reşit olmayanla cinsel ilişki suçu tck 104

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104)

(11 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

TCK 104 hükmünde henüz reşit olmamış çocuk ile cinsel ilişkiye girmek reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olarak düzenlenmiştir. Aşağıda ayrıntılarına değinecek olsak da reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu diğer cinsel suçundan ayıran en önemli unsur, ilişkiye girilen çocuğun rızasıdır. Yani bu suçun işlenebilmesi için ilişkiye giren çocuğun kendi rızası ile bu işi yapması olması gerekiyor.

Cinsel suçların tamamı için uygulamada tutuklama, adli kontrol, denetimli serbestlik vs. özellikli kararların verilebildiğini görüyoruz. Dolayısıyla TCK 104 reşit olmayanla cinsel ilişki suçu için başlatılan ceza yargılaması sürecin, en baştan itibaren ciddiyetle takip edilmelidir. Bu kapsamda yapılacak en önemli şey tecrübeli bir ceza avukatının yardımına başvurmaktır. Ancak bu sürece şüpheli veya mağdur olarak muhatap olan kişinin konunun hukuki boyutu hakkında bilgi sahibi olması da önemlidir. Bu nedenle bu yazıyı sizler için hazırladık.

TCK 104 kanun metnini okumak istemeyenler direk olarak yazımıza devam edebilir.

tck 104

Yazımında reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun; işleniş şekline, cezasına, unsurlarına, şikayet süresi ve şikayetten vazgeçme özelliklerine, yargılama sürecine, mahkemenin verebileceği kararlara ve konunun diğer önemli ayrıntılarına değineceğiz. Ciddi bir suçtan bahşediyor olduğumuz için konunun önemle takip edilmesini tavsiye ederiz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası (TCK 104/1)

TCK 104/1’de reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun temel işleniş şekli yer almaktadır. Buna göre 15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını bitirmemiş bir kişi ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye giren kişi somut olayın özelliklerine göre 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılır. 2014 yılı öncesinde bu suçun cezasının alt sınırı 6 ay iken 2014 yılı itibariyle alt sınır 2 yıla çıkarılmıştır.

Bu tanımlamada görüleceği üzere reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işleyebilmek için;

  • Mağdurun 15 yaşından büyük olması ancak 18 yaşından küçük olması gerekir. 15 yaşından küçük kişi için bu suç değil, çocuğun cinsel istismarı suçu gündeme gelir.
  • Mağdurun cebir, tehdit ve hile olmaksızın ilişkiye girmesi gerekir. Aksi halde bu suç değil, cinsel saldırı suçu oluşur.

Hangi cinsel ilişki cezalandırılır —> Reşit olmayanla cinsel ilişkinin cezalandırılabilmesi için nitelikli bir cinsel ilişki olması gerekir. Yani kişinin vücuduna cinsel uzvun sokulması şeklinde bir fiil gerçekleşmiş olmalıdır. Bunun haricinde elleme, okşama, pişme gibi fiiller TCK 104 suçu için yeterli değildir. Bu durumda başka suç oluşur.

18 yaşından küçük ama ergin olan kişinin durumu —> TCK 104’ün madde başlığı ‘reşit olmayanla cinsel ilişki’ iken madde metninde mağdur için ‘çocuk’ ibaresi kullanılmıştır. Reşit olmayan kişi çoğu zaman çocuk olsa da bazı durumlarda çocuğun ergin kalınması mümkündür. Böyle bir durumda esasen madde metnine göre yorum yapmak gerekse de uygulamada madde başlığına göre yorum yapılıyor. Yani örneğin mahkeme kararı ile ergin kılınan kişi çocuk da olsa cinsel ilişkiye girerek bu suçun mağduru olamıyor. Erginlikten anlaşılması gereken normal anlamda çocuğun görünüş itibari ile gelişmiş olması asla değil, medeni hukuk anlamında statü olan erginliktir.

