kredi kartı dolandırıcılığı suçu tck 245

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçu

TCK 245 banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu diğer adıyla kredi kartı dolandırıcılığı suçu düzenlemesinde banka kartları veya kredi kartları üzerinde işlenen suçlar yer almıştır. Banka veya kredi kartları üzerinde işlenen bu suç ciddi cezai yaptırıma sahiptir. Önemle takip edilmesi gereken bir süreçten bahsedeceğiz. Kredi kartı dolandırıcılığı suçunun temelde 3 işleniş şekli mevcuttur. Buna göre TCK 245’de belirtilen suç şu şekillerde işlenebilir:

  • Başkasına ait kartı ele geçirmek, elinde bulundurmak suretiyle sahibinin rızası dışında bu kartı kullanmak ve bundan yarar sağlamak (TCK 245/1)
  • Başkasına aitmiş gibi gösterilerek sahte banka veya kredi kartı üretmek, bu şekilde sahte üretilen kartı satmak – devretmek, hatta bunu satın almak yahut kabul etmek (TCK 245/2)
  • Bu şekilde sahte olduğu bilinen banka veya kredi kartını kullanarak yarar elde etmek (TCK 245/3)

TCK 245 düzenlemesi esasen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” başlığını taşır. Yani TCK 245 suçunun tam adı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçudur. Ancak uygulamada bu suç kredi kartı dolandırıcılığı suçu olarak bilindiği için biz de bu şekilde kullanacağız.

Yazımızda kredi kartı dolandırıcılığı suçunun unsurlarına, işleniş şeklinin özelliklerine, öngörülen cezalara, cezayı artıran veya azaltan hallerine, soruşturma ve yargılama usulüne, mahkemenin verebileceği kararlara ve diğer önemli ayrıntılarına değineceğiz. Konunun önemine binaen yazının dikkatlice okunmasını tavsiye ederiz. 

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunun Unsurları

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu fail bakımından özgü nitelikte olmadığı için faili herkes olabilir. Aynı zamanda bu suçta herkes mağdur olabilir. Yani kredi kartı dolandırıcılığı suçu mağdur bakımından da özgü nitelikte değildir. Tabi somut olayda ilgili kartın bankası mağdur değil suçtan zarar gören olmaktadır. Dolayısıyla banka yargılamada da mağdur hak ve yetkilerine sahip değildir.

TCK 245 kredi kartı dolandırıcılığı suçunun aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz her işleniş şekli kasten işlenebilmektedir. Yani taksirle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması söz konusu olmaz. Bununla beraber failin kredi kartı dolandırıcılığı fiilini kendisine yahut başkasına yarar sağlama maksadı ile gerçekleştirmiş olması gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. Yani failin ayrıca özel bir saik ile hareket etmesi şartı aranmaktadır. 

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu kasten işlenebilir diye yukarıda belirttik. Burada bahsi geçen kast, doğrudan kasttır. Bununla beraber kredi kartı dolandırıcılığının olası kast ile de işlenebileceği bazı durumlarda kabul edilmektedir. Olası kast, failin neticeyi öngörmesi, bunu istememesi ancak yine de kabullenerek suç fiilini işlemesidir. Bu durumda failin cezasında indirime gidilir. Kredi kartı dolandırıcılığı suçunun olası kast ile işlenmesi ile ilgili önemli özelliklere aşağıda cezayı azaltan nedenler başlığı altında değineceğiz.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunun İşleniş Şekli ve Cezası

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması başlığını taşıyan TCK 245. madde, bu suçun 3 şekilde işlenebileceğini öngörmektedir. Kredi kartı dolandırıcılığının bu üç farklı işleniş şekli üç fıkrada ayrı ayrı cezai yaptrırımlara tabi tutulmuştur. Suçun işleniş şeklillerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Fail, kendisine ait olmayan bir banka veya kredi kartını herhangi bir şekilde ele geçirmek yahut elinde bulundurmak suretiyle kartın sahibinin rızası dışında bu kartı kullanarak veya başkasına kullandırarak yarar elde ederse alt sınırı 3 yıl ve alt sınırı 6 yıl olan hapis cezası ile birlikte üst sınırı 5000 gün olan adli para cezasına mahkum edilir. (TCK 245/1)

TCK 245/1, başkasına ait kartlar üzerinde bu kartların kötüye kullanılmasını suç olarak düzenlemiştir. TCK 245/2 ve TCK 245/3 ise sahte olarak oluşturulmuş kartları üzerinde işlenen kredi kartı dolandırıcılığını suç olarak düzenlemiştir. TCK 245/2 ve 245/3 düzenlemelerine az sonra değineceğiz.

