Eziyet suçu ve cezası

Eziyet Suçu ve Cezası

Eziyet suçu, bir kişiye karşı cinsel taciz, kasten yaralama, hakaret vb. fiillerin düzenli ve sistematik şekilde uygulanmasıdır. Eziyet suçu işleyen kişiler, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandır. Ayrıca bu suç, şikayete ve uzlaşmaya tabi değildir. Bu suç dolayısıyla hakkında adli süreç başlatılan kimselerin hukuki durumlarının tespiti, savunmalarının alınması ve usuli işlemlerinin hukuki şekilde yapılmasına dikkat edilmelidir.

Eziyet Suçu Nedir?

Eziyet suçu; bir kimseye karşı insan onuruna aykırılık teşkil eden, acı çekilmesi ve aşağılanmayı içeren fiillerin sistematik ve sürekli şekilde işlenmesidir. Eziyet suçu TCK m.96 hükmünde açıklanmaktadır.

TCK 96:

“Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Eziyet Suçu Nasıl Oluşur?

Eziyet suçu, kasten yaralama, tehdit, cinsel taciz, hakaret vb. eylemlerin sistematik ve sürekli şekilde işlenmesi ile oluşur. Yani, bu suçun oluşabilmesi için söz konusu fiillerin ani bir biçimde değil belli bir süreç içerisinde sürekli ve sistematik şekilde işlenmesi gerekir. 

Yargıtay’a göre de eziyet suçunun oluşması için söz konusu eylemlerin sistematik ve sürekli şekilde sürdürülmesi şartının gerçekleşmesi gerekir. (Y. 8. CD E.2013/6726 K.2014/1003 T.16.01.2014)

Yargıtay bir kararında, sanığın mağdura karşı şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, bu durumun uzun yıllardan beri devam ettiği ve kendisini yaraladığı bir olayda eziyet suçunun oluştuğuna hükmetmiştir. Kararda, mağdura yönelik şiddet, hakaret, aşağılama şeklindeki eylemlerinin sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde olduğu, eylemlerinin bir bütün halinde eziyet suçunu oluşturduğu ifade edilmiştir. (Y.18.CD, T.22.11.2016, E.2016/8683, K.2016/17904)

Eziyet suçu teşkil eden eylemlere örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Kişinin aç bırakılması,
  • Düzenli olarak dövülmesi,
  • Düzenli olarak aşağılayıcı hakaret içeren sözler söylenmesi,
  • Sürekli şekilde zorla müstehcen içerik izletilmesi v.b. filler, eziyet niteliğinde eylemler olarak bu suç tipine örnektir.

DİKKAT: Suçun temel özelliklerinden birisi, işlenen fiillerin uzun bir sürece yayılmasından dolayı işkence gibi kişinin ruh sağlığında ve psikolojisinde hasar meydana getirmesidir. Bu nedenle bir kişinin bir kez dövülmesi eziyet değil kasten yaralama suçunu oluşturacaktır.

Eziyet Suçu Cezası

Eziyet suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. 

Cezanın ne kadar süre için verileceği suçun işleniş şekline ve hakimin takdir yetkisine bağlıdır.

Eziyet Suçunun Cezayı Arttıran Nitelikli Halleri ve Cezaları

Eziyet suçunun cezayı arttıran nitelikli halleri ve cezaları, TCK 96/2’de sayılmıştır. Kanuna göre, eziyet suçunun cezayı arttıran nitelikli halleri ve cezaları şunlardır:

  • Çocuğa, bedenen ve ruhen kendini savunma özelliği bulunmayan kişiye veya gebe kadına karşı işlendiği takdirde 3 yıldan 8 yıla kadar ceza verilir,
  • Üstsoy, altsoy, ana, baba veya eşe karşı işlendiği takdirde 3 yıldan 8 yıla kadar ceza verilir,
  • Suçun kadına karşı işlendiği takdirde hapis cezasının alt sınırı 2 yıl 6 aydan az olamaz.