Buraya kadar TCK 104 suçunun temel işleniş şekli ve cezasından bahsettik. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun ayrıca nitelikli hali de mümkündür. Şimdi buna değineceğiz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişkinin Nitelikli Hali ve Cezası (TCK 104/2, 104/3)

TCK 104/2 ve TCK 104/3 düzenlemelerinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli işleniş şekli ve ağırlaştırılmış cezaları yer almıştır. Buna göre bu halleri şu şekilde saymamız mümkündür:

  • Cinsel ilişkiye giren kişiler arasında evlenme engeli varsa verilecek olan hapis cezasının alt sınırı 10 yıl ve üst sınırı 15 yıl olur.

Evlenme engeli, bir kişinin hukuken ve ahlaken evlenmesi yasak olan kişileri ifade eder. Türk Medeni Kanunu madde 129 hükmünde evlenilmeyecek kişiler şu şekilde belirtilmiştir:

  • Altsoy ve üstsoy ile ve kardeşler ile evlenilemez. Altsoy, kişinin çocukları, torunları, onlarında çocukları şeklinde aşağı doğru giden silsiledir. Üstsoy ise kişinin anne babası, bene dedesi ve yukarıya doğru bu şekilde giden silsiledir.
  • Amca,dayı, hala, teyze ve yeğen ile evlenilemez.
  • Kişi, eşinin altsoy ve üstsoyu ile evlenemez. Evlilik sona ermiş olsa bile evlenemez. 
  • Evlat edinen ile evlatlık evlenemez. Bunlardan birisi diğerinin altsoyu yahut eşi ile de evlenemez.

İşte bu saydığımız kişilerden 15-18 yaş aralığında olanlarla rızası dahilinde bile olsa cinsel ilişkiye giren kişi TCK 104/2 suçunu işlemiş olur.

  • Evlat edineceği çocuk ile evlat edinme öncesi bakım sürecinde olan kişi, bu çocukla cinsel ilişkiye girerse gene 10 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezasına çarptırılır.

Türk Medeni Kanunu madde 305 hükmü, küçüklerin evlat edinilebilmesi için evlat edinme öncesi 1 yıl süre ile bakım ve eğitim koşulu arar. İşte bu bakım sürecinde iken bu küçük ile evlat edinecek olan kişi arasında rızaen cinsel ilişki gerçekleştirilirse TCK 104/3 kapsamında ağırlaştırılmış cezaya hükmedilir.

  • Koruyucu aile ilişkisi etrafında koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü üstlenilmiş olan çocuğa karşı bu suç işlenirse gene verilecek olan cezanın alt sınırı 10 yıl ve üst sınırı 5 yıl olur.

Biyolojik ailesinin yanında kalması uygun olmayan veya mümkün olmayan çocukların başka aileler tarafından ücretli veya gönüllü olarak korunması ve bakılmasına koruyucu aile ilişkisi denir. Bu ilişki etrafında işlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu TCK 104/3 kapsamında cezalandırılır.

Tablo 1: TCK 104 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Cezası

TCK 104 Cezası ve Özellikli Durumlar
Suçun temel işleniş (TCK 104/1) 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası
Evlenme engeli bulunan çocuk ile cinsel ilişkiye girmek ( TCK 104/2) 10 yıl ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası
Evlat edinme öncesi bakım sürecinde çocuk ile cinsel ilişkiye girme (TCK 104/3) 10 yıl ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası
Koruyucu aile ilişkisi kapsamındaki çocuk ile cinsel ilişkiye girmek (TCK 104/3) 10 yıl ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası
TCK 104 suçunda iyi hal indirimi Somut olayın şartlarına göre ⅙’lık indirim yapılabilir. 
İki çocuğun cinsel ilişkiye girmesi İki çocukta 15-18 aralığında ise ve rızaları varsa ikisi de cezalandırılmaz. Çocuklardan biri 15 yaşından küçük ise diğeri cinsel istismardan cezalandırılır.
Çocuğun yaşında hataya düşme Nitelikli bir yanılma durumunda ceza verilmez.
Çocuğun rızasında hataya düşme Nitelikli bir yanılma durumunda cinsel istismardan değil reşit olmayanla cinsel ilişkiden hüküm kurulur.