TCK 245/1 suçunun işlenebilmesi için başkasına ait banka veya kredi kartını kullanan kişi fail veya onun yönlendirmesindeki bir başka kişi olabilir. Her iki durumda da suç oluşmuş kabul edilir. Başkasına ait bir kart üzerinde sahibinin rızası olmaksızın tasarrufta bulunarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak ile bu suç oluşur. Başkasına ait kartın illa fiziksel olarak kullanılması şart değildir. Kart üzerindeki bilgilerin de sahibinin rızası dışında kullanılarak yarar elde edilmesi durumunda TCK 245/1 suçu oluşur.

Görüldüğü üzere bu suçta yarar sağlama şartı vardır. Yani başkasına ait kart onun rızası dışında kullanıldığı veya kullandırıldığı zaman yarar elde etme sonucu doğmamışsa bu suça teşebbüs edilmiş olur ve failin cezasında indirim yapılır. Yani fail kartı sahibinin rızası dışında elde eder ve kart sahibi hemen kartını iptal ettirirse, fail herhangi bir yarar elde edememiş olduğu için suç teşebbüs aşamasında kalır. Ayrıca failin yarar elde etme amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Aksi halde TCK 245 suçu işlenmemiş sayılır. 

Kart sahibi kartını rızayla vermiş ama belirli şekilde harcama yapılmasını istemiş, ancak fail bu sınırı aşmışsa bu durumda TCK 245/1 suçu oluşup oluşmayacağı hukukçular arasında tartışmalı bir konudur. Yargı kararları arasında da bu noktada çelişen kararlar görülebilmektedir.

  • Başkasına ait banka hesaplarıyla bağlantılıymış gibi gösterip sahte banka veya kredi kartı üretmek, bunları satmak – devretmek, bu sahte kartları satın almak yahut kabul etmek şeklinde işlenen kredi kartı dolandırıcılığının cezası 3 yıl ile 7 yıl arasında değişen hapis cezası ile birlikte üst sınırı on bin gün olan adli para cezasıdır. (TCK 245/2)

TCK 245/2 ve 245/3 düzenlemeleri sahte kart üretme ve bunları kullanma vb. fiilleri suç olarak düzenlemektedir. TCK 245/2 düzenlemesinde başkasına aitmiş gibi gösterilerek;

  • Sahte kart üretmek
  • Bu sahte kartı satmak
  • Bu sahte kartı diğer şekillerde devretmek
  • Bu sahte kartı satın almak
  • Bu sahte kartı başka şekillerde kabul etmek

fiilleri suç olarak düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere TCK 245/2 düzenlemesinde sahte kartın kullanılması ile ilgili değil üretimi, devri ve kabulü ile ilgili bir suç düzenlemesi söz konusudur. Burada yarar elde etme sonucu aranmamıştır. Yani failin kendisine veya bir başkasına yarar sağlamış olması gibi bir sonuç ortaya çıkmış olması gerekmez. Buna bağlı olarak failin yarar elde etme saiki ile hareket etmesi şartı da aranmayabilir. Ancak bu ikinci husus tartışmalıdır. Tabi burada üretilen veya devri yapılan banka veya kredi kartının başkasına aitmiş veya başkası ile ilişkiliymiş gibi gösterilmiş olması gerekir.

