Evden uzaklaştırma kararı

Evden Uzaklaştırma Kararı

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Evden uzaklaştırma kararının temel nedeni olan aile içi şiddet, ülkemizde azımsanamayacak kadar sık görülen bir durum dur. Bu nedenle 6284 sayılı Kanun uyarınca şiddet uygulayan eşin evden uzaklaştırılması veya başka tedbirlere tabi tutulması söz konusu olur.

Yazımızda şiddet gören eşin evden uzaklaştırma talep etme süreci ile ilgili işlemleri bilinmesi gereken tüm detayları ile inceledik, uygulamada en çok sorulan soruları cevaplandırdık. Önemli bir konu olduğu için yazımızı dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.

Evden Uzaklaştırma Nedir?

Evden uzaklaştırma, 6284 sayılı Kanun kapsamında eşin ortak yaşanılan konuttan yahut bulunduğu herhangi bir yerden hakim kararı ile derhal uzaklaştırılması ve ortak konutun şiddet gören eşe tahsis edilmesi anlamına gelir. Ayrıca evden uzaklaştırma dediğimiz zaman bu karar kendi içerisinde konuta, okula, işyerine, şiddet gören kişiye vs. yaklaşmama, iletişim kurmama gibi yükümlülükleri de içerir.

ÖNEMLİ: Esasen 6284 sayılı Kanun, şiddet gören kişinin korunmasına ilişkin çeşitli hükümler içerir. Burada yalnızca evden uzaklaştırma değil başkaca tedbirler de söz konusudur. Aşağıda bunlara da kısaca değineceğiz.

Konunun önemli ayrıntılarına geçmeden önce süreci bir tablo ile özetleyebiliriz:

Evden Uzaklaştırma Kararı ve Diğer Tedbirler
Neler şiddet olarak kabul edilir? Fiziksel psikolojik, cinsel ve ekonomik her türlü şiddet ve şiddet uygulama ihtimali
Evden uzaklaştırma kararını kim verir? Aile mahkemesi hakimi verir, o yerde aile mahkemesi hakimi yoksa asliye hukuk mahkemesi hakimi verir
Evden uzaklaştırma kararı ne zaman başlar? Kararın tebliği ile derhal başlar
Evden uzaklaştırma kararına itiraz İki hafta içinde kararı veren merciye itiraz dilekçesi sunulabilir. Takip eden numaralı mahkeme inceler
Evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur? Kendiliğinden sona erer ama uzatma talep edilirse ve uzatma kabul edilirse devam eder.
Karara uyulmazsa ne olur? İlk uymamada 3-10 gün arası, sonraki uymama hallerinde 15-30 gün arası, toplam en fazla 6 ay zorlama hapsi uygulanır
Nafaka  Kişi zaten nafaka yükümlüsü değilse ve evin geçimini kendisi sağlıyorsa nafaka borcu altına sokulabilir.

Şiddet Gören Eş Ne Yapmalı?

Şiddet gören eş evden uzaklaştırma veya aşağıda bahsedeceğimiz diğer tedbirlerin uygulanması için hemen hakime başvuruda bulunmalıdır. Belirtmemiz gerekir ki şiddet gören eşin şiddet gördüğünü ispatlaması gerekmez. Yalnızca sözlü beyanı yeterlidir. Ancak daha sonrasında işleyecek süreç için olayın şahitleri ile görüşmesi, darp raporu alması vs. yararına olacaktır.

ÖNEMLİ: Şiddet gören eşin nasıl bir yol izlemesi gerektiği, hangi tedbiri talep etmesi gerektiği gibi konularda en hızlı ve etkili yolun seçilmesi adına tecrübeli bir aile hukuku avukatı ile iletişime geçmekte yarar vardır. Aksi halde kısa vadede uzaklaştırma kararı alınsa da sonrasında itiraz vs. ile eski durumun tekrar ortaya çıkması gibi olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilir. Yani hukuki anlamda eksiksiz bir süreç işletilmelidir.

Peki şiddet görmekten anlaşılması gereken nedir? Bu da 6284 sayılı Kanunda yer almaktadır. Buna göre aile üyelerinden birinin diğerine karşı uyguladığı her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik yahut ekonomik şiddet aile içi şiddet kavramına dahildir.

