayan bir suçu üstlenmek suretiyle suç üstlenme suçunu oluşturduğu belirtmiştir. (Yargıtay 9. CD.,  2014/899 E. , 2014/6354 K.)

Daha önce işlenmemiş bir suçun, bir başkası tarafından işlendiği bilgisinin verilmesi halinde, suç üstlenme suçu değil iftira suçu söz konusu olmaktadır.

Suç Üstlenme Suçunun Cezası Nedir?

Suçu üstlenme suçunun cezası, 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

Buna göre, kanunda yazılı üst sınıra kadar verilecek ceza miktarı hakimin takdirindedir. Hakim kesin cezayı belirlerken suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zamanı dikkate almaktadır.

Suç Üstlenme Suçunda Cezayı Azaltan Haller ve Cezaları

Suç üstlenme suçunun cezayı azaltan nitelikli halleri; verilecek cezanın 3/4 oranında indirilmesini yahut tamamen kaldırılması sonucunu doğuran özel durumlardır. Bu hususlar, Türk Ceza Kanunu m.270’te düzenlenmektedir.

TCK 270:

“Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.”

Suç Üstlenme Suçunun Üstsoy Altsoy Eş veya Kardeşi Cezadan Kurtarmak Amacıyla İşlenmesi

Suç üstlenme suçunun, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi cezayı azaltan hallerdendir. Kanun maddesinde sayılan akrabaların cezadan kurtulması amacıyla suç üstlenilirse, faile daha az ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi sonucu doğabilir.

Örneğin: Oğlunun hapis yatmasını istemeyip, suçu kendisi üstlenen bir baba suçu üstlenme suçu işlemiştir. Suçu, üstsoyunu cezadan kurtarmak amacıyla işlediği için cezası azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.

Yargıtay, sanığın, nüfus kaydı değerlendirildiğinde, suçunu üstlendiği kişinin, abisi olması dolayısıyla, yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini bildirmesinin, suçu üstlenme suçunun kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi şekliyle gerçekleştiğini ve bunun ceza indirimi veya cezanın tamamen kaldırılması yönünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD., 2017/15468 E. , 2020/10363 K.

Suç Üstlenme Suçuna Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs, failin suç işlemek için hareketlerine başlamış olmasına rağmen, elinde olmayan sebeplerle istediği sonuca ulaşamamasıdır. Bu durumda, suçluya verilecek cezada indirime gidilebilmektedir. Suç üstlenme suçuna teşebbüs mümkündür.

Örneğin; Kişi, yetkili makamlara gerçek dışı bir ihbarla kendisinin suçlu olduğunu bildirmek için karakola gitmesine rağmen son anda vazgeçtiği an suç üstlenme suçuna teşebbüs söz konusu olacaktır.

İştirak, tek faille işlenmesi mümkün olan bir suçun, birden fazla faille işlenmesidir. İştirakın, suça azmettirme veya yardım etme şeklinde olması mümkündür. Suç işleme amacı veya isteği olmayan bir kimseye suç işleme fikrinin dayatan, yani suça azmettiren kişi, işlenen suçun cezasını tıpkı kendisi işlemiş gibi alır.

Örneğin, suç üstlenme suçuna azmettirmede bulunan kişi de yine aynı şekilde suç üstlenme suçunun cezası ile cezalandırılacaktır.

İçtima, suçlunun fiiliyle ortaya birden fazla suç çıkmasına karşın faile tek ceza verilmesi durumudur. Suç üstlenme suçunda fiil kanunda yazan hareketlerden bir veya ikisinin gerçekleşmiş olması fark etmeden, tek bir suç sayılır. Bu noktada, söz konusu suç açısından tek bir suça göre değerlendirme yapılır. Ortaya çıkan suçlardan en ağır cezayı gerektiren suça göre ceza verilir.

Örneğin, sanık, arkadaşı başkası tarafından işlenen bir suçu üstlenerek hem suçluyu kayırma hem de suçu üstlenme suçlarını işlemiş sayılmaktadır. Bu durumda kişi, bu suçlar arasında en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacaktır.