Sahte olarak oluşturulmuş bir banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi 4 yıl ile 8 yıl arasında değişen bir hapis cezası ile üst sınırı beş bin gün olan adli para cezasına mahkum edilir. (TCK 245/3)

TCK 245/3 düzenlemesinde ise yukarıda TCK 245/2’de bahsettiğimiz sahte kart üzerinden yarar elde etme sonucunda verilecek olan ceza yaptırımı düzenlenmiştir. Buna göre sahte olarak oluşturulmuş bir banka veya kredi kartının kullanılması ile kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi cezalandırılır. Burada yarar elde etme neticesinin varlığı şart olduğu gibi bu sahte kartı kullanan kişinin yarar elde etme maksadı ile hareket ediyor olması şartı da aranır.

Görüleceği üzere TCK 245 suçunun her üç işleniş şekli bakımından da ciddi cezai yaptırım sonucu doğmaktadır. Burada suçun işleniş şekline bağlı olarak 3 yıl ile 7 yıl arasında hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezası birlikte uygulanır. Tabi bunlar suçun temel işleniş şekli için öngörülen cezalardır. Bununla birlikte cezayı artırıcı veya azaltıcı yahut cezayı kaldırıcı etkiye sahip başka etkenler olabilir. Şimdi bunlara değineceğiz.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Cezayı Artıran, Azaltan veya Kaldıran Nedenler

Kredi kartı dolandırıcılığı ile ilgili olarak kanuni düzenlemede cezayı artırıcı nitelikli hal düzenlemesi yer almamıştır. Bu suçta cezanın artırılması ancak bu suç fiili ile birlikte başka suç fiillerinin de işlenmiş olması durumunda söz konusu olur. Bu duruma aşağıda “kredi kartı dolandırıcılığının başka suçlarla birlikte işlenmesi” başlığı altında değindik. Şimdi cezayı azaltan veya ceza verilmeyen durumlardan bahsedeceğiz.

  • Kredi kartı dolandırıcılığı suçu 18 yaşının altındaki kişilerce işlenmesi durumunda failin cezasında indirim yapılabileceği gibi hiç ceza verilmeyebilir.

Kredi kartı dolandırıcılığı suçunu işleyen fail eğer 12 yaşından küçükse hiçbir şekilde cezaya hükmedilmez. Bu yaş grubundaki çocuğun TCK 245’de yer alan bu suçu işlemesi her ne kadar mümkün görünmese de bu yaş grubuna ceza değil güvenlik tedbiri uygulanır.

TCK 245 suçunu işleyen çocuk 12 ile 15 yaş aralığında ise ve işlediği suçun hukuki anlam ve önemine vakıf değilse bu çocuk hakkında gene cezaya değil güvenlik tedbirlerine hükmedilir. Ancak çocuk TCK 245 suçunun hukuki anlam ve önemi bilincine sahip ise bu çocuk hakkında indirimli cezaya hükmolunur. Çocuğun suça karşı bilinç durumu değerlendirmesini mahkeme yapar.

TCK 245 suçunu işleyen çocuk 15 ile 18 yaş aralığında ise bu çocuk hakkında suçun kanuni bilincine sahip olup olmadığına bakılmaksızın indirimli cezaya hükmedilir.

  • Kredi kartı dolandırıcılığı olası kast ile işlenirse failin cezasında indirim yapılır.

Olası kast, failin suçun unsurlarını bilerek ama istemeyerek işlemesi durumudur. Yani fail neticeyi öngörür ancak asıl amacı bu değildir. Bir nevi “olursa olsun” anlayışı ile hareket etmektedir. Bu durumdaki failin suça yönelik kastının doğrudan kast değil olası kast olduğu tespit edilir ve cezasında indirim yapılır. Failin suça yönelik bu iradesini tespit edecek olan mercii mahkemedir.

  • Kredi kartı dolandırıcılığı suçu teşebbüs aşamasında kalırsa faile indirimli ceza uygulanır.

Kredi kartı dolandırıcılığı suçunun fiillerine, elverişli hareketlerle başlayıp da elde olmayan nedenlerle bu fiilin sona ermesi yahut suçun neticesinin gerçekleşmemesi durumunda TCK 245 suçu teşebbüs aşamasında kalmış olur. Mesela kredi kartı dolandırıcılığı suçu işleyip de yarar sağlama amacına ulaşamayan fail, suça teşebbüs etmiş demektir. Sahte kart üretme işlemine başlayıp da bu fiili bitiremeyen, bu kartı satın almaya çalışıp da fiili yarıda kalan fail suça teşebbüs etmiştir. Teşebbüs aşamasında kalan suçtan ötürü faile suç işlenmiş gibi ceza verilmez. Cezada bir miktar indirime gidilir.

