Hasta hakları

Hasta Hakları ve Şikayet Yolu

Hasta hakları, hastaların hem beden hem de ruh sağlıklarının korunması adına çok önemli haklardır ve bu işin ciddi bir hukuki boyutu vardır. Tıbbi müdahalenin sağlıklı ilerleyebilmesi adına hastaların haklarını ve sorumluluklarını bilip buna uygun hareket etmesi gerekir.

Yazımızda iki temel meseleyi inceleyeceğiz: hasta hakları nelerdir ve hasta hakları ihlalinde nasıl bir şikayet yolu izlenebilir. Önemli bir konu olduğu için sırasına göre okumanızı tavsiye ederiz.

Hasta Hakları Mevzuatı ve Hasta Hakları Yönetmeliği

Hasta haklarının hukuki arka planının olduğunu söyledik. Bu konuda bazı mevzuat düzenlemeleri vardır.

  • Anayasa madde 56 (Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması)
  • Anayasa madde 17 (Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı)
  • 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi madde 355 (Sağlık hizmetleri)
  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
  • 23420 Resmi Gazete sayılı Hasta Hakları Yönetmeliği

Görüldüğü üzere ciddi bir hukuki düzenleme mevcut. Ancak hasta haklarının neler olduğu, şikayet prosedürü vs. ayrıntılı olarak Hasta Hakları Yönetmeliğinde yer almıştır. Biz de yönetmelik hükümleri doğrultusunda konuyu açıklayacağız.

Hasta Hakları Nelerdir?

Yukarıda da belirttiğimiz üzere hasta haklarının ayrıntısı yönetmelikte kategorik olarak yer almıştır. Bunları genel olarak izah etmeden önce bir tablo ile göstermekte yarar görüyoruz. Şöyle ki:

Hasta Hakları Nelerdir?
Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma -Adalet ve hakkaniyete uygun faydalanma

-Hizmetten nasıl yararlanacağı bilgisini isteme

-Sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme

-Personeli tanıma, seçme ve değiştirme

-Öncelik sırasının belirlenmesini isteme

-Tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakım

-Tıbbi gereklilikler dışında müdahale yasağı

-Tıbbi özen gösterilmesi

Sağlık Durumu ile İlgili Bilgi Alma -Bilgilendirmenin kapsamının belirli olması

-Kayıtları inceleme

-Kayıtların düzeltilmesini isteme

-Yakınlara bilgi verilmesini yasaklama

Hasta Haklarının Korunması -Hasta mahremiyetine saygı gösterilmesini isteme

-Rıza dışında tıbbi ameliyeye tabi tutulmama

-Bilgilerin gizli tutulması

Tıbbi Müdahaleye Rıza -Hastanın rızası veya kanuni temsilcinin izni

-Tedaviyi reddetme veya durdurma

-Alışılmış olmayan tedavilerin uygulanmaması

-Organ ve doku alınmasında rıza

-Gebeliğin sona erdirilmesi

Tıbbi Araştırmalar -Tıbbi araştırmada rıza

-Gönüllünün korunması ve bilgilendirilmesi

-Rızanın alınmasında usul ve şekle uyma

Diğer Haklar -Güvenliğin sağlanması

-Dini vecibeleri yerine getirebilme

-İnsani değerlere saygı gösterilmesi ve ziyaret

-Refakatçi bulundurma

-Sağlık hizmetinin hastane dışında verilmesi

ÖNEMLİ: Bu saydığımız hakların her birisi kendi içerisinde hukuk tekniği bakımından önemli ayrıntılar içermektedir. Bu nedenle hasta haklarına ilişkin hukuki süreçlerde avukat yardımı almak önemlidir. Aksi halde haklı iken haksız çıkma durumu söz konusu olabilir. Şimdi bu hakları genel olarak izah edeceğiz.

Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma Hakkı:

Bütün hastalar, adalet ve hakkaniyet kuralları çerçevesinde sağlıklı yaşamın desteklenmesi ile ilgili çalışmalar ve sağlık hizmetleri de dahil olacak şekilde, ihtiyacına en uygun sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir. Hastaların bu hakkı aynı zamanda bütün sağlık kuruluşlarının bu adalet ve hakkaniyete uygun davranma sorumluluklarını da belirir.

Sağlık Hizmetlerinden Nasıl Yararlanacağına Dair Bilgi İsteme Hakkı:

Bütün hastalar, sağlık hizmetlerinden ne şekilde yararlanacağına ilişkin bilgi isteme hakkına sahiptir. Bu bilgilendirme: hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, ilgili sağlık kuruluşunun imkanlarının neler olduğunu ve bu imkanlardan faydalanma usulünün neler olduğunu kapsar.

Bütün sağlık kuruluşları bu kapsamda yeterli bilgi içeren broşürler hazırlamak, hastaları bu konularda bilgilendirmekle görevli birimler oluşturmak zorundadır. Hastanın bu konularda bilgilendirilmemesi ağır bir ihlaldir.

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme Hakkı:

Hastalar sağlık kurum ve kuruluşları arasında seçme ve seçtiği kuruluşun tüm imkanlarından yararlanma hakkına sahiptir. Ancak ilgili sağlık kuruluşunun tabi olduğu mevzuat kurallarına uygun hareket edilmesi gerekir.

Gene mevzuatta yer alan kurallar çerçevesinde hasta, tedavi gördüğü sağlık kuruluşundan başka bir kuruluşa sevk edilmesini isteyebilir. Tabi bu değişimin hasta için hayati tehlike doğurmayacağı veya durumunu ağırlaştırmayacağı  hekim tarafından belirlenmelidir.

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup, mevzuatta yer alan sevk kuralları  dışında seçim yapan kişiler aradaki ücret farkını ödemek zorunda kalabilir. Tabi acil vakalar bu kuralın istisnasıdır. Hastanın ilgili sağlık kuruluşunda kalmasında tıbben bir fayda kalmamışsa bu durum hastaya bildirilir.

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme Hakkı:

Bir hasta talep edecek olursa, kendisine sağlık hizmeti veren doktorların ve diğer çalışanların kimliği, görev ve unvanları hakkında bilgi edinebilir. Mevzuat kuralları çerçevesinde bir hasta kendisine tıbbi müdahalede bulunacak olan hekim veya sağlık personelini seçme veya değiştirme hakkına sahiptir. Eğer bu şekilde seçme veya değiştirme imkanı kullanıldığı zaman bir ücret farkı ortaya çıkıyorsa bu fark hasta tarafından karşılanır.

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme Hakkı:

Bir sağlık kuruluşu, hizmet verme noktasında yetersiz kalıyorsa, hizmeti zamanında karşılayamıyorsa,  imkanları kısıtlı ise hastanın öncelik hakkının tıbbi kriterler doğrultusunda belirlenmesini talep etme hakkı vardır. Acil ve adli olaylar, yaşlı ve engelli hastalar hakkında öncelik – sonralık sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat kuralları uygulanır.

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım İsteme Hakkı:

Bütün hastalar, modern tıbbi bilgi ve teknik altyapı imkanlarının gereklerine uygun şekilde teşhis konması, tedavisinin yapılması ve bakımını isteme hakkına sahiptir. Tıp bilimi ilkelerine ve mevuzat kurallarına aykırı yahut aldatıcı şekilde teşhis yahut tedavi yapılamaz.

Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Edilmesini İstememe Hakkı:

Teşhis, tedavi yahut koruma ile ilgili olmayan, ölüme veya hayati tehlikeye yol açma ihtimali olan veya vücut bütünlüğüne halel getirecek, akli – bedeni gücü azaltacak hiçbir işlem yapılamayacağı gibi talep de edilemez.

Ötenazi (Hastanın Ölmeyi Seçmesi) Meselesi:

Bir hasta filen tıbbi yollarla öldürülmesini (aktif ötenazi) yahut durdurulması halinde öleceği kesin bir tedavinin durdurulması yoluyla öldürülmeyi seçemez. Yani Türk Hukukunda ötenazi yasaktır. Bunu kimse, ne kendisi ne de başkası adına talep edemez. Ancak normal şartlar altında tıbbi müdahalenin veya tedavinin reddi mümkündür.

