iştirak nafakası

İştirak Nafakası

İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası çocuğun bakımını, eğitimini ve diğer temel ihtiyaçlarını konu edinir. Boşanma kararı ile birlikte hakimin re’sen karar vermesi gereken bir nafaka türüdür. Boşanma davasında kararın kesinleşmesi ile birlikte çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eş bu kapsamda bir miktar parayı diğer eşe çocuk için kullanılması üzere verir.

Aşağıda ayrıntılarına ve istisnalarına değineceğimiz üzere çocuk ergin olana kadar verilmesi gereken bir miktardır. Çocuk için nafaka ödeme işi esasen boşanma sürecinin başlangıcı itibariyle başlar. Ancak bu süreçteki ismi tedbir nafakasıdır. Boşanma sürecindeki tedbir nafakası boşanma kararı ile birlikte iştirak nafakasına dönüşür. Ancak ikisi aynı miktarda olmak zorunda değildir.

İştirak nafakası taleple bağlı olmadığı gibi kusurdan da bağımsızdır. Önemli olan boşanmanın çocuk üzerindeki olumsuz etkisinin azaltılması ve çocuğun geçim standartlarının korunmasıdır. Bu nedenle ödenmemesi halinde icrası bakımından da hukuki kolaylık söz konusudur.

Kimler Talep Edebilir?

İştirak nafakasında çocuğun asgari yaşam standartları gözetilir. Çocuğun bu geçimine yönelik olarak dava açma hakkı Türk Medeni Kanunu m. 329 düzenlemesinde yer almıştır. Buna iştirak nafakası davası denir ve ayrıntılarına aşağıda değinilmiştir. Buna göre;

  • Çocuk ile fiilen ilgilenen anne veya baba
  • Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahip değilse kendisine atanmış olan kayyım veya vasi
  • Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahip ise kendisi

dava açma hakkına sahiptir. Dolayısıyla kimler iştirak nafakası talep edebilir sorusuna verilebilecek yanıt da bu saydığımız kişiler olacaktır. Burada söz konusu ettiğimiz düzenleme nafaka davası için hak sahibi olan kişilerdir. Bunun anlamı iştirak nafakasının ayrıca boşanma davası haricinde de açılabileceğidir. Konunun ayrıntıları için “nafaka davası” başlıklı yazımıza bakılabilir.

İştirak Nafakasının Şartları

Öncelikle iştirak nafakasında kusur şartı bulunmadığını belirtmemiz gerekir.  Zaten çocuğun kusuru boşanmaya etki edebilecek bir kusur değildir. Bununla beraber iştirak nafakası için talep şartı da bulunmamaktadır. Zira bu nafaka türü çocuğun hayat standartlarının korunmasını amaçlar. Bu nedenle hakimin re’sen hükmetmesi gereken kararlar arasında yer alır. Bununla  beraber boşanma veya ayrılık kararı kesinleşmiş olmalıdır. Bu önemli bir şarttır çünkü boşanma sürecinde iştirak nafakası değil tedbir nafakası söz konusu olur. 

Ayırca iştirak nafakası için dava açılacağı zaman yukarıda bahsettiğimiz dava açmaya yetkili kişilerin bu davayı açması gerekir. Bununla aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere gerekli sürede ve görev – yetki sahibi mahkemede dava açılmalıdır.

İştirak Nafakası Neye Göre Belirlenir?

İştirak nafakası her somut olaya göre değişen bir miktar gösterebilir. Burada belirleme öncelikle; çocuğun yaşadığı sosyal ortama, yaşına, eğitim durumuna, velayet hakkını elinde bulunduran eşin maddi imkanlarına, ilgili çocuğun varsa gelir durumuna ve en önemlisi iştirak nafakası ödeyecek olan eşin maddi durumuna göre yapılır.

Buna göre ilköğretim 3. sınıf öğrencisi için belirlenecek iştirak nafakası miktarı ile üniversite 3. sınıf öğrencisine ödenecek nafaka miktarı aynı olmayacaktır. Velayeti elinde tutan eşin çok zengin ve velayet hakkına sahip olmayan eşin çok fakir olması durumunda belirlenecek nafaka miktarı ile tam tersi durumda belirlenecek olan nafaka miktarı da aynı olmaz.