Bunların her türlüsü için hakimden koruma talep etmek mümkündür. Unutmamak gerekir ki sadece şiddet uygulandığında değil şiddet uygulama ihtimali olduğunda da evden uzaklaştırma kararı verilebilir.

Evden Uzaklaştırma Kararını Kim Verir?

Aile içi şiddet durumunda başvurulması gereken mercii Aile Mahkemesi hakimidir. Yani şiddet uygulayan eş hakkında uzaklaştırma veya diğer tedbirleri aile mahkemesi hakimi verir. Ancak aşağıda da bahsedeceğimiz bazı tedbir kararlarını mülki amir verir. Yani ilçelerde kaymakam illerde vali bu kararları verebilir.

Peki hakimin evden uzaklaştırma kararı verebilmesi için kimin bildirimde bulunması gerekir? Şiddet uygulandığında veya şiddet uygulama tehlikesinin söz konusu olduğu durumlarda buna ilişkin bildirimi herhangi bir kişi yapabilir. Bu şekilde bir ihbar alan kamu görevlileri de bu ihbarı aile mahkemesi hakimine veya gerekli diğer merciilere bildirmekle yükümlüdür.

Hakimin Vereceği Önleyici Tedbirler Neler?

6284 sayılı Kanun madde 5 düzenlemesinde aile içi şiddet durumunda hakimin verebileceği bir takım önleyici tedbirlere yer verilmiştir. Bunları şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Şiddet uygulayan kişinin, şiddet mağduruna yönelik olarak tehdit, aşağılama veya küçük düşürme gibi söz ve davranışlardan menedilmesi tedbiri uygulanabilir. (Burada akla ilk olarak bunları yapmak zaten hukuka aykırı değil mi sorusu geliyor olabilir. Ancak aile mahkemesi hakimi kişiler hakkında bu şekilde tedbir kararı verdikten sonra bunun ihlal edilmesi durumunda ciddi yaptırımlar doğar)
  • Şiddet uygulayan kişinin ortak yaşanılan konuttan derhal uzaklaştırılması (evden uzaklaştırma olarak bahsettiğimiz husus) ve ortak yaşanılan konutun şiddet gören kişiye tahsis edilmesi tedbiri uygulanabilir.
  • Şiddet uygulayan kişinin, korunan kişilerin kaldıkları konuta, okullarına veya işyerlerine yaklaşmaması tedbiri uygulanabilir.
  • Çocuklarla ilgili olarak daha önce kişisel ilişki kurulmuşsa (yani ayın şu günleri baba görecek diğer günler annede kalacak gibi..) çocukla şiddet uygulayan kişinin görüşmesinin refakatçi eşliğinde yapılması yahut kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya tümüyle kaldırılması tedbirleri uygulanabilir.
  • Gerekli görülen hallerde kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına (bu kişiler şiddet görmemiş olsa bile) yaklaşmaktan menedilmesi tedbiri uygulanabilir. Tabi burada çocukla kişisel ilişki kurma durumu saklıdır.
  • Korunan kişinin kişisel eşyalarına yahut ev eşyalarına zarar vermeme tedbiri uygulanabilir.
  • Şiddet uygulayan kişinin herhangi bir iletişim aracını kullanarak veya benzer surette araçlar kullanarak korunan kişiyi rahatsız etmesi yasaklanabilir.
  • Şiddet uygulayan eşin elinde bulunan veya taşımasına kanunen izin verilen silahların kolluğa teslim edilmesi tedbiri uygulanabilir. Kişinin görevi gereği silah taşıması zorunlu olsa dahi bu silahı bırakması tedbiri uygulanabilir.
  • Şiddet uygulayan kişinin, korunan kişilerin yanında alkol veya uyuşturucu madde alması, bu maddelerin etkisi altındayken korunan kişilerin yanına yaklaşması yasaklanabilir. Bağımlı olması halinde hastaneye yatması zorunlu tutulabilir.
  • Şiddet uygulayan kişinin bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin yapılması tedbiri uygulanabilir.