Tıbbi Özen Gösterilmesini İsteme Hakkı:

Sağlık personeli, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni göstermek zorundadır. Hastanın öleceği kesin olsa, sağlığını korumak mümkün olmasa bile, hastanın acısını azaltmaya veya dindirmeye çalışması zorunludur.

Sağlık Durumu ile İlgili Bilgi Alma Hakkı:

Bütün hastaların şu konularda bilgilendirilmesi zorunludur:

  • Hastalığın muhtemel sebepleri ve ne şekilde seyredeceği
  • Tıbbi müdahaleyi kimin, nerede, ne şekilde ve nasıl yapacağını, bu müdahalenin tahmini ne kadar süreceği
  • Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri
  • Olası komplikasyonlar
  • Tedaviyi reddetme halinde ortaya çıkabilecek fayda ve riskler
  • Tedavide kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
  • Hastanın sağlığı açısından kritik olan yaşam tarzı önerileri
  • Gereken hallerde aynı konuda tıbbi yardıma nasıl ulaşabileceği

Kayıtları İnceleme ve Düzeltilmesini İsteme Hakkı:

Bütün hastalarla ilgili tıbbi sürecin kayıtları hastanelerde yer alır. Bütün hastalar, sağlık durumu ile ilgili bilgilerin bulunduğu dosya ve kayıtları, doğrudan kendisi veya vekili yahut kanuni temsilcisi aracılığı ile inceleyebilir yahut bir kopyasını alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilişiği olan kişilerce görülebilir.

Bununla birlikte hastalar, bu kayıtlarda yer alan tıbbi veya şahsi bilgilerde eksiklik bulunması halinde bunun tamamlatılmasını, düzeltilmesini isteyebilir. Hasta bu kayıtlara itiraz edebilir, yeni sağlık kuruluşu nezdinde yeni rapor düzenlenmesini talep edebilir.

Hastanın bu şekilde kayıtları incelemesi, suret alması, düzeltmesi veya bilgilendirilmesi işlemleri belirli bir usule tabi olarak yapılır. Bununla birlikte bilgi verilmesi caiz olmayan haller de vardır. Ancak uygulamada sağlık personelinin bu durumu suistimal ederek işini sürüncemede bıraktığı görülebilmektedir. Bu süreçte hak kaybı yaşamamak adına avukat yardımı almakta yarar vardır.

Başka Kişilerin Bilgilendirilmesini Yasaklama Hakkı:

Hasta, sağlık durumu ile ilgili olarak yakınlarının yahut hiç kimsenin bilgilendirilmesini istemeyebilir, bu konuda talepte bulunabilir. Hatta kendisinin dahi bilgilendirilmemesini isteyebilir. Bu hak tabii ki mevzuat kuralları çerçevesinde kullanılabilir. Bu şekilde başkalarının bilgilendirilmesini yasaklayan hasta, bu talebini geri çekme hakkına da sahiptir. Bu imkanların yazılı olarak kullanılması gerekir.

Hasta Mahremiyeti Hakkı:

Hastalara tıbbi müdahalede bulunurken mahremiyetine saygı göstermek zorunludur. Hasta ölse bile mahremiyeti korunmaya devam edilir. Hastanın da bu yönde talepte bulunma imkanı vardır. Hasta mahremiyeti şunları kapsar:

  • Hastanın tıbbi durumu ile ilgili değerlendirmelerin gizlilik içinde yürütülmesi
  • Muayene, tedavi, teşhis, görüşme vs. her türlü tıbbi müdahalenin gizlilik içinde gerçekleştirilmesi
  • Tıbben bir sakınca olmaması halinde yanında bir yakınının bulunması
  • Tedavi ile doğrudan ilgisi olmayan kişilerin tedavi sırasında aynı ortamda bulunmasını istememe hakkı
  • Tedavi ile doğrudan ilgisi olmadığı taktirde hastanın kişisel ve ailevi hayatına müdahale etmeme
  • Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulması

Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama Hakkı:

Kanunda yer alan istisnalar hariç olmak üzere, hiç kimse rızası olmadan ve verdiği rızaya uygun olmayacak şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamaz. Eğer adli bir vaka söz konusu ve delil elde etme imkanı kişiye tıbbi müdahale yapılmasına bağlıysa hakim kararı ile bu işlem yapılabilir. Eğer gecikmesinde sakınca bulunan bir hal söz konusu ise C. savcısı kararı ile bu işlem yapılabilir.

Bilgilerin Gizli Tutulmasını İsteme Hakkı:

Hastaya uygulanan tıbbi süreç sonunda elde edilen tüm bilgiler gizli kalmak zorundadır. Kanunda yazan istisnalar hariç olmak üzere paylaşılamaz. Hastanın rızasına dayansa bile bu bilgilerin devri eğer ciddi anlamda kişilik hakkı ihlali anlamına geliyorsa bu bilgilerin paylaşılması gene mümkün olmaz.

Bu bilgileri paylaşan personel hakkında hukuki ve cezai sorumluluk doğar. O kadar ki araştırma ve eğitim maksatlı yapılan faaliyetlerde bile hastanın kimliği rızası olmaksızın paylaşılamaz.

Tıbbi Müdahalede Rıza ve İzin:

Kural olarak her türlü tıbbi müdahalede hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise veli – vasiden izin alınması gerekir. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı yahut acil işlerde  o an orada olmadığı veya hastanın kendisini ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.

Hastanın bilgilendirilmesi ve rızasının alınması olabildiğince, imkanlar elverdiği çerçevede yapılır. Yani bir engellinin bilgilendirilmesi, bilinci yarım birisi vs. somut olayın özelliklerine göre yapılabildiği ölçüde yapılır ve rızası alınır. Acil durumlarda (hayati açıdan tehlikeli durumlarda) ise hastanın rızasına ihtiyaç duyulmadan müdahale yapılır.

Tedaviyi Reddetme veya Durdurma Hakkı:

Kanun gereği mecbur olan durumlar haricinde ve ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlardan hasta sorumlu olacak şekilde, hasta kişi kendisine uygulanacak tedaviyi reddedebilir yahut uygulanmakta olan tedavinin durdurulmasını isteyebilir.

Bu durumda tedavi uygulamamaktan doğacak olan sonuçlara hastanın katlanacağına ilişkin hastadan veya yakınlarından yazılı belge alınması gerekir. Hasta tedaviyi red yahut tedaviyi durdurma hakkını kullandıktan sonra tekrar o sağlık kuruluşuna başvurabilir.

Alışılmış Olmayan Tedavi Yollarının Uygulanması:

Her türlü muayene sonrasında bilinen klasik tedavi yollarının fayda vermeyeceğinin anlaşılması karşısında hastanın da rızası varsa klasik yolların haricinde başkaca tedavi yolları denenebilir.

Ayrıca bu bilinenin dışında tedavi yolunun, hastaya faydalı olacağı ve durumunu daha kötüye götürmeyeceği MUHTEMEL olmalıdır. O güne kadar denenmemiş bir tedavi yöntemi uygulanacaksa bunun hastaya zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının MUTLAK olarak öngörülmesi gerekir.

Organ ve Doku Alınmasında Rıza:

18 yaşından küçük ve temyiz kudretine sahip olmayan kişilerden organ ve doku alınamaz. Yaş ve temyiz kudreti bakımından şartları taşıyan kişilerden organ ve doku alınması ise sıkı şartlara tabidir. Ölüden organ ve doku almak ise başka kurallara tabidir. Bununla ilgili olarak 2238 sayılı Yasa mevcuttur.