  • Kredi kartı dolandırıcılığının TCK 245/1’de yer alan şekli eşler arasında işlenirse suçu işleyen eş hakkında ceza verilmez.

TCK 245/1’de başkasına ait kredi kartı üzerinde işlenen kötüye kullanma suçu yer almıştır. Bunun ayrıntılarına yukarıda değindik. İşte bu suçun eşler arasında işlenmesi durumunda, suçu işleyen eş için şahsi cezasızlık nedeni söz konusu olur ve ceza verilmez. Ancak suçun işlendiği sırada evliliğin hukuken devam eden bir evlilik olması ve haklarında ayrılık kararı verilmemiş olması gerekir.

  • Kredi kartı dolandırıcılığının TCK 245/1’de yer alan şekli; üstsoy yahut altsoya karşı veya aynı derecede kayın hısımlarına karşı veya evlatlığa – evlat edinene karşı işlenirse faile ceza verilmez.

Üstsoy; kişinin annesi – babası, nene – dedesi ve bu şekilde yukarıya doğru devam eden silsilede yer alan kişileri ifade eder. Altsoy ise; çocuklar, torunlar, onların da çocukları diye aşağıya doğru devam eden silsileye denir. İşte TCK 245/1’de yer alan başkasına ait kredi kartının kötüye kullanılması suçu bu kişilere karşı işlenirse gene şahsi cezasızlık nedeni söz konusu olur ve faile ceza varilmez. Aynı şekilde kişinin eşinden ötürü ortaya çıkan kayın aytsoy ve üstsoya karşı da şahsi cezasızlık söz konusu olur. Gene benzer şekilde evlatlığa veya evlat edinene karşı işlenen TCK 245/1 suçunda da şahsi cezasızlık nedeni söz konusu olur.

  • Kredi kartı dolandırıcılığı suçunun TCK 245/1 ve TCK 245/3’de yer alan şekilleri bakımından failin saiki cezasızlık nedeni doğurabilir.

TCK 245 suçunun her üç işleniş şekline de yukarıda değindik. İşte TCK 245/1 ve TCK 245/3 düzenlemelerinde yer alan suçlarda failin yarar sağlama kastı ile hareket etmediği durumlarda suç işlenmiş sayılmaz. Ancak TCK 245/2’de yer alan düzenlemede failin kastı önem taşımaz ve fiilin gerçekleşmesi ile ceza yaptırımı sorumluluğu doğar.

  • Kredi kartı dolandırıcılığının TCK 245/1’de yer alan şekli aynı konut içerisinde birlikte yaşayan kardeşler arasında işlenmişse faile ceza verilmez.

Eğer kardeşler aynı konut içerisinde yaşıyorsa ve bunlardan biri diğerine karşı TCK 245/1’de yer alan başkasının banka veya kredi kartını kötüye kullanma suçunu işlemişse bu kardeşe ceza verilmez. Şahsi cezasızlık nedeni söz konusu olur.

Bu saydıklarımız genel olarak cezasızlık nedenleri ve cezayı kaldıran nedenler idi. Bunların yanında somut olaya yönelik özel olarak cezayı azaltacak veya kaldıran nedenler olabilir. Tabi bunun yanında cezanın artırılmasını gerektiren durumlar da söz konusu olabilir. İşte bu nedenle bu değerlendirmenin bilişim alanında deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki yardımı ile yapılması gerekir.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Bankanın Sorumluluğu

TCK 245 banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda ilgili banka mağdur değil suçtan zarar gören konumundadır. Ancak suçun işlenmesinde banka çalışanının iştiraki söz konusu ise bu banka çalışanı da durumun özelliğine göre müşterek fail olabileceği gibi yardım eden veya azmettiren de olabilir. Somut olayın şartları değerlendirilmelidir. Ancak bu şekilde bankanın suça iştirak iradesi bulunmadığı zaman banka çalışanları suçta sorumlu olmaz. TCK 245 suçunun işlenmesinde bankaya yarar sağlanması durumunda banka tüzel kişisine ceza değil güvenlik tedbiri uygulanır. Zira tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulamak mümkün değildir. Tabi banka çalışanlarına cezai yaptırım uygulamak mümkündür.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçu Mağduru Ne Yapmalı?

