boşanmada mal paylaşımı

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma davalarında çoğu zaman mal paylaşımı konusuna ayrı bir önem verilir. Bu paylaşım gelişigüzel yapılan basit bir dağıtma değildir. Çok teknik ayrıntıları ve kendine has prosedürü vardır. Yazımızda boşanma davalarında mal paylaşımına ilişkin merak ettiğiniz soruların cevabını bulacaksınız.

Hukuken mal rejimi tasfiyesi olarak adlandırılan mal paylaşımı, dava yolu ile gerçekleştirilebiliyor. Boşanma davasından sonra, ayrı bir dava açılarak mal rejimi tasfiye ediliyor. Bu davada hak kaybına uğramamak için tecrübeli boşanma avukatlarından yardım alınmalıdır. Ayrıca konu hakkında genel bir bilgi sahibi olmak da önem taşıyor. 

Uygulamada karşılaştığımız hususların ve kanuni düzenlemenin birleşimi olan bu yazımızı genel bir bilgi edinmeniz amacıyla hazırladık. Önemli bir konudan bahsettiğimiz için yazımızı dikkatlice okuyunuz. Boşanma sürecine ilişkin diğer önemli ayrıntılar için ‘boşanma davası nasıl açılır’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik sona erdikten sonra evlilik birliği içerisindeki malların ne şekilde paylaştırılacağı meselesidir. Bunun için Türk Medeni Kanununda özel olarak hükümlere yer verilir. Mal paylaşımı boşanma ile birlikte değil, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile yapılır. Bu davanın özelliklerine aşağıda değineceğiz.

Boşanmada mal paylaşımı dediğimiz zaman bütün malların paylaştırılacağı düşünülmemeli. Burada bazı mallar çeşitli kategorilere ayrılıyor. Malın kullanım durumu, ne zaman elde edildiği, nasıl elde edildiği, malda kimin ne kadar hakkı olduğu vs. belirlemeler yapılarak mal rejimi tasfiyesi yapılır. Peki bu paylaşım neye göre yapılacak?

Boşanmada Mal Paylaşımı Neye Göre Yapılır?

İlk Olarak Şuna Bakılır→ Eşler hangi kanun döneminde evlenmiş? Yeni Türk Medeni Kanunu 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu kanunla birlikte mal paylaşımı usulünde önemli değişiklikler oldu. Bu tarihten önce mal ayrılığı rejimi vardı. Yani eşler arasında edinilmiş malların ikiye bölünmesi gibi bir mevzu yoktu. Yalnızca bazı durumlarda katkı payı alacağı istenebiliyordu. 01.01.2002’den sonra ise edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edildi. Bunun ayrıntısına aşağıda değineceğiz ancak önce şu soruyu cevaplandırmalıyız: 

01.01.2002’den Önce Evlenip 01.01.2002’den Sonra Boşanan Kişilerin Mal Paylaşımı Nasıl Olacak → Böyle bir durumda 01.01.2002’den önceki kısım için mal ayrılığı rejimi kurallarına göre paylaşım yapılacak ve eşlerin malları kişisel malları kabul edilerek kendilerinin olacak. Bu tarihten sonrası için edinilmiş mallara katılma rejimi kuralları uygulanacak. Yani bu şekilde yeni kanundan önce evlenip yeni kanundan sonra boşanan kişilere ikili bir tasfiye usulü uygulanacak. Tabi eğer eşler yeni kanun yürürlüğe girdikten sonra mal ayrılığı rejimine devam etmek istediklerini usulüne uygun olarak bildirmişse tamamen mal ayrılığı kuralları uygulanır.

Bu Ayrım Yapıldıktan Sonra Şunlara Bakılır → Boşanmadan sonra mal paylaşımı yapıldığını biliyoruz. İşte bu en başta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 202 ve devamında yer alan mal rejimi hükümlerine göre gerçekleştirilir. Bununla birlikte her konunun kanunda yer alması mümkün değil. Bazı özel konularda örneğin takıların paylaştırılması gibi konularda yargı kararları ve Yargıtay içtihatları önemli bir yere sahiptir.

Boşanmada mal paylaşımı neye göre yapılır sorusu, eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğuna göre değişir. TMK’da birden fazla mal rejimi düzenleniyor. Bunların her birisi farklı mal paylaşma düzenlerini ifade ediyor. Boşanmadan sonra mal paylaşma meselesi çok önemli bir konu olduğu için böyle bir durum vardır.