TCK 104 Suçunun Unsurları ve Bazı Özel Durumlar

Reşit olmayanla cinsel ilişkinin unsurları, yargılamada suçun işlenip işlenmediği ile ilgili karar verilebilmesi açısından önemlidir. Unsurlardaki eksiklik, sanık lehine yorumlanır ve sanık hakkında ceza verilemez. TCK 104 Suçunun unsurlar şu şekildedir:

  • Mağdurun yani reşit olmayan çocuğun cinsel ilişkiyi rızası ile gerçekleştiriyor olması gerekir. Bu rızayı tamamen özgür iradesi ile vermiş olması gerekir. Hiçbir zorlama veya emrivaki olmamalıdır. Aksi halde somut olayın özelliklerine göre diğer cinsel suçlar gündeme gelir. Çocuğun rızası olduğu yönünde hataya düşülmesi durumuna aşağıda değineceğiz.
  • Cinsel ilişkiye girilen çocuğun 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış olması gerekir. 15 yaşından küçük çocuğa karşı işlenen her türlü cinsel davranış cinsel istismar suçundan yargılanmayı gerektirir. Çocuğun yaşında hataya düşme durumuna aşağıda değineceğiz.
  • TCK 104 suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirle bir çocuk ile cinsel ilişkiye girmek mümkün değildir. Failin cinsel duyguları tatmin etme amacı ile hareket edip etmediği önemli değildir. TCK 104 suçunun olası kast ile işlenmesi de mümkündür. Failin asıl amacının cinsel ilişkiye girmek olmayıp da bunu kabullenerek hareket etmesi durumunda yani suçu işlemeyi istemese de ‘olursa olsun’ anlayışıyla hareket etmesi durumunda bu suç olası kast ile işlenmiş olur. Olası kast durumunda failin cezasında indirime gidilir.
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun faili 18 yaşından büyük olmak zorundadır. İki çocuğun cinsel ilişkiye girmesi durumunda ne gibi sonuçlar doğacağına aşağıda değineceğiz. Ayrıca bu suçta cinsel uzuvların cinsel bölgelere girmesi şeklinde ilişkinin gerçekleşmesi gerektiğini söyledik.

Tüm bu saydığımız unsurlar hafife alınmamalı ve TCK 104’ten ötürü yapılan bir soruşturma veya kovuşturmada ciddiyetle araştırılmalıdır. Şimdi TCK 104 suçu ile ilgili uygulamada görülen bazı özel durumlardan bahsedeceğiz.

Çocuğun Zeka Geriliği Olması

Rızası dahilinde cinsel ilişkiye girilen çocuğun çocuğun belirli düzey zeka geriliği olması ve bu durumun Adli Tıp Kurumu verilerine göre sabit olması durumunda suçun vasfı değişebilir. Böyle bir durumda çocuk ile cinsel ilişkiye giren kişi eğer çocuğun zeka geriliğinin farkında ise mahkeme genellikle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurar. Çünkü böyle bir durumda çocuğun cinsel ilişkiye yönelik rızası geçersiz kabul edilir. 

Reşit olmayanla cinsel ilişki için yukarıda belirttiğimiz üzere geçerli bir rıza gereklidir. Eğer çocuk ile cinsel ilişkiye giren kişi, çocuğun zeka geriliğinin farkında değilse bu sefer TCK 104 reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulur. Çocuğun zeka geriliğini bilip bilmemesi failin beyanına göre belirlenmez. Somut olayın bütün özellikleri göz önünde bulundurularak mahkeme tarafından bunun kararı verilir.

İki Çocuğun Cinsel İlişkiye Girmesi

Türk Ceza Kanunu madde 104 hükmü, yalnızca mağdura yönelik bir belirleme yapmıştır. 15 ile 18 yaş aralığındaki bir çocuk ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girmeyi cezalandırmaktadır. Ancak eğer cinsel ilişkiye giren kişilerin ikisi de 15 ile 18 yaş aralığında bu sefer cinsel ilişkiye giren kişilerin her ikisi de hem mağdur hem de fail olacağından ikisi de cezalandırılmaz.

Eğer cinsel ilişkiye giren kişilerden biri 15 ile 18 yaş aralığında ancak diğeri 15 yaşından küçük ise bu sefer büyük olan küçük olana karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemiş olur.