Suç Üstlenme Suçu ve Cezası

Suç Üstlenme Suçunun Soruşturma Aşaması

Suç üstlenme suçunda soruşturma aşaması, fail hakkında, hukuka aykırı fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda şüphenin oluşmasıyla, bu durumun yetkili mercilerce araştırılmasıdır. Bu kapsamda suç üstlenme suçunda soruşturma aşaması sırayla şöyledir;

  • Şikayet veya ihbar,
  • Gözaltı,
  • Delillerin toplanması,
  • İfade ve sorgu,
  • Uzlaşma,
  • Adli kontrol,
  • Tutukluluk.

Şikâyet-İhbar

Şikayet, bir suçun mağduru olan kişiler tarafından yapılan yazılı yahut sözlü bildirim ile yetkili makamların suçtan haberdar edilmesidir. İhbar ise suçla ilgisi olan yahut olmayan herhangi bir kişi tarafından yapılan bildirimle yetkili makamların suçtan haberdar edilmesi halidir.

Suç üstlenme suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Diğer bir ifade ile, soruşturma başlatılması için muhakkak mağdurun şikayeti aranmaz. Dolayısıyla, yetkili makamların herhangi bir yolla suçu öğrenmesi ile soruşturma başlatılmaktadır.

Suç üstlenme suçunda, mağdur şikayetinden vazgeçse dahi soruşturma yahut yargılama prosedürü işletilmeye devam edecektir.

Şikayet ve ihbarlar, suçun işlenmesinden itibaren 8 yıl içinde, savcılıklara ve emniyet güçlerine sunulan yazılı yahut sözlü beyanlar ile yapılmaktadır.

Gözaltı

Gözaltı, yetkili birimlerin, devlet eliyle, kişiyi bir süreliğine, yasal olarak alıkoymasıdır. Suç üstlenme suçuna ilişkin soruşturma aşamasında gözaltı kararı verilebilmesi için gözaltı tedbirinin soruşturmanın devamlılığı açısından zorunlu olması ve şüphelinin suçu işlediğine dair somut delillerin olması gerekir.

Suç üstlenme suçuna ilişkin soruşturma aşamasında belirlenebilecek gözaltı süresi en fazla 24 saattir. Bu süreye, şüpheli kişinin mahkeme huzuruna çıkarılması için gereken, en fazla 12 saatlik süre dahil değildir.

Gözaltı kararına karşı; şüpheli, eşi, yakını (kardeş, anne, baba, çocuk, yakın akrabalar) veya avukatı, sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir.

Suç üstlenme suçunu işleyen kişilerin 12 yaşından küçük çocuk yahut 15 yaşından küçük sağır ve dilsiz olması halinde, gözaltı kararı alınması söz konusu değildir.

Delillerin Toplanması

Delillerin toplanması, dava ile ilgili bulguların, davanın çözülmesini kolaylaştırmak için elde edilmesidir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerin tümünün toplanması önemlidir.

Deliller toplanırken hukuka uygun yöntemler kullanılması zorunludur. Hukuka aykırı usullerle elde edilen delillere dayanılarak yargılama yapılması ve dahi ceza verilmesi söz konusu değildir.

Hukuka aykırı delile örnek olarak, şüpheliye çeşitli vaatlerde bulunarak verilmesi sağlanan ifade tutanağı yahut savcılık izni olmadan dinlenen telefon kayıtları verilebilir.

İfade ve Sorgu

İfade, şüphelinin, Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlilerine, soruşturma konusu suçla ilgili olarak bildiklerinden bahsetmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın, hâkim veya mahkeme tarafından, suçla alakalı dinlenmesidir. Soruşturma aşamasında sorguyu sulh ceza hâkimliği yapar.

Yetkili makamlar tarafından, şüpheli kişilere yapılan çağrı ile kişiler ifade yahut sorguya çağrılır. Bu çağrıya uymayan şüpheliler hakkında zorla getirme kararı çıkarılır. Şüpheli zorla getirme sürecinde yapılan masrafları ödemekle yükümlü tutulur.

İfade ve sorgu süreçleri, suça ilişkin soruların sorulması ve cevapların alınması şeklinde ilerler. Bu süreçlerde kanunen yasaklanmış, şüpheliye ilaç verme, ifade vermeye zorlama, asılsız vaatlerde bulunma gibi usullerin uygulanması ile şüphelinin beyanının alınması hukuken yasaktır. Yasak usuller uygulanarak alınan beyanlar yargılamada ve ceza tayininde esas alınmaz.