ÖNEMLİ: Belirtmemiz gerekir ki bu saydığımız tedbirlerden hangisinin verileceği; somut olayın şartlarına, şiddetin türüne (fiziksel, ekonomik, psikolojik, cinsel) tarafların durumuna vs. bağlıdır. Ayrıca bu tedbirlerden birisi veya birkaçının kişi tarafından talep edilmesi de mümkündür. Son olarak söylememiz gerekir ki bu tedbirler sınırlı olarak sayılmamıştır, hakim bunlara benzer farklı bir tedbire de hükmedebilir.

Hakimin Vereceği Koruyucu Tedbirler Neler?

Yukarıdakine benzer şekilde hakimin önleyici tedbir değil de koruyucu tedbir verme ihtimali de vardır. Buna göre şu koruyucu tedbirlere hükmedilmesi mümkündür:

  • Kişinin işyerinin değiştirilmesi
  • Kişinin evli olması halinde ortak yerleşim yerinden ayrı bir yerleşim yerine yerleştirilmesi
  • TMK’da yer alan şartların gerçekleşmesi halinde konuta aile konutu şerhi konması (bununla ilgili olarak ‘aile konutu’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz)
  • Kişi hakkında Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi (Bu tedbir korunan kişi bakımından hayati tehlike olması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması durumunda ilgilinin de rızası alınarak uygulanabilir)

Bunlar görüldüğü üzere daha ciddi durumlarda alınan daha kalıcı çözümlerdir. Somut olayın özelliklerine göre ne tür bir tedbir uygulanması gerektiği ve tedbirin etkili olabilmesi adına hukuki yardım almak önem taşır.

Yani bir kişinin şiddet muamelesine karşı alınacak tedbir yalnızca evden uzaklaştırma değildir. Bu saydıklarımız da evden uzaklaştırma gibi birer tedbirdir.

Mülki Amirin Vereceği Önleyici Tedbirler Neler?

Bazı durumlarda ise aile mahkemesi hakimi değil mülki amirin tedbir alması söz konusu olur. Bu tedbirleri şu şekilde gösterebiliriz:

  • Korunan kişinin kendisine ve gerekiyorsa yanındaki çocuklara, bulunduğu mahalde yahut başka bir yerde barınma imkanı sağlama
  • Korunan kişiye diğer kanunlar kapsamında yapılan yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddi yardım yapma
  • Korunan kişinin hayati tehlikesi söz konusu ise talep üzerine yahut re’sen geçici koruma sağlama
  • Gerek duyulursa korunanın çalışmasını desteklemek amacıyla belirli sürelerle çocuğa kreş imkanı tanıma

Burada saydığımız haller de sınırlı olarak sayılmış değildir. 6284 sayılı Kanun mülki amirin vereceği bu koruma hallerinin benzerlerinin de verilebileceğini söylemektedir.

Evden Uzaklaştırma Kararı Ne Zaman Başlar?

Evden uzaklaştırma kararı ve yukarıda bahsettiğimiz diğer tüm koruma tedbirleri karar alınır ve tebliğ edilir edilme ile başlar. Çünkü şiddet olayının önlenmesi çoğu zaman aciliyet gerektirir. 6284 sayılı Kanun madde 8 hükmüne göre bu kararın verilmesi, kanunun amacının gerçekleşmesini tehlikeye atacak şekilde geciktirilemez.

O kadar ki bazı durumlarda hakim kararının verilmesi yahut mülki amir kararının verilmesi beklenmeden kolluk kararı ile işlem tesis edilir. Esasen evden uzaklaştırma kararı ve diğer tedbirlerin ne zaman başlayacağı ilgili tedbirin özelliğine bağlıdır. Bunlara aşağıda değineceğiz.

Şiddet Uygulayan Eşin Aynı Zamanda Başka Suçları İşlemesi

Bir kişiye şiddet uygulamak, tehdit etmek, hakaret etmek suçtur. Bu yazıda bahsettiğimiz evden uzaklaştırma tedbiri cezai değil hukuki bir süreçtir. Evden uzaklaştırmadan ayrı olarak bu cezai süreçler işletebilir. Bununla ilgili olarak ‘kasten adam yaralama suçu’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ancak 6284 sayılı Kanun madde 6 hükmüne göre, kişinin silah bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımının suç oluşturması nedeniyle yahut başka bir suç işlemesine bağlı olarak;

  • soruşturma ve kovuşturma aşamasında verilen koruma tedbirleri veya denetimli serbestlik tedbirleri
  • mahkumiyet halinde ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ve buna bağlı uygulanacak olan denetimli serbestlik hükümleri

saklı kalır. Yani bunların uygulanması, yazımızda bahsettiğimiz tedbirlere engel değildir.