Çocuğun Yaşında Hataya Düşmek

Türk Ceza Kanunu madde 30 hükmü uyarınca bir kişi işlediği bir fiilin TCK’daki bir suçun maddi unsurlarını taşıdığında hataya düşmüşse bu kişi suça yönelik kasten hareket etmiş olarak kabul edilmez. Yani kişi bir çocukla cinsel ilişkiye girer ancak cinsel ilişkiye girdiği kişinin 18 yaşından büyük olduğunu düşünerek bunu yaparsa, suça yönelik kastı olmadığı varsayılır. Böylelikle kişi cezalandırılmaz.

Ancak kişinin hataya düşmesi nitelikli bir yanılma olmalıdır. ‘Ben cinsel ilişkiye girdiğim kişiyi 18 yaşından büyük sanıyordum’ beyanının haklı kabul edilebilmesi için somut olayın özellikleri bu durumu destekler nitelikte olmalıdır.

Evlenme Vaadi ile Kandırılan Çocukla İlişkiye Girmek

18 yaşından küçük kişinin yani çocuğun evlenme vaadi ile kandırılıp onunla cinsel ilişkiye girilmesi durumunda mağdurun rızası vardır. Ancak burada rıza olmasına rağmen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu söz konusu olmaz. Çünkü burada her ne kadar çocuğun rızası olsa da bu rıza hile ile alınmış bir rıza olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay bu tarz durumlarda reşit olmayanla cinsel ilişki değil, çocuğun cinsel istismarına (TCK 103’e) göre hüküm kurulması gerektiği kanaatindedir. Ancak buna rağmen somut olayın özelliklerine göre hangi suç olması gerektiği belirlenir.

Mağdurun Rızasında Hataya Düşmek

Mağdurun rızasının olması, TCK 104 suçu için bir şart idi. Yani suçun unsurları arasında yer alıyor. Çocuğun rızasının olmaması durumunda ise daha ağır cezası olan cinsel istismar suçu söz konusu olur. İşte çocuğun rızası noktasında hataya düşen kişi de bu hatasından yararlanır. Yani bir kişi cinsel ilişkiye girdiği çocuğun rızasının olmamasına rağmen rızası var zannediyorsa ve bu hatası da nitelikli bir yanılma ise cinsel istismardan değil reşit olmayanla cinsel ilişkiden cezalandırılır.

TCK 104 Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel şeklinin (TCK 104/1) cezalandırılabilmesi için mağdurun şikayeti gereklidir. Yani bu suç takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer alır. Bu nedenle reşit olmayanla cinsel ilişki ile ilgili yetkili mercilere yapılan bildirim ihbar değil şikayet niteliğinde olur. Burada şikayet hakkını, mağdurun veli yahut vasisi de kullanabilir. Anne veya babanın her ikisinin de şikayetçi olması gerekmez. Şikayete yetkili kişilerden birisinin şikayet etmesi yeterlidir.

Suçun bu temel şekli ile ilgili soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için 6 aylık hak düşürücü süre söz konusudur. Bu 6 aylık hak düşürücü süre, şikayet hakkı olan kişilerin olaydan haberdar olması ile birlikte başlar.

TCK 104/2 ve TCK 104/3’te yer alan suçun nitelikli şekli ise takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer almaz. Yani bu nitelikli haller ile ilgili yapılacak olan soruşturma ve kovuşturma için mağdurun şikayeti aranmaz. Zaten bununla ilgili yapılacak olan her türlü bildirimin hukuki niteliği de ihbar olur. Herhangi bir bildirim olmaksızın kolluk veya savcılık durumdan haberdar olunca resen gerekli işlemleri başlatır. Dolayısıyla bu nitelikli haller için 6 aylık şikayet süresi de söz konusu değildir. Ancak burada 8 yıllık dava zamanaşımı söz konusudur.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikayetten Vazgeçme

TCK 104/1’in şikayete bağlı ancak TCK 104/2 ve TCK 104/3’ün şikayete bağlı olmadığından bahsettik. Buna bağlı olarak TCK 104/1’den ötürü süren bir soruşturma veya kovuşturmada şikayetten vazgeçmek mümkündür. Böyle bir durumda soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken yargılama aşamasında davanın düşmesi kararı verilir.