Bu suçun cezayı arttıran nitelikli halleri için Yargıtay bir kararında, mağdurun çocuk ve altsoy olduğu gözetilmeden alt sınırdan ceza verilmesini hatalı görmüştür. Dolayısıyla bu durumda nitelikli halden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. (Y. 8.C.D. E. 2021/7534 K.2021/18486 T.04.10.2021)

Eziyet Suçuna Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs, kişinin suç teşkil eden eylemine yönelik hareketine başlamasına rağmen, elinde olmayan sebeplerle eylemini sonuca ulaştıramaması durumudur. Eziyet suçunun oluşması için bir sürece yayılan sistematik eylemler bulunması gerektiğinden, eziyet suçuna teşebbüs mümkün değildir.

İştirak ya da diğer bir ifadeyle suça iştirak, birden fazla kişinin suçu beraber işlemesi anlamına gelir. Eziyet suçunda suça azmettirme ve yardım etme şeklinde iştirak edilebilmektedir.

Örneğin, birden fazla kişinin suçu birlikte işlemesi, bir kişinin bir başkasını eziyet suçunu işlemeye azmettirmesi veya birinin suçu işlemesinde yardım edilmesi halinde eziyet suçuna iştirak hükümleri uygulanabilir.

İçtima, tek hareketle birden fazla suçun aynı anda işlenmesi veya aynı suçun tek hareketle birden fazla kişiye karşı işlenmesidir. İlk duruma farklı neviden fikri içtima, ikinci duruma ise aynı neviden fikri içtima adı verilir.

Eziyet suçunda farklı neviden fikri içtima uygulanması mümkün değildir. Çünkü eziyet niteliği taşıyan hakaret, kasten yaralama, tehdit gibi fiiller bir süreç içerisinde sistematik ve sürekli şekilde olduğundan filler ayrı ayrı suç olarak değerlendirilmeyip eziyet suçu olarak değerlendirilir.

Eziyet suçunda içtima hükümlerinin uygulanmasını ele alan Yargıtay bir kararında, eziyet suçu için hüküm verilmesi gerekirken kasten yaralama, şantaj ve eziyet suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması hatalı görülmüştür. (8. C.D. E.2014/32272 K.2015/16125 T.13.04.2015) Bu kapsamda, fiillerin ayrı ayrı değil, tek çatı altında ve eziyet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Eziyet suçunda, aynı neviden fikri içtima uygulanması ise mümkündür. Yani eziyet teşkil eden fiillerin aynı anda birden fazla mağdura karşı işlenmesi halinde eziyet suçunda içtima hükümleri uygulanır.

Zincirleme Suç, bir suçun aynı fail tarafından aynı mağdura karşı farklı zamanlarda tek bir suç işleme kararı altında birden fazla kez işlenmesidir. Eziyet suçunun bu şekilde işlenmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Eziyet Suçunun Soruşturma Aşaması

Eziyet suçunun soruşturma aşaması, yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen aşamayı ifade eder. Eziyet suçunun soruşturma aşaması şu kısımlardan oluşur:

  • Şikayet ve İhbar,
  • Gözaltı,
  • Delillerin Toplanması,
  • İfade ve Sorgu,
  • Uzlaşma,
  • Adli kontrol,
  • Tutukluluk.

Şikâyet ve İhbar

Eziyet suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Yani suçun soruşturulması Cumhuriyet Savcısı tarafından doğrudan gerçekleştirilir. Bu kapsamda şikayet eden mağdurun şikayetini çekmesi de soruşturmanın devam etmesine engel teşkil etmemektedir.

Herhangi bir kişinin, suçun şüphelisini veya eziyet fiilini ihbar etmesi mümkündür. Kendiliğinden soruşturulabilen bir suç olduğundan soruşturmanın başlaması için mutlaka mağdurun şikayeti aranmaz. Bu kapsamda eziyet suçunda şikayet ve ihbar süreye bağlı değildir.