Bütün soruşturma işlemleri yazılı yapılır ve bir tutanak tutulur. Tutanakta yer alan bilgilerin şüpheli beyanıyla uyuşmaması halinde, tutanak imzalanmamalı ve imzalanmama nedeni de ayrıca tutanağa geçirilmelidir.

Suç üstlenme suçunda somut olayın kendine has özellikleri vardır. Kanunun farklı hükümlerine ve usul kurallarına temas eden bu suç, hukuki açıdan derinine kadar incelenmeli ve soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkili bir savunma yapılmalıdır. Bu noktada kişinin süreç hakkında bilgi sahibi olması kadar alanında uzman bir ceza avukatından yardımı alması da önem taşır.

Uzlaşma

Uzlaşma, şüpheli ile mağdurun, bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Uzlaşma sağlanması durumunda yargılama aşaması sona ermekte ve dosya kapanmaktadır.

Suç üstlenme suçu, kanunda belirtilen uzlaşmaya tabi olan suçlar arasında olmadığından, uzlaşma hükümleri uygulanamaz. Bu sebeple tarafların uzlaşmasının yargılama aşamasına hiçbir etkisi olmayacaktır.

Adli Kontrol

Adli kontrol, şüpheli veya sanıkta, tutuklama nedenleri bulunmasına rağmen, şahsın tutuklama kararı yerine, denetim altına alınmasıdır. Adli kontrol tedbirlerine örnek olarak, yurt dışı yasağı, hakim tarafında belirlenen kurumlara düzenli başvuru, imza yükümlülüğü, konutu terk etmemek verilebilir.

Suç üstlenme suçuna ilişkin soruşturma yahut yargılama prosedürlerinde adli kontrol tedbirlerinin uygulanması için sağlanması gereken bazı şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar; suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunması, somut deliller bulunması ve tutuklama sebebinin bulunmasıdır.

Suç üstlenme suçu, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerden olduğundan, en çok 2 yıl süre için şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

Adli kontrol kararına itiraz mümkündür. İtiraz, kararın duruşmada yüze okunmasından veya yoklukta verilmişse tebliğinden itibaren 7 gün içinde edilebilir. Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi (vasi, veli vb.), eşi ve avukatı da şüpheli veya sanık adına adli kontrole itirazda bulunabilir.

Tutukluluk

Tutuklama, suçun işlendiğine rağmen kuvvetli şüphenin bulunması ve tutuklama nedenlerinin bulunması halinde, sanığın mahkeme kararıyla tutukevinde gözetim altında tutulmasıdır. Tutuklama bir tedbir olup ceza olarak uygulanamaz.

Adli kontrol tedbirlerinin yeterli gelmesi halinde ayrıca tutuklama yapılamamaktadır. Suç üstlenme suçunda verilecek ceza 2 yılın üstünde olmadığından, bu suça ilişkin soruşturma ve yargılama aşamasında tutuklama tedbirine başvurulamamaktadır.

Hakkında tutukluluk kararı verilen kişi, bu karara karşı itiraz edebilir. Tutuklama kararına itiraz, tutuklama kararında itiraz edildiğine dair kararın verildiği günün ertesi günden itibaren 7 gün içinde itiraz dilekçesi verilerek, verilerek ya da tutuklama kararını veren mahkemeye başvurarak bu beyanın katip tarafından tutanağa geçirilmesi ile yapılabilir.

Suç Üstlenme Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar

Suç üstlenme suçunda soruşturma sonucu verilebilecek kararlar şunlardır;

  • Soruşturmaya yer olmadığı kararı (SYOK),
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı(KYOK),
  • İddianamenin düzenlenmesi.

Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)

SYOK, ihbar ve şikâyetin önemi gereği, durumla ilgili soruşturmanın başlatılmasına gerek olmadığına yönelik savcılık kararıdır. Suça ilişkin ihbar yahut şikayete konu fiilin suç oluşturmadığının açıkça anlaşılması halleri ile ihbar ve şikayetin genel ve soyut nitelikte olması halinde soruşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

SYOK verilmesi halinde dosya kapanmaktadır. Bu karara karşı itiraz, kararı veren savcılığın bağlı bulunduğu sulh ceza hakimliğine sunulan dilekçe ile yapılmaktadır. İtiraz süresi, kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 15 gündür.

  Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)

KYOK, ceza mahkemesinde kamu davası açılmamasına yönelik olarak Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karardır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararında, soruşturma aşamasında delilleri toplayıp inceleyen Cumhuriyet savcısı, bu noktada kovuşturma olanağı bulunmadığı kanaatine varır.

KYOK verilmesine gerekçe oluşturan haller; yeterli delil elde edilememesi ve suçun kovuşturulması olanağının bulunmamasıdır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde, kararı veren savcılığın yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine yapılmaktadır.

     İddianamenin Düzenlenmesi

İddianame, şüpheli hakkında soruşturma aşamasında toplanan deliller ışığında düzenlenen bir belgedir. İddianame düzenlenmesi için soruşturma sonucunda elde edilen delillerin, “yeterli şüphe” barındırması gerekmektedir.

Cumhuriyet savcısı, şahsın, söz konusu suçu işlediğine dair yeterli şüphe barındırdığını düşünürse, iddianame düzenler. Düzenlenen iddianame, kamu davasının açılması için mahkemeye sunulur.

Suç Üstlenme Suçunun Savunması

Ceza yargılamasında savunma, kişiyi, isnat edilen suçlamaya karşı, hukukî ve fiilî açıdan korumayı hedefler. Suç işlediği iddia edilen sanık, isnat edilen suçlamayla ilgili kendisini bizzat veya avukatı aracılığıyla savunur.

Buna göre suç üstlenme suçunun savunmasında ileri sürülebilecek hususlar şunlardır;

  • Suçun oluşması için gereken şartların taşınmadığı,
  • Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi sebeplerin varlığına rağmen yargılama yapıldığı,
  • Suç üstlenmeye ilişkin beyanın tehdit altında verildiği,
  • Ceza verilmesi hususunda dayanılan delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiği,
  • Şüphelinin lehine olacak delillerin toplanmadığı yahut değerlendirmeye alınmadığı,
  • Suça ve somut olaya ilişkin diğer savunmalar.

Suç üstlenme suçu, ceza hukuku alanına giren önemli ve savunma aşaması dikkati bir biçimde yürütülmesi gereken bir suçtur. Somut olaya göre değişiklik gösteren bu davada, hatalı veya ihmali iddia ve savunmalar neticesinde suç unsurlarının yanlış değerlendirilmesi, usule aykırılıkların ortaya çıkması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Böyle sonuçlarla karşılaşmamak için, alanında uzman bir ceza avukatı yardımı almak önemlidir.

Suç Üstlenme Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması

Suç üstlenme suçunda ceza yargılaması aşaması, soruşturma aşaması tamamlandıktan sonra, suç ile ilgili iddianame düzenlenmesiyle başlar, mahkeme tarafından karar verilmesi ile sona erer.

Suç üstlenme suçu yargılama aşamasında, mahkeme tarafından tercih edilebilecek iki yargılama usulü bulunmaktadır. Bu yargılama usulleri basit yargılama usulü ile genel hükümlere göre yargılamadır.

Mahkeme tarafından, basit yargılama usulünün uygulanmasının tercih edilmesi halinde dava dosya üzerinden incelenerek yürütülmektedir. Bu usulde tüm deliller, tanık beyanları, savunmalar yazılı şekilde dosyaya eklenir ve duruşma yapılmaksızın değerlendirilir. Sürecin sonunda mahkeme, yine dosya üzerinden bir karar vermektedir.

Basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara karşı itiraz yoluna başvuru imkanı bulunmaktadır. İtiraz, kararın verildiği günden itibaren 15 gün içinde, kararı veren mahkemeye yazılı olarak yapılmaktadır.

Genel hükümlere göre yargılama usulünün tercih edilmesi halinde ise mahkeme tarafından duruşma gün ve saati belirlenir. Taraflar duruşma gün ve saatinde mahkemede hazır bulunurlar. Yapılan duruşmalarda tanıklar dinlenir, sorgular yapılır, deliller incelenir. Sürecin sonunda yapılan karar duruşmasında hakim tüm delilleri göz önünde bulundurarak bir karar verir.

Suç üstlenme suçunda, yetkili ve görevli mahkeme, suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir.

Suç Üstlenme Suçunda Zamanaşımı

Suç üstlenme suçunda zamanaşımı süresi, suçun yetkili makamlar tarafından öğrenilmesinden itibaren 8 yıldır. Ceza zamanaşımı ise kararın kesinleştiği günden itibaren 10 yıldır.