Gebeliğin Sona Erdirilmesi:

Gebeliğin sona erdirilmesi yani kürtaj dediğimiz olay sınırsız bir hak değildir. Eğer gebe evli ise eşinin de rızası gerekir. Bununla ilgili olarak 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun madde 5 hükmü mevcuttur. Buna göre gebeliğin 10 haftasına kadar kürtaja kanun izin vermektedir. Ancak bunun için gebe kadının sağlığı açısından sakınca olmaması ve kanunda yazan diğer şartların da gerçekleşmesi gerekir.

Rızası Olmadan Tıbbi Araştırmaya Tabi Olmama Hakkı:

Bir hastanın; tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı tıbbi müdahaleye tabi bulunması Bakanlığın ve o hastanın rızasına bağlıdır. İzin ve rıza şartı sağlansa bile bu tür müdahaleleri ancak bu konuda yetkin ve tecrübeli kişilerin yapması gerekir.

Bu tür araştırmalara rıza gösteren kişilerin korunması ve bilgilendirilmesi gerekir. Rızalarının alınması bile ayrı bir usul ile olur. Dolayısıyla bir hasta (özellikle üniversite hastanelerinde) öğrencilerin eğitimine malzeme yapılamaz. Bu çok ağır bir ihlaldir.

Hasta Güvenliğinin Sağlanması:

Bütün hastaların sağlık kuruluşu içerisinde güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu isteme hakkı vardır. Bu hak hasta yakınlarını ve refakatçileri de kapsar. Can ve malvarlığı bakımından güvenliğin sağlanması da sağlık kuruluşunun sorumluluğundadır.

Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma:

Sağlık kuruluşları, imkanları elverdiği ölçüde hastaların dini yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapar. Talepleri halinde bir din görevlisi ile görüşmesi sağlanabilir. Tabi bu görüşmenin hastane işleyişini aksatmaması gerekir. İfade etme kabiliyeti olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de talep gerekmeksizin din görevlisi ayarlanır.

İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret:

Hastalar kişilik değerlerine saygılı bir ortamda sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir. Sağlık hizmetlerinde görev alan personelin hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere karşı güler yüzlü, nazik ve şefkatli olmaları zorunludur.

Sağlık hizmetinin her safhasında (beklemeleri de dahil) sürecin o aşamasına ilişkin bilgilendirilmeleri gerekir. İnsan haysiyetine yaraşır ve hijyenik ortamlarda bulunmaları sağlanmalıdır.

Refakatçi Bulundurma Hakkı:

Muayene ve tedavi esanasında hastaya yardımcı olması adına mevzuatın ve kurumun imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde tedaviden sorumlu olan doktorun uygun görmesi koşulu ile refakatçi bulundurulması talep edilebilir.

Sağlık Hizmetinin Hastane Dışında Alınması Hakkı:

Hastalar belirli hallerde bulundukları yerlerden sağlık hizmetinden yararlanabilir. Bu haller şunlardır:

  • Koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesi hallerinde
  • Tıbbi sebeplerden ötürü sağlık kuruluşuna gidemeyen yahut götürülemeyen hallerde
  • Doğal afetler gibi olağan dışı durumlarda

Görüldüğü üzere hasta hakları oldukça geniş çerçevede ele alınmıştır. Uygulamada bu kurallara riayet noktasında büyük sıkıntı vardır. Türkiye sağlık alanında oldukça gelişmiş bir ülke olmasına rağmen böyle basit hasta hakları meselesi hala problemler taşır.

Bu hakların ihlali halinde veya bu haklara ulaşamama halinde avukat yardımı alınarak gerekli süreç takip edilmelidir. Şimdi bu şikayet prosedürünü inceleyeceğiz.

Hasta Haklarına Aykırılıkta Şikayet Usulü

Hastaların veya ilgili kişilerin yukarıda saydığımız hakları ihlal edildiği zaman mevzuat kuralları çerçevesinde müracaat, şikayet ve dava hakları vardır. Hangi yola başvurulacağı tamamen ilgili hak ihlaline bağlıdır.