Gözaltı

Gözaltı, bir kişinin savcılık kararıyla kolluk kuvvetleri tarafından geçici olarak özgürlüğünden alıkonulmasını içeren güvenlik tedbiridir. Eziyet suçunda gözaltı, suçun işlendiğine yönelik somut delillerin varlığı ve gözaltı tedbirinin zorunlu olması halinde mümkündür. 

Gözaltı süresi, kişi yakalandıktan sonra en yakın hakimliğe veya mahkemeye gönderilme süresi hariç tutulmak üzere 24 saatten fazla olamaz. Yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilme süresi ise 12 saatten fazla olamaz.

Eğer ki suç toplu olarak işlenirse, Cumhuriyet Savcısı gözaltı süresinin her defasında 1 gün uzatılmak suretiyle 3 gün uzatılmasına karar verebilir.

Gözaltı kararına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz edilmesi mümkündür. İtirazlar, şüpheli veya bazı yakınları tarafından yapılabilir. İtirazlar, ilgili merciye yapıldıktan sonra 24 saat içinde sulh ceza hakimliği tarafından sonuçlandırılır.

Delillerin Toplanması

Delillerin toplanması soruşturma aşaması devam ederken Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Kovuşturma evresine geçildiğinde ise delillerin toplanması mahkeme tarafından gerçekleştirilir.

Savcılık, eziyet suçunun oluşup oluşmadığı noktasında olayı aydınlatmak için kişinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplayacaktır. Şüpheli veya sanık tarafından soruşturmanın başlamasından hüküm verilmesine kadar her aşamada delil sunulması mümkündür. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliler ise mahkemede hükme esas oluşturulmayacaktır.

Delillerin toplanması aşaması sona erdiğinde hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden 7 gün içerisinde görüş ve düşüncelerini bildirmesi istenecektir. Bu aşamada eziyet suçunun şüphelisi, 7 günlük süre içerisinde görüş ve düşünce bildirme hakkına sahip olacaktır.

İfade ve Sorgu

İfade, şüphelinin kolluk kuvveti veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturmaya konu olan suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade eder. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade etmektedir.

İfade ve sorgu için kişi davetiye ile çağrılır. Eğer kendi rızası ile gelmezse zorla getirileceği davet kağıdına yazılır. Bu noktada çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.

İfade polis veya savcılık tarafından alınırken, sorgu ise sulh ceza hakimliği veya mahkeme tarafından alınabilir. İfade ve sorgu nerede alınacağı hususu kanunda doğrudan düzenlenmemektedir. Ancak uygulamada bu işlemlerin çoğunlukla karakol veya adliyede yapıldığı görülür. 

İfade ve sorgu hukuka uygun şekilde yapılmalıdır. İfade ve sorgunun usule uygun alınması için şu şartlar gerekir:

  • Şüpheli veya sanığın beyanları özgür iradesine dayanmalıdır,
  • İfade verilmesi için kanuna aykırı bir şey vaad edilmemiş olmalıdır,
  • Kötü davranma, işkence, tehdit ve benzeri şekillerde zorla ifade alınmamış olmalıdır.

İfade alınması işlemi, şüpheli kişinin soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir. Bu noktada şüphelinin beyanları olay kapsamında değerlendirmeye alınır. Dolayısıyla, ifade vermek soruşturma aşamasının en önemli aşamalarından biridir. Şüphelinin hukuki haklarını yeterince bilmemesi, ifade alınırken doğru bir iletişim kuramaması gibi sebepler, davanın geleceğini etkilemektedir. Bu anlamda sürecin başından itibaren alanında uzman bir ceza avukatı ile takip edilmesi faydalı olacaktır.

İfade ve Sorgu

Uzlaşma

Eziyet suçu uzlaşmaya tabi bir suç değildir. Bu nedenle uzlaşma yoluyla, suç isnat edilen şahsın ve mağdurun anlaşması mümkün değildir.