Karar, istinaf sürelerin geçmesi yahut istinaf mahkemesinin davaya ilişkin kararı vermesiyle kesinleşir. Mevzubahis dava zamanaşımı süresinin geçmesi halinde bu fiile ilişkin soruşturma başlatılamaz, dosya kapanır. Ceza zamanaşımı süresinin dolması halinde ise suça ilişkin ceza verilemez ve verilmiş cezanın infazı talep edilemez.

Suç Üstlenme Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar

Suç üstlenme suçunda mahkemenin verebileceği kararlar şunlardır:

  • Beraat,
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)
  • Mahkumiyet,
  • Adli para cezasına çevirme,
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB),
  • Cezanın Ertelenmesi,
  • Davanın Düşmesi.

Suç üstlenme suçunun, asliye ceza mahkemesi önünde görülen davası sonucunda söz konusu kararlardan biri verilerek dava sonuçlanır.

Beraat

Beraat, sanık hakkında, işlediği iddia edilen suç hakkında yapılan yargılama neticesinde sanığın suçsuz bulunmasıdır. Beraat kararı alan faile, söz konusu suçtan dolayı ceza verilmez.

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, söz konusu fiil suç oluşturmasına rağmen, failin kusurunun bulunmaması ve cezasızlık sebeplerinin varlığı sebebiyle, suça ilişkin herhangi bir cezanın verilmemesi halidir.

Failin kusurlu sayılamayacağı haller Ceza Muhakemesi Kanununda sayılmıştır. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik, suçun tehdit ve cebir altında işlenmiş olması yahut hataya düşülmesi gibi haller bu durumlara örnek verilebilir.

Cezasızlık sebepleri ise, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, şahsi cezasızlık sebeplerinin varlığı, haksız fiilin varlığı gibi hallerdir.

Mahkeme, eğer ki ceza verilmesine yer olmadığı kararı verecekse, sayılan bu sebeplerden hangisinde dayandığını kararında mutlaka belirtmelidir. Verilen karara karşı, kararın taraflara tebliğ edildiği günden itibaren 15 gün içinde itiraz edilebilir.

Mahkumiyet

Mahkûmiyet kararı, sanığa dayandırılan suçun şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlandığı durumda verilen karardır. Mahkûmiyet kararı ile sanık hakkında, kanundaki düzenlemeye göre hapis veya adli para cezasına hükmedilir. Mahkûmiyet kararı verildiği durumlarda, verilecek cezaya tekerrür artırımı yahut iyi hal indirimi yapılabilmektedir.

Suç üstlenme suçunu işleyen kişinin, kararın verildiği tarihten itibaren 3 yıl öncesine kadar geçen sürede, herhangi bir suçtan mahkum edilmiş olması halinde, suç üstlenme suçundan verilecek cezada artırıma gidilecektir.

Sanığın yargılama aşamaları boyunca göstermiş olduğu tavrı, adli sicili, geçmiş yaşantısı gibi öznel durumları göz önüne alınarak verilen cezada indirime gidilebilmektedir. Bu indirim iyi hal indirimi olarak anılmakta olup, uygulanması hakimin takdirine bırakılmıştır.

İyi hal indirimi, hükmedilen hapis cezası süresinin üzerinden 1/6 oranında yapılır. Suçun karşılığı olarak uygun görülen temel cezaya, tüm artırım ve indirimler uygulandıktan sonra kalan ceza miktarı üzerinden en son 1/6 oranında iyi hal indirimi uygulanır.

Adli Para Cezasın Çevirme

Adli para cezasına çevirme, hükmedilen hapis cezasının, cezaya karşılık gelecek bir miktar paraya çevrilmesidir. Adli para cezası, cezası 1 yıl veya altında olan hapis cezaları adına verilir.

Suç üstlenme suçundan verilecek olan hapis cezasının 1 yıl veya altında olması ve diğer yasal koşulların da elverişli olması durumunda adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Bu noktada hakim, sanığın sosyo-ekonomik durumunu da göz önünde bulundurarak, belirlenen adli para cezasının her bir günü ile çarpılmak suretiyle 20-100 Lira arasında bir bedele hükmeder.