Evden Uzaklaştırma Nasıl Alınır?

Evden uzaklaştırma tedbiri yukarıda da bahsettiğimiz üzere Aile Mahkemesi hakimine yapılacak başvuru ile alınır. Ancak aile mahkemesi hakimine başvuru şart değildir. İlgili kamu merciilerine başvurulursa da o merciiler durumu aile mahkemesi hakimine bildirmek durumundadır.

6284 sayılı Kanun madde 8 hükmüne göre en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek aile mahkemesi hakimine, mülki amire veya kolluk birimine başvuru yapılmalıdır. Bu başvuruyu ilgili kişi, Bakanlık yahut kolluk görevlileri – C. savcısı yapabilir.

ÖNEMLİ: Koruyucu tedbir kararlarının verilebilmesi için şiddet uygulandığına ilişkin delil yahut belgeye ihtiyaç yoktur. Yalnızca şiddet uygulandığına ilişkin beyanda bulunulması yeterlidir.

Yukarıda mülki amirin alacağı koruyucu tedbirlerden ve aile mahkemesi hakiminin alacağı koruyucu ve önleyici tedbirlerden bahsettik. İşte bunların bir kısmının alınması çok acilse, gecikmesinde sakınca bulunan hal varsa bu kararları kolluk amiri de alabilir.

Tabi kolluk amiri bu kararı aldıktan sonra kararın alınmasını takip eden ilk iş günü yetkili merciiye sunmak zorundadır. Yetkili mercii bu kararı onaylamazsa kendiliğinden kalkar. Bu haller şunlardır:

  • Mülki amirin alacağı tedbirlerden; kişinin kendisine ve çocuklarına barınma imkanı sağlanması ve hayati tehlike olduğunda geçici koruma sağlanması
  • Aile mahkemesi hakiminin alacağı önleyici tedbirlerden; tehdit, hakaret, aşağılama ve küçük düşürücü söz söylememe tedbiri, evden uzaklaştırma tedbiri, konuta – okula – işyerine yaklaştırmama tedbiri, mağdurun kendisine, yakınlarına veya çocuklarına yaklaştırmama tedbiri

Evden Uzaklaştırma Kararının Tebliği ve Gizliliği

Tedbir kararı hangi surette alınırsa alınsın korunan kişiye ve şiddet uygulayana (veya şiddet uygulama ihtimali olan kişiye) tefhim ve tebliğ edilir. Hakimden veya mülki amirden koruma talep edilir de bu talep reddedilirse bu red kararı yalnızca koruma talep eden kişiye tebliğ edilir.

Eğer gecikmesinde sakınca bulunan bir hal varsa ve tedbir kararı bu şekilde alınmışsa bu tedbir kararı derhal şiddet uygulayana bildirilir ve bu şekilde tebliğ edilmiş kabul edilir.

Tebliğ edilen tedbir kararında ilgili önleyici – koruyucu tedbirin ne olduğu ve buna aykırılık halinde ne gibi bir işlem uygulanacağı, itiraz imkanı ve nasıl kullanılacağı yer alır. Tüm bunların nasıl olacağına aşağıda değineceğiz.

Eğer gerekli görülürse bu tebliğ edilen belgede korunan kişiye ilişkin bazı bilgiler gizlenebilir. Bunlar genelde tedbirin amacını boşa çıkarmaya neden olma ihtimali taşıyan adres bilgisi vs gibi bilgiler olur.

Tedbir kararı verildiği zaman bu karar Bakanlığın ilgili il – ilçe müdürlüklerine bildirilir. Bununla birlikte C. savcılığına ve kolluk birimleri de haberdar edilir. Kararı veren yer veya tedbirin uygulanacağı yer kolluk görevlileri bu konuda görev ve yetki sahibidir.