Belirtmemiz gerekir ki eğer eşler aralarında bir sözleşme yaparak mal paylaşımının hangi rejime göre yapılacağını kararlaştırmamışlarsa “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak bilinen mal paylaşımına tabi olurlar.

Uygulamada çok büyük oranda eşler mal paylaşımına ilişkin bir sözleşme yapmamış oluyor. Biz de yazımızda edinilmiş mallara katılma rejimi üzerinden devam edeceğiz. Diğer mal paylaşımı türleri ise; mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejimleri ile mal ortaklığı rejimidir. Eşler isterse bu  mal paylaşım türlerinden birisini tercih edebilir.

Belirttiğimiz üzere Türk Medeni Kanunu asıl olarak edinilmiş mallara katılma sistemini benimsiyor. Şimdi biz de boşanmada mal paylaşımının nasıl yapılacağını bu kurallara göre açıklayacağız.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki mal paylaşımı boşanma davasından sonra yapılabilen bir işlemdir. Mahkemenin verdiği boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte artık mal rejimi tasfiyesi için dava açılabilir. Boşanma kesinleşmeden önce boşanma davasında mal paylaşımı talep edilirse bu reddedilir. Ancak bunun da harcı yatırılırsa hakim davaları ayırır. Mal rejimi tasfiyesi davasını bekletici mesele yapar.

Eğer boşanma kesinleşmeden, mal paylaşımı davası ayrı bir dava olarak açılırsa gene bu davada boşanmanın kesinleşmesi bekletici mesele olarak karşımıza çıkar. Tabi bu bahsettiğimiz hususlar çekişmeli boşanma için geçerli. Anlaşmalı boşanmada mal rejiminin nasıl tasfiye edileceğine aşağıda değineceğiz.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde mal paylaşımına ilişkin genel olarak şu kurallar uygulanır:

  • Evlilik tarihinden önce taraflara ait mallar onların kişisel malı sayılır ve mal paylaşımına dahil edilmez. Yani evlendikten sonra elde edilen kazanç ve malların paylaşımı söz konusudur. Evlendikten sonraki edinilmiş malların yarı yarıya paylaştırılması anlamına gelir bu. Bunun istisnai durumlarını aşağıda izah ettik.
  • Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili açılacak olan dava belirsiz alacak davası olarak açılmaktadır. Bu dava somut olayın enine boyuna değerlendirilerek özenle takip edilmesi gereken bir davadır. Aksi halde hak kaybı yaşanması ihtimali doğar.
  • Boşanmadan sonra mal paylaşımı davasında tarafların elde edeceği üç değer vardır. Bunlar; katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı şeklinde sıralanabilir. Edinilmiş malların yarı yarıya bölünmesinden bahsettik ancak burada miktarı artıracak veya azaltacak unsurlar vardır.
  • Mal rejimi paylaşımı davasında ilk yapılacak olan iş her iki tarafın da kişisel malını belirlemesi ve onu almasıdır. Bunlar paylaşım yapılırken dikkate alınmayacak mallardandır. Kişisel malların ne olduğuna aşağıda ‘hangi mallar paylaşılmaz’ başlığında değineceğiz.
  • Eşlerin kendi kişisel mallarını almalarının ardından, evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallar belirlenir. Bunların toplam değeri ikiye bölünür ve eşler arasında paylaştırılır. Ancak her zaman bu kadar kolay olmayabilir. Edinilmiş mallar toplamına ve tarafların alacağı miktara etki eden hususlar olabilir. Edinilmiş malların yani paylaşılacak malların  neler olduğunu aşağıda ‘hangi mallar paylaşılır’ başlığı altında izah edeceğiz.
  • Eşlerin evlilik birliği devam ederken sözleşme yaparak bir malın kişisel mal veya edinilmiş mal olduğunu belirleme imkanı vardır. Yani evlilik birliği içerisinde kazanılan malın sözleşme ile kişisel mal sayılması ve olası bir boşanma halinde paylaşımın dışında tutulması mümkün. Kişisel malların gelir getiriyor olduğu durumlarda, bu gelir normalde edinilmiş mal olur. İşte eşlerin sözleşme yaparak bu geliri de kişisel mal kabul etmeleri mümkündür.
  • Boşanmada mal paylaşımı yapılırken eşlerden biri bir mal için kişisel mal olma iddiasında bulunuyorsa bunu ispatlamak zorundadır. Çünkü evlendikten sonra elde edilen malların edinilmiş olması asıldır. Bunun kendisine ait olduğunu iddia eden eş ispatla mükellef olur. Eğer malın kime ait olduğu ispat edilemiyorsa bu mal eşlerin paylı mülkiyetinde kabuk edilir.
  • Her eşin kişisel mal ve edinilmiş mal üzerinde dilediği gibi tasarruf etme hakkı vardır. Tabi bunun aksi kararlaştırılabilir. Eğer yukarıda bahsettiğimiz şekilde paylı mülkiyet malı söz konusu ise bu sefer eşler birlikte hareket etmek durumundadır.
  • Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili olarak, üçüncü kişilere olan borçların ne olacağı en önemli konulardandır. Burada TMK madde 224 hükmü gereğince her eş kendi borçlarından ötürü üçüncü kişilere karşı bütün malvarlığı ile sorumlu tutulur.
  • Boşanmada mal paylaşımı öncesinde her eş, diğer eşte bulunan kendi malını geri alır. Dikkat edilmelidir ki burada edinilmiş mallardan bahsetmiyoruz. Paylaşım yapılırken paylı mülkiyet olan mallarda eşlerden her birisi diğerine o paya ilişkin bedel ödeyerek paylı malın kendisine verilmesini isteyebilir. Eğer eşler birbirlerine borçlu iseler bununla ilgili düzenlemeyi kendileri yapabilir.