Ancak TCK 104/2 ve TCK 104/3 ile ilgili bir soruşturma veya kovuşturmada şikayetten vazgeçmek mümkün değildir. Bu durumda şikayetten vazgeçildiğine dair yapılan beyan hukuken sonuç doğurmaz. Yalnızca hakimin hükmüne takdiri olarak etki edebilir.

TCK 104 Suçunda Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Uzlaşma, TCK kapsamında yer alan bazı suçlarda dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu suçlardan ötürü soruşturma yapıldığı zaman dava aşamasına geçebilmek için öncelikle tarafların biraraya getirilip uzlaştırılmaya çalışılması gerekir. Bunu savcılık yapar. Ancak takibi şikayete bağlı olsa bile cinsel suçlar ile ilgili uzlaştırma yapılamayacağı, kanunda açıkça belirtilmiştir.

Dolayısıyla TCK 104 suçu ile ilgili uzlaştırma yapılmadan yargılamaya geçilir. Uzlaştırma ile ilgili önemli ayrıntıları okumak için ‘uzlaştırma nedir’ başlıklı yazımıza bakabilirsiniz. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile ilgili yargılamayı yapacak olan mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

TCK 104 Suçunda Tutuklama ve Adli Kontrol

Tutuklama ve adli kontrol kararları, ceza yargılamasında birer koruma tedbiri kararıdır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında çoğu suç için mümkün olabilir. Tutuklama ve adli kontrol, kişinin temel hak ve hürriyetlerini kısıtladığı için çok sıkı şartlara bağlanmıştır. Özellikle tutuklama nedenlerinin olmadığı bir durumda tutuklama kararı vermek ciddi bir hak ihlali teşkil eder.

Tutuklama konusu ile ilgili önemli ayrıntılar için ‘tutuklamaya itiraz’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

TCK 104 suçu Ceza Muhakemesi Kanunu 100/3’te yer alan katalog suçlar arasında yer almaz. Dolayısıyla reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ötürü tutuklama kararı çıkması için şüpheli veya sanık hakkında tutuklama nedenlerinin vuku bulmuş olması gerekir. Bunun ispatı da savcılık yahut mahkeme üzerindedir. Tutuklama kararı verilmesi durumunda buna karşı işletilecek itiraz prosedürü de her zaman mevcuttur.

Mahkemenin Verebileceği Kararların Değerlendirilmesi

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mahkeme çeşitli kararlar verebilir. Bunlardan uygulamada en çok merak edilen ve en çok soru gelenlerine şu şekilde değinebiliriz:

Mahkumiyet Kararı ve Bu Karara İtiraz

Mahkeme, yukarıda bahsettiğimiz unsurların tam olarak oluştuğuna kanaat ederse, kişi hakkında somut olayın özelliklerine uygun bir ceza hükmü kurabilir. Bu ceza hükmüne karşı itiraz etmek mümkündür.

Bunun için yapılacak olan şey Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusunda bulunmaktır. BAM’da yapılan istinaf incelemesi hem hukuka uygunluk denetimi hem de yeniden hüküm tesis etmeyi kapsar. BAM kararının ardından Yargıtaya temyiz başvurusunda bulunmak da mümkündür.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

TCK 104 reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda verilen ceza hükmü için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür. Bunun için mahkemenin hükmettiği ceza hükmü 2 yıl ve altında olmalı, kişi daha önce kasıtlı bir suç işlememiş olmalı, mahkeme bir daha kasıtlı bir suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirmiş olmalıdır.

Hakkında HAGB kararı verilen kişi 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içerisinde kendisine bir takım yükümlülükler yüklenir. Eğer bu yükümlülüklere uygun hareket ederse sanki hiç TCK 104 suçunu işlememiş gibi sonuç doğar. Bu karar ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. 

TCK 104 Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi de yukarıda bahsettiğimiz HAGB kararına benzer. Cezanın ertelenmesi demek, cezanın infazının bir süre sonraya ertelenmesi demek değildir. Kişinin cezasını cezaevi dışında serbest şekilde geçirmesi demektir. TCK 104 suçunda da cezanın ertelenmesi kararı verilmesi mümkündür.