Kredi kartı dolandırıcılığı mağduru, eğer dolandırma fiili devam ediyor yani sonlanmamışsa durumu faile belli etmeden oyalamaya yönelik hareketlerde bulunup bir yandan da kolluk veya doğrudan savcılığa başvurmalıdır. Bunun haricinde doğrudan bankasıyla iletişime geçerek durumu bankaya da bildirmesi çok önemlidir. Tabi burada en önemlisi bilişim alanında deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğine başvurmaktır. Ceza avukatı uygulamaya hakim olduğundan somut olaya yönelik izlenmesi gereken en hızlı ve etkin yolu tespit ederek kişiye yardımcı olacaktır.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçu ile Birlikte Başka Suçların da İşlenmesi

Kendisine ait olmayan bir kart üzerinde kredi kartı dolandırıcılığı suçu işlenirken (TCK 245/1) bu suç ile birlikte hırsızlık suçu, yağma (gasp), dolandırıcılık suçu, güveni kötüye kullanma suçları işlenmesi durumunda bu suçlardan ötürü ayrıca cezalandırma yapılır. Yani fail bu kartı elde ederken veya kullanırken ayrıca bu suçları da işlemişse her iki suçtan ötürü cezalandırılır. Bu diğer suçlar için öngörülen cezalar için üzerlerine tıklayarak ilgili yazılarımıza bakabilirsiniz.

TCK 245/2’de sahte olarak kart üretimi ve bunun devri suç olarak düzenlenip cezai yaptırıma bağlanmıştı. Bu sahte kartın kullanılması TCK 245/2’de yer almıyordu. Bu sahte kartın kullanılarak yarar elde edilmesi TCK 245/3 düzenlemesinde yer alan ve cezalandırılan bir suçtu. İşte sahte kartı üretip de kullanan kişi hem TCK 245/2 hem de TCK 245/3’den ötürü ayrı ayrı cezalandırılmaz. Böyle bir durumda yalnızca TCK 245/3’den ötürü cezalandırılma yapılır. Bunlar için öngörülen cezalara yukarıda değindik.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme

Türk Ceza Kanunu içerisinde yer alan suçların bir kısmı için soruşturma ve kovuşturma yapabilmek için mağdurun olayı şikayet etmiş olması şart iken bazı suçlar için mağdurun herhangi bir şikayeti aranmaz. Hatta bu suçlarda mağdurun şikayeti değil ihbarı söz konusu olur. TCK 245 kredi kartı dolandırıcılığı suçu bakımından da şikayet aranmaz. Yani savcılık re’sen olaydan haberdar olur olmaz soruşturma işlemlerine başlar.

Mağdurun şikayetten vazgeçerek soruşturmanın sonlanması veya davanın düşmesi sonucunu doğurabilmesi için ortada takibi şikayete bağlı bir suç olmalıdır. Kredi kartı dolandırıcılığı suçu yukarıda belirttiğimiz üzere takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Dolayısıyla bu suçta şikayetten vazgeçme imkanı söz konusu değildir. Mağdur her ne kadar “şikayetçi değilim, şikayetimi geri alıyorum” gibi ifadeler verse de bunlar hukuken sürecin sona ermesini sağlamaz. En fazla mahkemede bir kanaat oluşturabilir ancak cezai süreç devam eder.

 

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Etkin Pişmanlık ve Zamanaşımı

Failin suç fiilini işledikten yani suç işlendikten sonra söz konusu olabilir. Faili suçu işledikten sonra pişman olarak mağdurun zararını giderirse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezasında indirim yapılmasını sağlayabilir. TCK 245 banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda etkin pişmanlık yalnızca birinci fıkraya giren durumlarda söz konusu olabilir. Yani TCK 245/1 suçunda yer alan başkalarının kredi kartları üzerinde kötüye kullanma suçu bakımından etkin pişmanlık söz konusu olabilirken, TCK 245/2 ve TCK 245/3’de yer alan sahte kartlar ile ilgili suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak mümkün değildir.