Değer Artış Payı Nedir? → Edinilmiş malların paylaştırılması hesabında değer artış payı çok önemlidir. Eşlerden birisi, diğerine ait malı edinilmesine, iyileştirilmesine yahut korunmasına katkıda bulunmuşsa ve bunun karşılığında bir şey almamışsa, mal paylaşımı yapılırken bu göz önünde bulundurulur.

Malın değerindeki artıştan ötürü eşin yaptığı katkının oranına göre bir alacak hakkı doğar. Alacağın miktarı, söz konusu malın paylaşım sırasındaki değeri üzerinden hesaplanır. Eğer malın değeri düşmüşse bu sefer düşüş hesaplanmaz, malın ilk değeri üzerinden bu katkı, alacağa dönüşür.

Eğer bu şekilde katkıda bulunulmuş bir mal, tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyete uygun bir alacak miktarı belirler. Eşlerin kendi aralarında anlaşarak değer artışından doğan alacağı kaldırmaları mümkündür. Hatta pay oranını değiştirmek dahi mümkündür.

Eşlerin Payları Nasıl Hesaplanır? → İlk olarak eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları ayrılır. Bu ayrım mal rejiminin sona erdiği ana göre yapılır. Edinilmiş mallar belirlenir. Bunlar üzerinde yukarıda bahsettiğimiz değer artış miktarı hesaplaması yapılır. Burada eklenecek bazı değerler vardır. TMK madde 229 düzenlemesine göre şunlar paylaşım miktarına eklenecek değerlerdir:

  • Eşlerden birisinin son 1 yıl içerisinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar eklenir. Ancak olağan bir hediye söz konusu ise bunlar eklenmez. Yani son 1 yıl içerisindeki olağan dışı karşılıksız kazandırmalar mal paylaşımından mal kaçırma olarak görülüyor.
  • Bir eşin mal rejimi devam ederken (yani 1 yılla sınırlı olmadan tüm evlilik boyunca) diğer eşin katılma alacağını (yani mal paylaşımında alacağı payı) azaltmak maksadı ile yapıldığı anlaşılan devirler de eklenir.

Bu eklenecek devirlerle ilgili mahkeme kararları üçüncü kişileri de bağlar. Yani mahkeme kararı, devrin veya karşılıksız kazandırmanın yapıldığı diğer kişileri de bağlayacaktır.

Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Arasında Denkleştirme → Yukarıda kişisel mallara ve edinilmiş mallara bağlı borçlardan bahsettik. İşte eğer kişisel mallardan dolayı doğan bir borç edinilmiş mallardan ödenmişse veya edinilmiş borçtan kaynaklanan bir borç kişisel maldan ödenmişse buna ilişkin bir denkleştirme yapılır.

Eğer bir borç kişisel maldan mı yoksa edinilmiş maldan mı doğduğu anlaşılmayan bir borç ise edinilmiş borçtan kabul edilir.