Ancak burada kişiye daha kısa bir denetim süresi tanınır ve benzer yükümlülükler yüklenir. Bu denetim süresinin sonunda kişi hakkında sanki ‘cezası infaz edilmiş’ gibi sonuç doğar. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda da verilmesi mümkün olan bu kararın önemli ayrıntıları için ‘Cezanın Ertelenmesi’ başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

TCK 104 Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hapis hükmünün 1 yıl veya altında bir hüküm olması gerekir. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda kanuni sınırlara bakarak bunun çok mümkün olmadığı söylenebilirse de bazı cezayı hafifletici nedenlerin varlığı halinde, verilecek olan ceza 1 yılın altına düşerse adli para cezasına çevirme mümkün hale gelebilir.

Tüm bu bahsettiğimiz alternatif kararlar, kendi içinde önemli özellikleri barındırır. Bu kararların mahkemede verilebilmesi için yargılama stratejisinin buna göre önceden ayarlanması gerekir. Bunun için de yapılacak olan en doğru hamle tecrübeli bir ceza avukatı ile çalışmaktır.

Diğer Cinsel Suçlar ile TCK 104 Suçunun Karşılaştırılması

Türk Ceza Kanunu’nda 4 tüp cinsel suç düzenlenmiştir. Bunların her birisi ayrı ayrı yazılarımızın konusudur.

Ancak reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun tam olarak anlaşılabilmesi için diğer cinsel suçlar hakkında yüzeysel de olsa bilgi sahibi olmak önemlidir. Buna göre diğer üç cinsel suçu şu şekilde kısaca izah edebiliriz:

  • Cinsel Saldırı → 18 yaşından büyük bir kişiye karşı; cebir, tehdit, hile kullanarak cinsel dokunulmazlığını ihlal eden kişi TCK 102’de yer alan cinsel saldırı suçunu işlemiş olur.
  • Cinsel Taciz → 15 yaşından büyük herkese karşı tensel temas olmaksızın işlenen cinsel fiiller, o kişinin cinsel olarak rahatsız edilmesi TCK 105’te yer alan cinsel taciz suçunu oluşturur.
  • Cinsel İstismar → 15 yaşından küçük çocuklara karşı işlenen her türlü cinsel davranış ile, 15-18 yaş aralığındaki çocuklara karşı ise hile, cebir veya tehdit kullanarak işlenen her türlü cinsel davranış TCK 103’te yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturur.

Tablo 2: Cinsel Suçların Cezaları

Cezayı Hafifleten Durumlarda Temel Ceza Nitelikli Hallerin Cezası
Cinsel Saldırı (TCK 102) 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası 5 yıl ile 10 yıl arasında değişen hapis cezası Bazı durumlarda ceza yarı oranında artırılır ve 12 yıldan az olamaz.

Bazı durumlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK 103) 3 ile 8 yıl arasında değişen hapis cezası 8 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası Bazı durumlar için 5 – 16 – 18 yıllık ceza alt sınırı öngörülmüştür.

Bazı durumlarda ceza yarı oranında artırılır ve hatta ağırlaştırılmış müebbet verilebilir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki ( TCK 104) 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası 10 yıl ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası
Cinsel Taciz (TCK 105) 3 ay ile 2 yıl arasında değişen hapis cezası Bazı durumlarda 6 ay ile 3 yıl arasında değişen hapis cezası söz konusu olur.

Bazı durumlarda ceza yarı oranında artılır ve bazı durumlarda ceza alt sınırı 1 yıldan az olamaz.

Not: Burada belirttiğimiz cezalar kanunda yer alan alt ve üst sınırlardır. Bunlara artırıcı veya azaltıcı etki edecek birçok neden olabilir. Bu tarz durumlarda alt ve üst sınırı aşan cezalar verilebilir. 

Görüldüğü üzere bu suçlar birbiri ile oldukça yakın ilişki içerisindedir. Bu nedenle cinsel suçlar ile ilgili yapılan yargılamalarda suçun vasfının değiştiği çok görülen bir şeydir. Bu nedenle hazırlanacak olan dilekçe ve savunmalar, somut olayın doğru bir şekilde analiz edilmesi ile hazırlanmalıdır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun önemli ayrıntılarına değindik. Bu konu hakkında kanuni düzenlemeler ve uygulamadaki işleyişi bir araya getirerek en çok merak edilen soruları cevaplandırdık. Ancak belirtmemiz gerekir ki her somut olay kendine has özellikler barındırır. Her somut olay hukukun birçok farklı alanına temas eden yönlere sahiptir. 