Bu çerçevede uygulamada gördüğümüz kadarıyla bir çocuk için aylık 250 TL’lik cüz’i nafaka miktarı belirlenebilirken 100 bin TL gibi ciddi bir rakam da belirlenebilir. Bu tamamen yukarıda bahsettiğimiz imkan ve şartlar ile ilgilidir.

İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?

İştirak nafakasının nasıl talep edilebileceğine ilişkin olarak kesin bir matematiksel formül söz konusu değildir. Yukarıda bahsettiğimiz etkenler hesaplamada temel hareket noktası olur. Bununla beraber hakim gerekli gördüğü zaman bilirkişi incelemesi, uzman yardımı vs. alabilir.

İştirak nafakasına talep aranmaksızın hükmedileceğine ancak talep etme imkanının da olduğuna değinmiştik. Ayrıca nafaka davası ile de talep edilebiliyordu. İşte bu tarz durumlarda iştirak nafakası talep edildiği zaman hakimin iştirak nafakası olarak belirleyeceği miktar talep edilen miktarı geçemez. Hesaplamada üst sınır olarak talep edilen miktar kabul edilecektir.

Kanuni düzenlemede iştirak nafakasının aylık olarak ve peşin surette ödeneceği hükme bağlanmıştır. Talep edilmesi halinde hakim bu miktarın sonraki senelerde ne şekilde artacağını da peşinen hüküm altına alabilir. Burada enflasyon oranı, altın – döviz artış oranı, değişecek olan yaşam standartları ve gelişmeler göz önüne alınarak bir hesaplama yapılır. Bu şekilde bir artış miktarı belirlenmemesi durumunda nafaka artırım davası açarak bu talep yöneltilir.

İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

İştirak nafakası ergin olmayan çocuk içindir. Buna bağlı olarak çocuğun 18 yaşına gelmesi yahut mahkeme kararı ile ergin kılınması sonucu sona erer. Yani çocuk 18 yaşına gelene kadar veya başka yollarla ergin kabul edilene kadar ödenir. Dolayısıyla evlenen çocuk için iştirak nafakası sona erer. Ancak çocuk 18 yaşını doldurmuş olsa bile devam eden bir eğitim hayatı söz konusu olduğunda iştirak nafakası kesilmez ve ödenmeye devam edilir.

İştirak Nafakası Davası Nedir?

Türk Medeni Kanunu düzenlemeleri uyarınca boşanma sonucu velayeti elinde bulundurmayan eş gücü oranında çocuğun geçimine iştirak etmek zorundadır. Bu zorundalık nedeniyle iştirak nafakası hakimin re’sen hükmetmesi gereken kararlardan sayılmaktadır. Ancak kimi durumlarda;

  • Velayeti elinde bulundurmayan eşin davada karar verildiği zaman maddi durumu iştirak nafakası vermeye uygun olmayabiliyor. 
  • Yahut anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar velayeti elinde tutmayan eşin bunu vermeyeceğini kararlaştırmış olabilir. 
  • Bazı durumlarda ise hakim buna hükmetmeyi ihmal etmiş olabilir. 
  • Ayrıca evlilik dışı doğan çocuğun baba tarafından tanınması halinde velayeti elinde bulunduran anne babaya karşı iştirak nafakası talep etme hakkı kazanır.

İşte tüm bu durumlar gözününde bulundurularak iştirak nafakası davası düzenlenmiştir. 

İştirak Nafakası Davası Nasıl Açılır?

İştirak nafakası davasını açabilecek kişileri yukarıda “kimler iştirak nafakası talep edebilir” başlığı altında anlattık. Bu dava burada sayılan kişilerce açılmalıdır. Velayet hakkını elinde tutan eş ise bu hakkı elinde tuttuğu müddetçe bu davayı açma hakkına sahiptir. Ayrıca bu davanın açılabilmesi için herhangi bir süre söz konusu değildir. Her zaman açılabilir.