Eğer kişisel maldan edinilmiş mala veya edinilmiş maldan kişisel mala yönelik bir iyileştirme yahut korunma yönünde katkıda bulunulmuşsa veya bu amaçlarla aktarma yapılmışsa ve buna bağlı bir değer artışı – azalması söz konusu olmuşsa, bahsettiğimiz denkleştirme gene yapılır. Ancak bu sefer katkı oranı ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre belirleme yapılır. Eğer mal önceden elden çıkarılmışsa hakim hakkaniyete uygun bir belirleme yapar.

Artık Değer Nedir? → Yukarıda saydığımız işlemlerin, ekleme çıkarmaların tamamı yapıldıktan sonra ortaya çıkar değere artık değer denir. Artık paylaştırılacak olan miktarı elde etmiş oluyoruz. Mal rejimi tasfiye edildiği zaman malların o gün için piyasadaki sürüm değeri esas alınır.

Zina ve Hayata Kast Durumunda Mal Paylaşımı → Artık değerden bahsettik. Bütün ekleme çıkarmalar yapıldıktan sonra artık değer hesaplanıyor ve ikiye bölünerek taraflara paylaştırılıyor. Ancak boşanma zina nedeniyle gerçekleşmişse veya hayata kast nedeniyle boşanma gerçekleşmişse bu sefer artık değer yarı oranında paylaştırılacak kuralı söz konusu değildir. Hakim olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak kusurlu olan eşin artık değer üzerindeki hakkını düşürebilir.

Mal paylaşımında artık değer para olarak belirlenir. Ancak bu, tüm malların satılıp paraya çevrileceği anlamına gelmez. Bir malın devri, para ödemesi, mal üzerine bir miktar para verme vs. gibi ödeme yöntemleri belirlenebilir. İşletme söz konusu ise bunun ekonomik bütünlüğü gözetilir. Mümkün olduğunda bölünmemesine gayret edilir. Burada bahsettiğimiz alacağa faiz de işler. Eğer gerekirse alacaklı olan taraf diğerinden güvence göstermesini talep edebilir.

Tasfiye sırasında borçlu olan eşin malvarlığı yahut terekesi, katılma alacağını karşılamadığı durumda alacaklı eş veya mirasçıları yukarıda bahsettiğimiz karşılıksız kazandırmaları isteyebilir. Ancak burada alacakları ile sınırlı olacak şekilde isteyebilirler. Bunu ayrı bir dava olarak talep etmeleri gerekir. Bu davanın, dava açma hakkı olanların haklarının zedelendiğini öğrenmelerinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmaları gerekir. Her halde de 5 yıl içerisinde bu hak sona erer.

Hangi Mallar Paylaşılır?

Boşanmada hangi mallar paylaştırılır sorusunun en önemli cevabı evlendikten sonraki edinilmiş mallar olacaktır. Peki edinilmiş mallar nelerdir? Bu sorunun cevabı TMK madde 219 hükmünde yer alıyor. Ayrıca uygulamada da bazı özel durumlar vardır. Buna göre şu mallar edinilmiş mal olduğu için paylaşıma dahil edilir:

  • Eşlerin her birinin çalışmasının karşılığı olan edinimler
  • Sosyal güvenlik yahut sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amaçlı kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler
  • Çalışma gücünün kaybından ötürü ödenen tazminatlar
  • Kişisel mallardan elde edilen gelirler (yukarıda da belirttiğimiz üzere sözleşme ile bunun edinilmiş mal olmaktan çıkarılması mümkün)
  • Edinilmiş mal yerine geçen değerler

Bu saydıklarımız paylaşıma dahil edilir. Ancak bunlar görüldüğü üzere paylaştırılacak olanların kategorileridir. Somut olayda her bir mal için ayrı ayrı belirleme yapılmalıdır.

Hangi Mallar Paylaşılmaz?

Paylaştırılmayacak olan mallar ise kişisel mallardır. Kişisel malları şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Eşlerden birisinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyası kişisel maldır ve paylaşıma dahil edilemez.
  • Mal rejiminin başlangıcında (yani evliliğin başlangıcında) eşlerden birisine ait olan malvarlığı değerleri kişisel maldır ve boşanmada mal paylaşımına dahil edilmez.
  • Bir eşin miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma (özellikle bağış) yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel maldır ve mal paylaşımının dışında tutulur.
  • Eşlerden her birinin manevi tazminat alacakları da mal paylaşımına dahil edilmez.
  • Kişisel mal yerine geçen bütün değerle mal paylaşımının dışında tutulur, hangi eşe aitse onda kalır.