Adli Kontrol

Adli kontrol, hakkında tutuklanma nedenlerinin var olduğu kabul edilen şüpheli veya sanığın, tutuklanması yerine denetim altına alınmasıdır. Hakkında adli kontrol kararı verilen kişi, tutuklama yerine adli kontrol şartıyla denetim altına alınarak serbest bırakılır. Adli kontrol altına alınma soruşturma evresinin her aşamasında olabilir.

CMK’nin 109. maddesinde bentler halinde 12 adet adli kontrol tedbiri sayılmıştır. Bunlardan en yaygın olanları, yurt dışına çıkış yasağı, konutu terk etmeme yasağı ve karakola giderek imza atma tedbiridir. Eziyet suçunda da soruşturma aşamasında sulh ceza hakimliğinin; kovuşturma aşamasında mahkemenin kararıyla adli kontrol tedbirleri uygulanabilir.

Adli kontrol kararına karşı, kararın yüz yüze verilmesi halinde öğrenilmesinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilebilir. Eğer adli kontrol kararı, kişinin yokluğunda verilmişse, kararın tebliğ edilmesinden itibaren 7 gündür. İtirazlar, kararı veren hâkimliğin yargı çevresi içerisinde görev yaptığı Asliye Ceza Mahkemesine yapılır.

Tutukluluk

Eziyet suçunda, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphenin varlığı halinde adli kontrol yetersiz kalacağı anlaşılırsa tutuklama kararı verilebilir. Tutukluluk süresi, eziyet suçu asliye ceza mahkemesinin görev alanına girdiğinden dolayı en çok 1 yıldır. Soruşturma evresinde ise tutukluluk süresi en fazla 6 aydır.

Eziyet suçunda tutukluluk kararı verilebilmesi için şu şartlardan birinin varlığı gerekir:

  • Şüpheli veya sanığın kaçma şüphesinin bulunması,
  • Suça konu delillerin zarar görme ihtimalinin bulunması,
  • Sanık ya da şüphelinin tanık, mağdur ya da diğer kişiler üzerinde baskı kurma şüphesi, varsa tutukluluk kararı verilebilir.

Tutukluluk kararına karşı itiraz edilmesi mümkündür. Tutukluluk kararına karşı itirazlar, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde kararı veren hâkimliğin yargı çevresi içerisinde görev yaptığı Asliye Ceza Mahkemesine yapılır.

Eziyet Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar

Eziyet suçunda soruşturma sonucunda verilebilecek karar şu şekildedir:

  • Soruşturmaya yer olmadığı kararı (SYOK),
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK),
  • İddianamenin düzenlenmesi.

Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)

Soruşturmaya yer olmadığı kararı (SYOK), ihbar ve şikayetin mahiyeti gereği fiilin herhangi bir suç oluşturmadığının açıkça anlaşılması durumunda, soruşturma başlatılmamasına yönelik karardır. Bu karar ayrıca ihbar yahut şikayetin soyut ve genel nitelikte kaldığının açıkça anlaşılması durumunda da verilebilir.

Eziyet suçunda da ihbar ve şikayetin bu özellikleri taşıması halinde soruşturmaya yer olmadığı kararı verilebilecektir. Soruşturmaya yer olmadığı kararı verildiği takdirde soruşturma başlamayacak ve kişiye şüpheli sıfatı verilmeyecektir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde soruşturma evresi sonunda verilen karardır.

Eziyet suçunda da Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda yeterli delil ve şüphenin bulunmadığına kanaat getirirse KYOK kararı verecektir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği takdirde kişi hakkında kamu davası açılmayacaktır.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde kararı veren savcının bağlı bulunduğu Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir.

İddianamenin Düzenlenmesi

Soruşturma sonucunda, toplanan delillerin değerlendirilmesi ile yeterli şüphenin varlığına kanaat getirilmesi halinde Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenir. Düzenlenen iddianamenin görevli ve yetkili mahkeme tarafından kabul edilmesi ile soruşturma aşaması biter, kovuşturma (mahkeme) aşaması başlar.