Dolayısıyla her olaya ilişkin ayrı bir hukuki çare üretmek gerekir. Aksi halde taslak dilekçeler ve ezbere – kulaktan dolma prosedürler ile ciddi hak kayıplarına yol açılır. Bu nedenle yapılması gereken en önemli iş konu hakkında bu yazıdaki gibi sürece ilişkin bilgi edinip tecrübeli bir ceza avukatının yardımına başvurmaktır. Ceza avukatlarının çalışma sistematiği ve genel olarak ceza yargısı hakkında bilgi edinmek için ‘ceza avukatı’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

reşit olmayanla cinsel ilişki suçu emsal yargıtay kararları
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Emsal Yargıtay Kararları

ÖNEMLİ!: Aşağıdaki emsal Yargıtay kararlarını okuyarak yukarıda yazılan detayların uygulamada karşılaşılan hallerini ve bu konularda Yargıtay hakimlerinin ne yönde karar verdiklerini öğrenebilirsiniz.

TCK 104 Suçunda Mağdurun Rızasının Suçun Unsuru Olması 

“Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdurun rızasının suçun unsurlarından olduğu, bu nedenle sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden bu suçta uygulama yeri olmayan TCK’nın 26/2. maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 14. CD., 12.09.2013, 2012/7555, 2013/9075).

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Birden Fazla İşlenmesi, Eksik Soruşturma

“Cebir veya tehdit olmaksızın mağdure ile cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılan sanıklar S…, H… ve H…’in, mağdure ile birden fazla cinsel ilişkiye girip girmedikleri hususunda mağdurenin aşamalardaki beyanlarında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, mağdurenin çağrılarak bu çelişkinin giderilmesi dosya içerisindeki telefon kayıtları ile bu husustaki bilirkişi raporu da irdelendikten sonra sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır” (Yargıtay 14.CD., 18.12.2013, 2011/22800, 2013/13544),

18 Yaş Altı Çocukla Karı-Koca Hayatı Yaşama, Mağdurun Hamile Kalması 

“Katılan beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde 16 yaş içerisinde olan mağdure ile sanığın aileleri arasında düğün yapıp karı koca hayatı yaşadıkları ve bu birliktelikten katılanın hamile kaldığı olayda, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine, yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 14.CD., 23.12.2013, 2012/7146, 2013/13760).

Hastane Raporuna Rağmen Livatanın Kabul Edilmesi TCK 104

“Tüm dosya içeriğine göre; olayın üzerinden bir hafta geçtikten sonra olayın adli mercilere intikal ettirilmesi, suç tarihinde 15 yaş 4 aylık olan mağdurenin olay esnasında işyerinde bir çok çalışan olmasına karşın bağırıp yardım istememesi, mağdurenin de kolluk ifadesinde bu durumu canının çok acıdığını ancak kimse duyup gelmesin diye bağıramadığı şeklinde beyan etmesi, olay tarihinde sanığın mağdureyi yanına çağırdığına ilişkin tanık beyanı karşısında, her ne kadar Z… K… Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 05.10.2009 tarihli raporda mağdurede fiili livata bulgusunun saptanmadığı belirtilmiş ise de izah ile gerçekleşen eylemlerde fiili livata izinin bulunamayabileceği yönündeki yerleşmiş adli tıp uygulamaları ve raporun olayın üzerinden altı gün geçtikten sonra alınması nedeniyle sanığın eyleminin TCK 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 14.CD., 04.11.2013, 2013/5088, 2013/10849),

15 Yaşından Küçük Mağdur, TCK 104 Değil 103. Maddesinin Uygulanması 

“Mağdure S…’nin aşamalardaki beyanlarında adı geçen sanığın işlettiği tuhafiye dükkanına 7. sınıfın yaz tatilinde gitmeye başlamasının ardından izleyen 8. sınıfın bitimine kadar ki dönem içerisinde müteaddit kez sanığın işyerinde veya evinde cinsel organı ağzına ve makatına soktuğunu beyan etmesi, mağdure H…’nin ifadelerinde bu hususu doğrulaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın mağdure S…’ye yönelík eylemlerinin mağdurenin 15 yaşını tamamlamadığı dönemde de gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, TCK 103/2, 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK 104/1, 43/1. maddelerinden hüküm kurulması suretiyle cezanın eksik tayini yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 14.CD., 17.04.2013, 14102/4613).