Hastanelerde bu hakların düzgün bir şekilde uygulanabilmesi ve denetimi amacıyla hasta hakları birimi kurulur. Ayrıca Hasta Hakları Kurulu vardır ki bu kurul İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek amaçlarını taşır.

Hasta hakları birimi Hasta Hakları Kurulu ile koordineli çalışır ve sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı veya elektronik başvuruları inceler. Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı haller nedeniyle kurulun verdiği ihlal kararları, söz konusu sağlık kurum ve kuruluşuna ve personeline yazılı olarak bildirilir.

Son 6 ay içerisinde hakkında 2’den fazla hak ihlali kararı verilen sağlık çalışanı için dosya hazırlanır ve bu dosya Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.  Kurul, ihtiyaç duyarsa hasta hakları ihlaline yol açabilecek uygulamaları araştırır ve hasta haklarının korunması adına bir takım kararlar alabilir.

Sağlık kurum ve kuruluşu kendisine verilen süre içinde alınması gereken önlemleri alır, işlemlerde bulunur ve bu konuda kurulu bilgilendirir. Kurul, başvurunun kendisine ulaşmasını takip eden 30 gün içerisinde başvuruyu sonuçlandırır.

Yukarıda bahsettiğimiz Hasta Hakları Birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, herhangi bir şekilde üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Bilgi ve dosyaların resmi olarak istenmesi halinde idari soruşturma yapan görevliye ya da adli mercilere gizlilik kuralları çerçevesinde verilir.

Kurul ihtiyaç duyarsa ilgilileri davet edebilir. Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş (özel hastane) aleyhine hem maddi hem de manevi tazminat davası açılabilir. Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu (devlet hastanesi) olması halinde iptal davası, tam yargı davası veya her ikisi birlikte açılabilir.

Hasta haklarının ihlalini Devlet çalışanı veya özel sektöre çalışanının gerçekleştirmesi ihtimalleri birbirinden farklıdır. Uygulanacak yaptırımları şu şekilde gösterebiliriz:

Devlet Çalışanına Uygulanacak Yaptırım Özel Sektör Çalışanına Uygulanacak Yaptırım
Disiplin cezası uygulanabilir. (Bkz. ‘memur disiplin ve cezaları’ başlıklı yazımız. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanları disiplin cezası uygulayabilir.
Memurun fiili TCK anlamında suç ise amirinden izin alındıktan sonra soruşturma başlatılabilir. Bazı suçlar izne tabi değildir. TCK anlamında suç teşkil eden fiilden ötürü direkt olarak (izin prosedürüne gerek olmadan) cezai süreç başlatılabilir.
Direk memura dava açılamaz. Dava idareye karşı açılır. Tam yargı ve/veya iptal davası açılır. Memurun sorumluluğu bu davalara bağlıdır. Direk çalışana veya çalıştığı hastaneye karşı veya her ikisine birden dava açılarak ileri sürülebilir.

Hasta Hakları Davaları ve Tıbbi Malpraktis

Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez. Bunlar tıbbi malpraktis davasının konusudur. Yani doktor hatası bir hasta hakkı ihlali değil bambaşka bir sorumluluktur. Buradan doğan davalara tıbbi malpraktis yani doktor hatası davaları diyoruz. Bu konunun önemli ayrıntıları için ‘tıbbi malpraktis davası’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Hasta Hak ve Sorumlulukları Konusunda Avukat Desteği

Yukarıda hasta hakları ve şikayet yolları ile ilgili bilinmesi gereken önemli ayrıntılara değindik. Süreç genel hatları ile bu şekildedir ancak hiçbir somut olay sadece bu anlattıklarımızla kalmaz her somut olayın kendine has özellikleri bulunur.

Her somut olayda mevzuatın farklı noktalarına temas eden meseleler olabilir. Bu nedenle hukuki süreç öncesinde ihtimaller gözönünde bulundurularak bir hukuki yol çizilmelidir. Bu noktada yapılacak en sağlıklı iş tecrübeli avukatlarla çalışmak olur.

Bu makale faydalı mıydı?