Eziyet Suçunun Savunması

Eziyet suçunun savunması, yargılamanın her aşamasında savunma yaparak delillerin sunulması ile gerçekleşir. Bu kapsamda, eziyet suçunun savunması için öne sürülebilecek hususlara örnekler şunlardır:

  • Lehe delillerin toplanması,
  • Aleyhe delillerin çürütülmesi,
  • Usule aykırılıkların ileri sürülmesi,
  • Masumiyet karinesi iddiası,
  • Delillerin ispat gücünün tartışılması,
  • Hukuka aykırı delillerin tespiti ve karar esas adlandırılması,
  • Suçun vasfının yanlış değerlendirildiği iddiası,
  • Suçun unsurlarının yanlış değerlendirildiğini iddiası,
  • Cezayı indiren veya tamamen kaldıran sebeplerinin ileri sürülmesi,
  • Şahsi cezasızlık sebeplerinin ileri sürülmesi,
  • Dosyaya özel diğer savunmalar.

Bu suç tipinde, suçun oluşmadığı, yapılan fiilin süreklilik teşkil etmediği ve zamanaşımı gerçekleştiği gibi savunmalar da yapılabilir. Örneğin, sanığın eziyet konusu fiilleri gerçekleştirmediği, gerçekleştirmiş olsa bile bu fiillerin bir süreklilik sağlamadığı savunmasında bulunulabilir.

Savunma hakkı kapsamında yapılacak olan savunmanın hukuki bir zeminde sunulması gerekir. Bu kapsamda her bir kişinin somut durumuna özgü şekilde savunma yapılmalıdır. Zira sanığın öne sürdüğü hususların aktif, etkin ve hukuki bir şekilde kullanabilmesi gerekir. Bu anlamda sürecin alanında uzman bir ceza hukuku avukatından yardım alınarak sürdürülmesi faydalı olacaktır.

Eziyet Suçunda Zamanaşımı

Eziyet suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Eziyet suçunun nitelikli hallerinde ise zamanaşımı süresi 15 yıldır. Zamanaşımı süresi geçtiği takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacaktır.

Eziyet Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması

Eziyet suçunda ceza yargılaması aşaması, iddianamenin kabulü ile başlar. Soruşturma aşaması tamamlanır ve kovuşturma aşamasına geçilmiş olur. Kovuşturma evresine, yeterli delil ve suç şüphesinin varlığı halinde geçilir.

Eziyet suçunda ceza yargılaması aşamasında kovuşturma, şu evrelerden oluşur: 

  • Duruşma hazırlığı evresi,
  • Duruşma evresi,
  • Delillerin tartışılması ve karar evresi,
  • Kanun yollarına yani itiraz yoluna başvuru evresidir.

Duruşma Hazırlığı Evresi

İddianamenin kabulüyle birlikte, kovuşturma aşamasına geçilir ve ilgili ceza mahkemesi duruşma hazırlığı işlemlerini yapar. Bu durumda, şüpheli olarak bulunan kişi, kovuşturma aşamasında artık sanık olacaktır. Duruşma hazırlığı için yapılacak işlemler, tensip zaptı adı verilen bir tutanak ile tespit edilir.

İlgili mahkeme, bir duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır. Sonrasında ise sanık çağrı kağıdı ile duruşmaya çağrılır.

Duruşma Evresi

Duruşmaya, sanık ve müdafiinin, ayrıca duruşmaya çağırılan tanıkların veya bilirkişilerin bulunup bulunmadığı tespit edilerek başlanır. Mahkeme hakimi, iddianamenin kabulü kararını okur ve tanıklar salondan dışarı alınır.