Cinsel İlişki Boyutuna Varmayan Sevişme

“(…) mağdureyle cinsel ilişkiye girmek isteyen sanığın, mağdurenin acı duyduğunu söylemesi ve istememesi üzerine ilişkiden gönüllü olarak vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, sevişme şeklindeki cinsel ilişki içermeyen, cinsel nitelikteki eylemlerin mağdurenin yaşı ve rızası dikkate alındığında suç teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 14.CD., 11.03.2013, 9207/2448).

Cinsel İlişki Boyutuna Varmayan Bedensel Temastan Hüküm Kurulması

“Sanığın bedensel temas içeren cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği ve cinsel birleşmenin de gerçekleşmemesine göre, unsurları itibariyle oluşmayan TCK 104. maddesindeki reşit olmayanla cinsel ilişkiye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yasaya aykırıdır” (Yargıtay 14.CD., 16.05.2012, 2011/11119, 2012/5584).

Reșit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikâyet Koşulunun Yerine Getirilmesi 

“Suç tarihi itibariyle 18 yaşı içinde bulunan mağdure F… A…’ın aşamalardaki beyanında sanıktan şikâyetçi olmadığını bildirmesi ve rızaen cinsel ilişkide bulunma eyleminin TCK 104/1. maddesi kapsamında olup 73/4. maddesi gereğince de takibinin şikayete tabi olması karşısında 5237 sayılı Yasanın 7/1-2. ve 5271 sayılı Yasanın 223/8. maddeleri de gözetilerek sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 28.09.2009, 2008/4065, 2009/10491).

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki, Mağdurun Çelişkili İddiaları 

“Mağdurenin Cumhuriyet Savcılığınca alınan 23.12.2010 tarihli beyanında sanık ile üç kez anal yoldan ilişkiye girdiği, 27.12.2010 tarihli beyanında sanıkla bir kez anal yoldan, bir kez de vajinal yoldan ilişkiye girdiği, ikinci ilişkisinde kızlığının bozulduğu, duruşmada ise iki kez anal yoldan, en son vajinal yoldan ilişkiye girdiği, kızlığının bu ilişki sırasında bozulduğu şeklindeki aşamalarda çelişki gösteren anlatımları, sanık ile mağdurenin olay sırasında iki ay süre ile yoğun bir şekilde karşılıklı mesajlaştıklarının tespit edilmesi, olayın komşularından aldığı duyum üzerine mağdurenin annesi tarafından soruşturma makamlarına intikal ettirilmesi, sanığın mağdurenin A… isimli şahısla sevişme görüntülerini ailesine göstereceği yönündeki tehditin, nitelikli cinsel istismar eylemlerinden daha ağır sonuç doğuracak nitelikte olmaması, sanıktan bu görüntülerin ele geçirilememesi, sanığın aşamalardaki inkara dayalı savunması ile mağdurenin sanıkla olan ilişkisinin komşuları ve annesi tarafından öğrenilmesi sonucu durumu çevresine mazur gösterme düşüncesi ile eylemin zorla gerçekleştirildiğini beyan etme ihtimali karşısında, suç tarihinde sanığın mağdurenin rızası dışında, elinde Ahmet ile mağdurenin sevişme görüntüleri bulunup, bu görüntüleri başkalarına göstereceği tehdidiyle zora dayalı cinsel eylemde bulunduğuna ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair, mağdurenin itibar edilmeyen çelişkili iddiaları dışında, savunmanın aksine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın eyleminin TCK 104/1. maddesinde öngörülen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkûmiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine, her iki suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 14.CD., 30.09.2013, 2013/4129, 2013/9816). 

Bu makale faydalı mıydı?