Evden Uzaklaştırılan Erkek Ne Yapmalı?

Yukarıda şiddet uygulanması durumunda evden uzaklaştırma kararına ve diğer tedbirlere değindik. Uygulamada evden uzaklaştırılan erkek ne yapmalı şeklinde sorular sıklıkla sorulmaktadır.

Eğer erkek gerçekten şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali olan tarafsa, tedbire uyması önemlidir çünkü aşağıda da belirteceğimiz üzere bu tedbire uymamanın ciddi yaptırımları olur.

Peki haksız olarak evden uzaklaştırılan erkek ne yapmalı? İşte bu durumda evden uzaklaştırma kararına itiraz etmek gerekir. Yukarıda da değindiğimiz üzere evden uzaklaştırma kararı alabilmek için aile üyelerinden birinin beyanı yeterlidir, herhangi bir ispat aranmaz.

Bu nedenle evden uzaklaştırma hakkının kötüye kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla evden uzaklaştırılan erkek bu durumda itiraz hakkını kullanarak, haksızlığı ispatlamak gerekir.

Evden Uzaklaştırma Kararına İtiraz

Yukarıda bahsettiğimiz tedbirlere karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ilgililerin aile mahkemesine itiraz etme hakkı vardır. Bu itirazda tedbir kararının usul kurallarına aykırı olarak yahut haksız olarak verildiği savunmasında bulunulabilir, tedbir gerektirecek durumun ortadan kalktığı belirtilebilir.

Evden Uzaklaştırma Kararına İtiraz Nereye Yapılır?

6284 sayılı yasa madde 9 hükmüne göre hakim tarafından verilen tedbir kararına itiraz dilekçesi, hükmü veren mahkemeye sunulur ancak itirazı incelemeye yetkili olan mahkeme o yerdeki başka bir aile mahkemesidir. Buna göre itirazı değerlendirecek olan mercii şu şekilde gösterebiliriz:

Evden Uzaklaştırma Kararına İtiraz Mercii
Birden fazla aile mahkemesi varsa Numara olarak takip eden aile mahkemesi itirazı değerlendirir.
Tek aile mahkemesi varsa O yerdeki asliye hukuk mahkemesi hakimi itirazı değerlendirir.
Aile mahkemesi yoksa O yerdeki asliye hukuk mahkemesi itirazı değerlendirir.
Aile hakimi ile asliye mahkemesi hakimi aynı ise En yakın yerdeki aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi itirazı değerlendirir.

İtiraz mercii itirazı 1 haftalık süre içerisinde değerlendiririr veya tedbirin devamına yani itirazın reddine ya da tedbirin sona ermesine yani itirazın kabulüne karar verir.

Evden Uzaklaştırma Kararının Kaldırılması Dilekçesi

Evden uzaklaştırma kararı dilekçesi büyük önem taşır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere uygulamada herhangi bir delil vs. aranmadan sadece şüphe üzerine evden uzaklaştırma kararı verilebiliyor.

Bu durumda haksız olarak verilen evden uzaklaştırma kararının kaldırılabilmesi için etkili bir dilekçenin hızlı bir şekilde mahkemeye sunulması gerekir. Bu noktada internette veya arzuhalcilerde yer alan ‘evden uzaklaştırma kararının kaldırılması dilekçesi örneği’ adını taşıyan taslak metinlerden uzak durulması gerekir.

Çünkü bu metinler somut olayın özelliklerinden uzak, güncel mevzuatın gerisinde kalan ve hukuki hatalarla dolu metinlerdir. Hatalı yahut ihmali işlemlerden uzak durmak adına evden uzaklaştırma kararının kaldırılması dilekçesi tecrübeli avukatlara yazdırılmalıdır.

Evden Uzaklaştırma Süresi Bitince Ne Olur?

Evden uzaklaştırma ile ilgili yukarıda sürelere ve diğer önemli bilgilere değindik. Peki evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur? Süre bittiği zaman ilgili karar infaz edilmiş sayılır. Yani kendiliğinden karar sona ermiş olur.