Dava açmadan önce ön hazırlığın iyi yapılması gerekir. Hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak adına sürecin çok iyi biliniyor olması lazımdır. Gene iyi bir boşanma avukatının hukuki yardımına başvurmak burada önem arz eder. Nafaka davasının nasıl açılacağına ve sürecin ne şekilde işletileceğine ilişkin en doğru cevabı deneyim sahibi bir boşanma avukatı verecektir.

Eksiksiz ve hatalı fazlalıkların bulunmadığı bir dilekçe hazırlanmalı ve nafaka talebinin haklılığına ilişkin hukuki dayanaklara yer verilmelidir. Yargılama masraflar mahkeme veznesine ödenmeli görev – yetki sahibi mahkeme muhatap alınmalıdır.

İştirak Nafakasının Artırılması ve Kaldırılması

İştirak nafakasının artırılması isteniyorsa “nafaka artırım davası” açılması gerekir. Bu dava değişen şartlara ve ihtiyaçlar ile imkanlara dayanır. Bu davada mahkeme eğer uygun görürse iştirak nafakasını artıracaktır. 

Hakim eğer nafakanın ne şekilde artacağına karar ile birlikte hükmetmemişse bu dava yolu izlenecektir. Hakim ne şekilde artış gösterileceğine ilişkin bir karar vermiş olsa bile değişen önemli şartlar sebep olarak gösterilerek nafaka artırım davası açılabilir.

Nafaka borçlusunun nafakanın azaltılmasına yönelik talebi de gene imkanlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda değişen şartlara göre benzer bir davaya konu edilebilir. 

Diğer tüm nafaka türlerinde olduğu gibi iştirak nafakası da nafaka borçlusunun ölümü ile sona erer. Burada otomatik olarak bir sona erme durumu söz konusudur. Bununla beraber yukarıda “iştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir” başlığında bahsettiğimiz sınırlar iştirak nafakasının kaldırılması konusunda geçerlidir. Yani 18 yaşına gelen veya mahkeme kararıyla ergin kılınan çocuğa ödenen iştirak nafakası kalkar. Dolayısıyla evlenen çocuğa ödenen nafaka da sona erecektir. 

İştirak Nafakasına İtiraz

Hakimin boşanma veya ayrılık kararlarına bağlı olarak verdiği nafaka hükmüne itiraz, kanun yoluna başvurmak şeklinde yapılabilir. Burada kanun yolu istinaf kanun yoludur. Boşanma kararının kendisi istinaf edildiği zaman otomatik olarak fer’ileri niteliğindeki nafaka kararına da itiraz edilmiş olur. Ancak boşanma kararına değil de sadece feri’isi olan nafaka hükmüne de itiraz edilebilir. Bu da dediğimiz gibi istinaf yolu ile mümkündür. 

İştirak nafakası davasında verilecek karara itiraz da aynı şekilde istinaf kanun yolunun izlenmesidir. Halihazırda ödenen iştirak nafakasının miktarına yönelik bir itiraz ise “nafaka uyarlama davası” yolu izlenerek gerçekleştirilebilir. Nafaka ödeyen kişi değişen şartları dayanak olarak gösterip ödediği nafakanın değiştirilmesini talep edebilir.

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda nafaka alacağı sahibi kişi nafaka borçlusuna karşı icra kanalı ile takip başlatabilir. Bu durumda cebren tahsil söz konusu olur. Nafaka alacağı önemine binaen icra takibi kuralları içerisinde ayrıcalıklı takip imkanları sunulan bir alacak türüdür. Sıra cetvelinde 1. sıra alacaklardan kabul edilir. Yani haciz ve cebren satış yoluna gidildiği zaman nafaka alacağı ilk olarak bu satış bedelinden tamamı ile tahsil edilir.