Duruşmada, öncelikle sanık hakkında kişisel bilgi alınır. Sonrasında ise iddianame veya iddianame yerine geçen belgede, sanık hakkında atılı suçun temel dayanağını oluşturan eylemler ve deliller açıklanır. Neticede ise sanık için suçlamanın hukuki nitelendirmesi ortaya konulur.

Son olarak, sanık açıklamada bulunmaya hazır bulunduğunda, sorgu aşamasına geçilir. Sanık sıfatıyla mahkemede bulunan kişinin sorgusu sona erdikten sonra ise delillerin tartışılması evresine geçiş yapılır.

Delillerin Tartışılması ve Karar Evresi

Delillerin tartışılması aşamasında deliller öncelikle birer birer tartışılır. Sonraki aşamada ise bütün deliller birlikte tartışılarak değerlendirilir. Delillerin değerlendirilip tartışılması aşamasından sonra, artık mahkemece hüküm verilecek olan karar evresine geçilir. Mahkeme hükmünü vermeden önce, son sözü mevcutta bulunan sanığa verecektir.

Eziyet Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar

Eziyet suçunda mahkemenin verebileceği kararlar şunlardır:

  • Beraat kararı, 
  • Mahkumiyet kararı, 
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, 
  • Güvenlik tedbiri kararı, 
  • Davanın reddi kararı,
  • Davanın düşmesi kararı.

Beraat

Beraat kararı, mahkemenin yargılaması neticesinde isnat edilen suçlamaya ilişkin, sanık hakkında suçsuz bulunduğuna ilişkin verilen karardır. Eziyet suçunda beraat kararı verilebilecek haller CMK m.223/2’de belirtilmiştir. Kanuna göre beraat kararı şu hallerde verilir:

  • Kişinin eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması,
  • Kişinin eyleminin kendisi tarafından işlenmediğinin sabit olması,
  • Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
  • Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk
  • nedeninin bulunması,
  • Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, hallerinde beraat hükmü verilir.

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, sanığın eyleminin suç teşkil etmesine rağmen hakkında ceza verilmemesidir. Ancak bu durum beraat kararından farklıdır. Zira ceza verilmesine yer olmadığı kararı CMK m.223/3’te sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde verilebilir ve sanığın suçu işlemiş olduğu kabul edilir.

CMK m.223/3’e göre, kişinin kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilecek haller şunlardır:

  • Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
  • Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
  • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
  • Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi halleridir.

CMK m.223/4’e göre, cezasızlık sebeplerinden birinin bulunması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilecek haller şunlardır:

  • Etkin pişmanlık,
  • Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
  • Karşılıklı hakaret,
  • İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, hallerinde CYOK kararı verilecektir.

Mahkumiyet

Mahkumiyet kararı, mahkeme tarafından sanığın eziyet suçunu işlendiğinin ispatlanması halinde verilen karardır. Sanığın suçu işlediğinin kesin bir şekilde anlaşılması halinde sanığa hapis cezası verilecektir.

İyi hal indirimi, hakim tarafından sanığın sicili, sosyal hayatı, insan ilişkilerinin, yargılama sonrası pişmanlık gösteren davranışlarının bulunup bulunmadığı incelenerek verilir. Bu durumda cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin olduğuna kanaat getirilmesi ile iyi hal indirimi uygulanması mümkündür. 

DİKKAT: Eziyet suçu bakımından verilen cezanın altıda birine kadar indirilmesi hakim takdirinde mümkündür.

Tekerrür, sanık tarafından önceden aynı suçtan dolayı hüküm giyilmişse, kanunda belirlenen süre içerisinde suçun tekrar işlenmesi halini ifade etmektedir. Bu durumda sanık daha ağır bir ceza alacaktır.

Adli Para Cezasına Çevirme

Eziyet suçunun adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Zira, kasten işlenen suçlar bakımından 1 yıl ve altındaki hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Eziyet suçunun alt sınırı ise 2 yıl olduğundan, adli para cezasına çevrilemez.