Fail eğer ceza davası başlamadan yani savcılık aşamasında pişman olur ve suç ile ilgili gerekli bilgileri itiraf ederek mağdurun uğradığı zararı giderirse cezasında ⅔’e kadar indirime gidilir. Bu durumda verilecek olan ceza 1 yıl ile 2 yıl arasında hapis cezası ve 3 bin güne kadar adli para cezası olur.

Fail yargılama esnasında yani kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterir ve suça ilişkin bilgileri itiraf ederek mağdurun zararını giderirse cezasında ⅓’e kadar indirim yapılır. Yani 2 yıl ile 4 yıl arasında hapis cezası ve 6 bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir.

Dolayısıyla takibi şikayete bağlı suçlar için söz konusu olan 6 aylık şikayet süresi TCK 245 suçu için geçerli değildir. Bu suç her zaman soruşturulup kovuşturulabilir. Ancak şikayet süresi söz konusu olmasa da dava zamanaşımı süresi söz konusudur. Buna göre TCK 245 suçu işlendiği zaman bu fiille ilgili olarak 8 yıl içerisinde ceza davası açılıp sonuçlandırılmış olmalıdır. Aksi halde davanın düşmesi sonucu doğacaktır.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Takibi şikayete bağlı olan suçlar açısından uzlaşma görüşmeleri kapsamında yargılama öncesinde mağdur ile fail görüştürülerek bir sonuca ulaşmaya çalışılır. Ancak kredi kartı dolandırıcılığı suçu takibi şikayete bağlı olmadığından uzlaşma kapsamında değildir. Dolayısıyla bu suçta soruşturma aşaması tamamlanınca direkt olarak kovuşturma aşamasına geçilir. Tabi kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yahut iddianamenin reddi durumları haricinde.

Kredi kartı dolandırıcılığı suçu yukarıda ayrıntılarına değindiğimiz üzere kanuni ceza üst sınırı 10 yılın altında kalan suçlardandır. Dolayısıyla bu suçla ilgili yargılamayı yapacak olan mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Mahkemece verilen hapis cezası hükmünün adli para cezasına çevrilebilmesi için mahkemenin verdiği ceza süresinin 1 yılın altında kalması şarttır. Kredi kartı dolandırıcılığı suçunda 1 yılın altında ceza verilmesi durumu bazı durumlarda söz konusu olabilse de gene de bu suçtan ötürü adli para cezasına çevirme söz konusu olmaz. Çünkü yukarıda ayrıntılı olarak değindiğimiz üzere bu suçta hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedileceği belirtilmiştir. Her iki cezanın uygulandığı durumlarda hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 2 yılın altında kalan hapis cezası hükmünün infazının engellenmesi anlamına gelir. Daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş failin bu suçtan ötürü alacağı ceza 2 yılın altında kalırsa HAGB kararı verilerek faile 5 yıllık denetim süresi tanınır ve bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi durumunda hiç suç işlememiş gibi sonuç doğar. Ancak bu süre içerisinde tekrar kasıtlı bir suç işleyen faile iki ceza birlikte uygulanır.

Cezanın ertelenmesi kararı da aynı şartlar altında verilir. Ancak tek farkı buradaki 1 ile 3 yıl arasında değişen bir denetim süresi tanınır ve  sürenin iyi halli geçirilmesi durumunda faile verilen ceza infaz edilmiş kabul edilir.

Kredi Kartı Dolandırıcılığı Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere TCK 245 suçu çok ciddi bir suçtur. Önemle takip edilmesi gereken bir cezai süreçtir. Hem fail bakımından hem de mağdur bakımından önemli sonuçlar doğurur. Buna bağlı olarak sürecin büyük bir hassasiyet ile en başından beri üzerinde durmak gerekir. Bunun en sağlıklı yolu ise bilişim alanında tecrübe sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğini almaktır.

Bu makale faydalı mıydı?