Gün sayısı ve belirlenen bedelin çarpımı ile oluşturulan adli para cezasının karar tarihinden itibaren 1 yıl içinde tek seferde yahut 2 yıl içinde taksitlerle ödenmesine karar verilir. Verilen süre zarfı içinde ödemelerin yapılmaması halinde adli para cezasının hapis cezasına dönmesi söz konusu olacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hüküm anından itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi halinde verilen hükmün herhangi bir hukuki sonuca bağlanmamasına ilişkin karardır.

HAGB kararı verilebilmesi için sağlanması gerekli bazı şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır:

  • Sanık önceden kasıtlı bir suçtan verilmiş mahkumiyet hükmünün bulunmaması gerekir,
  • Sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmış olmalıdır,
  • Sanığın suçun işlenmesiyle ortaya çıkan zararı gidermiş olmalıdır,
  • Sanığın HAGB uygulanmasını kabul etmiş olmalıdır,
  • Hükmedilen cezanın 2 yıl ve daha altında olması gerekir.

Yukarı sayılan şartların sağlanması halinde, suç üstlenme suçu ile yargılanan kişiler hakkında HAGB kararı verilmesi mümkündür. 5 yıllık denetim süresinde yükümlülüklere uyulması ve suç işlenmemesi halinde cezanın infazı söz konusu olmaz. Hakkında HAGB kararı verilen kişi, 5 yıl içinde tekrar suç işlerse iki cezaya birden katlanır.

HAGB kararı kapsamında belirlenen ve sanığın uyması beklenen yükümlülüklere örnek olarak; bir meslek yahut sanat dalına ilişkin eğitimler almak, kamu kurumlarında çalışmak, sanığın belli yerlere girmesinin engellenmesi verilebilir.

Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi, hükümlünün belli bir zaman aralığında denetim altında tutularak cezasının cezaevi dışında uygulanmasıdır. Ceza ertelenmesi kararı, kesinleşen hapis cezası için verilir.

Sanığa verilen hapis cezanın ertelenebilmesi için bir arada bulunması gereken şartlar: 

  • Sanığa hükmedilen ceza miktarı 2 yıl veya daha az hapis cezası olması, 
  • Sanığın daha önce kasten işlenmiş bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
  • Sanığın tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkemece bir kanaat oluşması,
  • Cezanın ertelenebilmesi için mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekliliğidir.

Yasal koşulların uygun olması durumunda, suç üstlenme suçunda, cezanın ertelenmesi yönünde karar verilmesi imkânı vardır. Bu itibarla mahkeme, suçlu açısından 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süresi belirleyerek hapis cezasının ertelenmesine hükmedebilmektedir.

Belirlenen süre içinde yükümlülüklere uygun davranılması halinde ceza infaz edilmiş sayılmaktadır. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ise belirlenen ceza infaz edilir.

Davanın Düşmesi

Davanın düşmesi, dava dosyasının işlemden kaldırılmasıdır. Davanın düşmesi kararı verilebilmesi için sanığın ölümü, af, dava zamanaşımı süresinin dolması hususlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

DİKKAT: Suç üstlenme suçu, şikâyete bağlı bir suç olmadığı için şikâyetten vazgeçme, bu suç için davanın düşmesine sebep olmaz.

Suç Üstlenme Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci

Suç üstlenme suçunda, mahkeme kararına karşı istinaf mahkemesinde itiraz edilebilir. Kararın tefhiminden, yani duruşmada yüze karşı okunmasından, itibaren 7 gün içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmalıdır. Karar tarafların yokluğunda açıklanmışsa, kararın tebliğiyle 7 günlük istinaf başvuru süresi başlar.

İlk derece mahkemesinin verdiği ceza miktarı fark etmeksizin, bu karara karşı istinafa gidilebilir. Ancak istinaf kararına karşı Yargıtay’a başvurmak, suçun üstlenilmesi suçu için mümkün değildir. Karar, istinaf aşamasında kesinleşmektedir.

Sonuç

Suç üstlenme suçu, ceza hukukunun alanına giren fazlasıyla detaylı ve önemli bir konudur. Suçun meydana gelmesinden itibaren, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında eksiksiz uyulması gereken hukuk usul kuralları dikkatle takip edilmelidir. Dava sürecinin uzamaması ve var olan hakların kullanılamaması gibi sonuçların ortaya çıkmaması adına her aşamada alanında uzman bir ceza avukatından hukuki yardım almak oldukça önemlidir.