Eğer mahkeme tarafından gerçekleştirilen indirimler sonucunda hapis cezasının 1 yıl veya daha altında kalması durumunda hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Yapılan yargılama sonucunda verilen hapis cezasının 2 yıl veya daha altında kalması halinde ve sanığın da kabul etmesiyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir. Bu karar üzerine sanık 5 yıl boyunca denetim altına alınır.

5 yıl içerisinde sanığın tekrar suç işlememesi halinde hakkında verilen ceza kaldırılarak düşme kararı verilir. HAGB kararı verilebilmesi için bazı şartlar aranmaktadır. Bunlar;

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
  • Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir.

Eziyet suçunda da bu koşulların bulunması halinde HAGB kararı verilebilir. HAGB kararı verildiği takdirde sanık 5 yıl boyunca denetimli serbestlikten yararlanacak ve hapse girmeyecektir.

Cezanın Ertelenmesi

Mahkeme tarafından verilen cezanın 2 yıl veya daha az hapis cezası olması halinde sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilir. Cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıldan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere denetim uygulanır. Suçu işlediği sırada 18 yaşının altında bulunan çocuklar ve 65 yaşını bitirmiş kişiler bakımından 3 yıl ve altında kalan hapis cezaları bakımından da erteleme kararı verilebilir.

Denetim süresini iyi halli geçiren ve kasten yeni bir suç işlemeyen kişinin cezası infaz edilmiş sayılır. Hapis cezasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan şartlar şunlardır:

  • Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
  • Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşmasıdır.

Ertelenmiş ceza süresi boyunca kişi, herhangi bir suç işlemez ve kendisine verilen denetim yükümlülüklerine başarıyla uyarsa, hapis cezasının infaz edilmiş olduğu kabul edilir. Ertelenme sonucunda, ilgili kişi hakkında verilen mahkumiyet kararı adli sicil kaydına işlenir.

Davanın Düşmesi

Davanın düşmesi, usul eksiklikleri nedeniyle davanın esastan karara bağlanmamasıdır. Davanın düşmesi şu hallerde mümkündür.

  • Sanığın ölümü,
  • Af,
  • Dava zamanaşımı,
  • Şikâyetten vazgeçme,
  • Önödeme.

Eziyet suçunda da yukarıda sayılan hallerden birinin varlığı halinde davanın düşmesine karar verilir.

Eziyet Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci

Eziyet suçunda yerel mahkeme kararına itiraz etmek için istinafa başvurulabilir. Ayrıca, istinaf mahkemesi yani bölge adliye mahkemesi kararına itiraz etmek için de Yargıtay’a başvurmak mümkündür.

İstinaf mahkemesine başvurma süresi hükmün açıklanması itibariyle 7 gündür. Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, 7 günlük bu süre tebliğ tarihinden başlar. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine dosyayı tekrar inceler.

İlk mahkemenin verdiği karar 5 yılın altındaysa, Bölge Adliye Mahkemesinin yani istinaf mahkemesinin verdiği karara itiraz edilemeyecek, yani Yargıtay’a başvurulamayacaktır. Ancak verilen cezanın 5 yılın üzerinde olması ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi halinde temyiz yani Yargıtay’a başvurulabilir.

Yargıtay’a yani temyiz yoluna başvurma süresi, istinaf kararı hükmünün açıklanmasından itibaren 15 gündür. Eğer ki hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, bu süre
tebliğ tarihinden başlar.

Sonuç

Eziyet suçu kasten işlenen bir suçtur. Bu suçun oluşması için kasten yaralama, tehdit, hakaret vb. gibi fiillerin belirli bir dönem devam etmiş olması gerekir. Bu kapsamda yapılacak olan savunmaların da somut olaya özgü şekilde ve hukuki bir zeminde sunulması gerekir. Dolayısıyla, hukuki durumların tespitinde, delillerin toplanmasında ve sürelerin takibinde uzman bir ceza hukuku avukatına danışmak faydalı olacaktır.