Dolayısıyla evden uzaklaştırılan erkek veya diğer aile üyesinin uyması gereken bir tedbir kalmaz. Ancak hakkında koruma kararı verilmiş olan kişi evden uzaklaştırma kararının uzatılması dilekçesi sunarak bu durumun devam etmesini sağlayabilir.

Eğer böyle bir dilekçe verilmezse evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur sorusuna verilecek olan cevap tedbirin kendiliğinden sona ereceği olur.

Evden Uzaklaştırma Kararının Uzatılması Dilekçesi

Evden uzaklaştırma kararının uzatılması dilekçesi, evden uzaklaştırma kararının ilk alınmasına göre daha önemlidir çünkü artık evden uzaklaştırma kararı üzerinden bir süre geçmiştir ve bu sürecin herhangi bir problem yaşanmadan geçirilmesi durumunda uzaması için bir neden görülmeyebilir.

Uygulamada da kararın uzatılabilmesi için enazından belirli şühelerin olması aranmaktadır. Gene herhangi bir delil vs. olmaksızın uzatılması mümkündür ancak belirli bir nebze şüphe aranır. Dolayısıyla evden uzaklaştırma kararının uzatılması dilekçesi yukarıda bahsettiğimiz hususlar gözetilerek avukat yardımı ile hazırlanmalıdır.

Evden Uzaklaştırma Kararına Uyulmazsa Ne Olur?

Evden uzaklaştırılan veya hakkında herhangi başka bir tedbir kararı verilen kişi bu kararlara uymazsa 3 gün ile 10 gün arasında zorlama hapsine mahkum edilir. Burada bir ceza yargılaması da işlemez.

Karara aykırı davrandığı tespit edilen kişi hakkında aile mahkemesi zorlama hapsi kararı verir. Kişinin fiili başka bir suçu içeriyor olsa ve halihazırda işleyen bir ceza soruşturması – kovuşturması olsa bile bu zorlama hapis uygulanır

Evden uzaklaştırma veya başka tedbirlerin ikinci, üçüncü ve daha fazla kez ihlal edilmesi durumunda bu sefer verilecek olan zorlama hapsi süresi 15 ile 30 gün arasında değişir. Her ihlalde tekrar ceza verilir. Ancak toplam 6 aylık zorlama hapsinden sonra artık zorlama hapsine hükmedilemez. Bu durumda artık cebren karara uyulmasına çalışılır.

ÖNEMLİ: Kişinin bu zorlama hapsi ile karşı karşıya kalmaması için bu süreçte atacağı her adımı avukata danışması gerekir. Sözgelimi, korunan eş evden uzaklaştırılan eşi telefonla arayarak gelmesini, kendisini affettiğini söylemekte ve o eşin gelmesine yakın polisi arayarak tedbiri ihlal ettiğini söyleyebilmekte ve eşini tuzağa düşürerek hapis yatmasını sağlayabilmektedir. Bu tür durumlara karşı avukat yardımı almak önem taşır.

Evden Uzaklaştırılan Eşin Nafaka Yükümü

Bu süreçte korunan eşin geçiminin sağlanabilmesi adına lehine nafakaya hükmedilmesi söz konusu olabilir. Eğer evin giderleri evden uzaklaştırılan eş tarafından karşılanıyorduysa o eş nafaka ödemekle yükümlü olur.

Ancak bunun için o eşin zaten nafaka yükümlüsü olmaması gerekir. Yani ikinci kez nafaka borcu altına sokulamaz. Burada Türk Medeni Kanununda yer alan nafaka hükümlerine göre hareket edilir. Bununla ilgili olarak ‘nafaka nedir’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Avukat Desteği

Yukarıda eşinden şiddet gören kişinin ne yapabileceğine, sürecin nasıl işleyeceğine, verilebilecek olan tedbirlere vs. değindik. Ancak belirtmemiz gerekir ki süreç çoğu zaman bu kadar yalın olmaz. Her zaman hukuki olarak etki eden başka mevzuat kuralları olur ve bu her somut olaya göre değişir.

Bu süreçte hatalı yahut ihmali işlemler yaparak hak kaybına uğramamak adına avukat yardımı alınmalıdır. Bununla ilgili olarak ‘boşanma avukatı’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?