Bununla beraber nafaka alacağı ile ilgili olarak nafaka borcu olan kişinin maaşına haciz konulabilir. Bu durumda nafaka alacağının tamamı bu maaş içerisinden kesilir. Yani en fazla ¼ oranında kesinti yapılabileceği kuralı nafaka alacağı için geçerli değildir. Normal şartlarda yasak olan emekli maaşına haciz koydurma işlemi de nafaka alacağı için yasak değildir. Yani emekli maaşı bile haczedilebilir.

Tüm bunların yanında nafaka alacağı bulunan kişi nafaka borcunu ödemeyen eşi şikayet ederse İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca üst sınırı 3 ay olan bir tazyik hapsi söz konusu olur. Burada bir ceza yargılama süreci olmaksızın kişiye hapis cezası verilmektedir. Kişi bu 3 aylık ceza süresi içerisinde borcunu öderse eğer hapis cezası kaldırılır. Ayrıca bu ceza güncel nafaka alacağı için getirilmiş bir kuraldır. Biriken alacak bu kapsamda cezalandırılmaz.

Görüldüğü üzere nafaka alacağı hukuk düzenince önemsenmiş ve tahsili kolaylaştırılmıştır. Ayrıca bu borcu ödemeyen kişi için ağır sonuçlar öngörülmüştür.

Dikkat Edilmesi Gereken Süreler

İştirak nafakası boşanma davasında fer’i nitelikte verilen bir karar olması dolayısıyla burada dikkat edilmesi gereken bir süre söz konusu değildir. İştirak nafakası davası ise yukarıda değindiğimiz üzere herhangi bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. Her zaman açılabilecek bir davadır.

Bununla beraber kural olarak mahkeme ilamlarının icra edilebilmesi 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak nafaka hükmü bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. 10 yıldan uzun bir süre geçmiş olsa bile nafaka hükmünü barındıran mahkeme kararı geçerliliğini sürdürür.

10 yılın geçmesine rağmen geçerli olma kuralı nafaka kararına ilişkindir. Biriken nafaka alacağı için geçerli değildir. 10 yıldan beri ödenmeyen ve hakkında takip başlatılmamış olan nafaka alacağı zamanaşımına uğrar. Kişi ancak takibi başlatmasından itibaren 10 sene öncesine kadarki nafaka alacağı için talepte bulunma hakkına sahiptir.

Bu Davada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma, ayrılık, velayet ve diğer tüm aile hukukuna ilişkin davalarda olduğu gibi nafaka davasında da görevli mahkeme aile mahkemeleridir. İster boşanma davasında verilecek iştirak nafakası hükmü olsun isterse de ayrıca açılacak nafaka davası olsun görevli mahkeme aile mahkemesidir. 

Bazı bölgelerde nüfusun azlığı dolayısıyla aile mahkemesi kurulmamış olabilir. Böyle durumlarda nafakaya ilişkin talepler asliye hukuk mahkemesine yöneltilecektir. Yetkili mahkeme ise taraflardan birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yani taraflardan birisinin ikamet adresinin bulunduğu yerdeki aile mahkemesi (yoksa asliye hukuk mahkemesi) görev ve yetki sahibidir.

Boşanma Avukatının Önemi

Boşanma süreci tarafları manevi olarak etkilediğinden daha fazla çocukları etkiler. Boşanma sonrasında da çocuklar aynı şekilde bu durumun etkisi halinde kalırlar. Bu nedenle boşanma sürecinin hatasız ve hızlı olarak sonuçlandırılması ve mahremiyet bilinci içerisinde tamamlanması gerekir. Burada boşanma ve nafaka konularında deneyimli bir boşanma avukatı önemli role sahiptir.

Bununla beraber iştirak nafakası maddi olarak önemli bir destektir. Hatta önemine binaen yukarıda anlattığımız üzere ödenmemesi hali için ciddi sonuçlar öngörülmüştür. Bu desteğin gerektiği gibi sağlanabilmesi için hukuki zeminde gerekli savunma ve taleplerin yapılması zorunludur. Bu noktada da bir boşanma avukatının hukuki desteği önem taşır.

Bu makale faydalı mıydı?