Bu saydıklarımız da paylaştırılmayacak olan mallardır. Bunlar da genel olarak kategori niteliğindedir. Somut olayda her mal için ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Yukarıda aslında çekişmeli boşanma davasında mal paylaşımından bahsettik. Anlaşmalı boşanma davası bilindiği üzere tarafların her konuda anlaştığı davadır ve mahkemenin boşanma hükmü vermek zorunda olduğu davadır. Eğer boşanmanın fer’ileri konusunda taraflar anlaşmışsa ve hakim bu konuda hazırlanan protokolü uygun bulursa boşanma kararı verir.

Hemen belirtmemiz gerekir ki mal paylaşımı konusu boşanmanın fer’isi değildir. Yani anlaşmalı boşanmada da taraflar boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açmak zorundadır. Boşanma kesinleşmeden önce açılırsa gene bekletici mesele yapılır. Boşanma davası ile birlikte talep edilirse reddedilir çünkü mal rejimi tasfiyesi harç ödemeyi gerektirir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin anlaşma yapılmışsa veya mal paylaşımı talebinin olmadığı belirtilmişse bu durum hakim tarafından tutanağa geçirilir. Taraflar bu şekilde bir paylaşımı taahhüt etmiş olur. Bunun hukuki anlamı ‘mal rejimi tasfiyesi davasından feragat etmek’ olur.

Mal paylaşımı boşanma kesinleştikten sonra taahhüte göre gerçekleşir. Hukuken mal rejimi tasfiyesi yapılmış olmaz ama mal paylaştırılmıştır artık. Taraflar buna rağmen mal rejimi tasfiyesi açamaz çünkü başta feragat ettiler.

Anlaşmalı boşanma süreci ayrıntılı bir konudur. Burada geniş olarak bahsetmiyoruz. Bununla ilgili olarak “anlaşmalı boşanma davası” ve “anlaşmalı boşanma protokolü” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi

Boşanmada mal paylaşımına ilişkin açılacak olan davanın 10 yıllık süresi vardır. Bu 10 yıllık süre boşanmanın kesinleşmesinden itibaren başlar. Bu süre geçtikten sonra açılan mal paylaşımı davası usulden reddedilir.

DİKKAT!: Mal rejimi tasfiyesine ilişkin hukuki süreç boşanmanın kesinleşmesinden itibaren çok hızlı bir şekilde başlatılmalıdır. Aksi halde mal kaçırma gibi olayların yaşadığı görülüyor. 

Mal paylaşımı davasının boşanma davası sonuçlanmadan açılması olayına yukarıda değindik. Eğer harç yatırılırsa mahkeme bunu bekletici mesele yapıyordu. Ayrıca bu mal kaçırma olaylarının nasıl engellenebileceğine dair aşağıda bilgilendirme yapacağız.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanmada mal paylaşımı hususu özel bir konudur ve ihtisas mahkemelerinden Aile Mahkemelerince görülen davalar arasında yer alır. Yani mal rejimi tasfiyesi davasına aile mahkemeleri bakar. Eğer o yerde aile mahkemesi bulunmuyorsa aile mahkemesi sıfatı ile asliye hukuk mahkemesi mal paylaşımı davasına bakacaktır.

Mal paylaşımı davası aile mahkemesinde açılacaktır dedik. Ancak hangi aile mahkemesinde açılacak? Bu sorunun cevabı yetkili mahkemeyi veriyor. Yetkili mahkeme konusu görevli mahkemeye göre biraz daha ayrıntılıdır diyebiliriz. Buna göre bu davada yetkili mahkeme şu şekilde belirlenir:

  • Eğer mal paylaşımı yapma ihtiyacı, eşlerden birinin ölümü nedeniyle ortaya çıkmışsa ölen eşin son ikamet ettiği yerde bulunan aile mahkemesinde bu dava açılmalıdır.
  • Eğer boşanma davası devam ederken mal rejimi tasfiyesi davası açılacaksa (bekletici mesele yapılacağına yukarıda değindik) bu durumda boşanma davasına bakan mahkeme mal paylaşımı davasında da yetkili olur.
  • Eğer boşanma kararı kesinleştikten sonra mal paylaşımı davası açılacaksa gene boşanma kararını veren mahkeme yetkili ve görevli olur.
  • Bu saydığımız haller dışında mal paylaşımı davası söz konusu ise bu sefer dava, davalı eşin ikamet ettiği yer aile mahkemesinde açılmalıdır.

Mal Paylaşımı Davasında Sık Sorulan Sorular

Mal paylaşımı ile ilgili hususlar bu şekildedir. Bunların yanında ayrıca uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlar vardır. Bunlardan da şu şekilde kısaca bahsedebiliriz.

Eşlerden Birisi Öldüğünde Mal Paylaşımı → Eşlerden birisi öldüğü zaman evlilik sona ermiş olur ve yukarıda bahsettiğimiz kurallar etrafında mal rejimi sona ererek paylaştırma yapılır. Ayrıca eşin mirasçılık durumu da söz konusudur. Önce boşanma nedeniyle mal paylaşımı yapılır. Ardından mirasçılık nedeniyle kalan mal mirasçılar arasında bölünür. Ancak bunun için yine dava açmak gerekecektir.

Şirket Nasıl Paylaşılır? → Şirket için de hiçbir fark olmaksızın yukarıdaki kurallar uygulanır. Ancak şirketin edinilmiş mal kapsamında olması gerekir. Şirketin piyasa değeri bilirkişi tarafından tespit edilir. Ona göre bir paylaşım yapılır. Şirketin bütünlüğünün bozulmaması amaçlanır. Yani taraflardan biri diğerine şirket üzerindeki hakkı oranında borçlanır.

Evlenmeden Önce Kredi ile Alınan Malların Paylaşımı → Yukarıda da bahsettiğimiz üzere evlenmeden önce alınan malların paylaşıma dahil edilmesi mümkün değildir. O artık alan eşe aittir. Ancak evlenmeden önce alınıp ta kredi ödemesi evlendikten sonra da devam ediyorsa bu sefer mal paylaşımına dahil edilecektir. Burada evlendikten sonra ödenen kredi bedeli hesaba katılır. Tabi sadece bu miktar değil, bu miktarın toplam kredi içindeki oranı hesaplanır. Bu oran, malın boşanma sonrasındaki değerine uygulanarak paylaşım yapılır.

Mal Paylaşımı Sözleşmesi Nedir? → Eşlerin boşanmada malları paylaşabilmesi için herhangi bir sözleşmeye gerek yoktur. Yani sözleşme yapılmamış olsa bile yukarıda anlattığımız kurallara göre edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Sözleşme asıl diğer rejimlerin uygulanabilmesi için yapılır. Bu başka bir yazımızın konusudur. Ayrıca evlilik içerisinde edinilen malların paylaşım dışı tutulması için de sözleşme yapılabilir. Bunlara yukarıda değindik.

Maddi ve Manevi Tazminatların Paylaşılması → Evlendikten sonra eşlerden birinin elde ettiği maddi tazminatlar edinilmiş mal olacağı için boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Ancak manevi tazminatlar kişisel mal olduğu için mal paylaşımının dışında kalır.

Miras Malı Paylaşılır mı? → Miras mallarının kişisel mal olduğunu ve boşanmada mal paylaşımına dahil edilmediğini yukarıda izah ettik. Ancak miras malından elde edilen gelirler edinilmiş mal olacağı için bunlar paylaşıma dahil edilir. Yani miras kalan tarla boşanmada paylaşılmaz ancak o tarladan o güne kadar elde edilen gelirler paylaşılır.

Bağışlanan Mallar Paylaştırılır mı? → Eşlerden birine evlilik süresince bağışlanan tüm mallar onun kişisel malı olduğu için boşanmada mal paylaşımına dahil edilmez. Ancak gene bu mallardan elde edilen gelirler edinilmiş mal olur ve paylaşıma dahil edilir.

Diğer Eşin Kişisel Mallarına Katkıda Bulunmak → Diğer eşin kişisel bir mal almasına katkıda bulunulmuş ise, malın tasfiye anındaki değeri üzerinden katkı oranında bir alacak hakkı doğar. Yanı bu da paylaşıma dahil ediliyor.

Evlilikten Önce Alınan Malın Evlendikten Sonra Satılması → Evlilikten önce alınan mal eşin kişisel malıdır. Bunun evlendikten sonra satılması durumunda bunun karşılığında alınan para da kişisel mal olur. Dolayısıyla paylaşıma dahil edilmez. Ancak bu mal üzerine evlilikten sonra bir değer eklenmişse bir harcama yapılmışsa ona eklenen değer oranında bir hak sahipliği doğabilir.

Evlilikten Önce Alınmış Maldan Elde Edilen Kira Geliri Paylaşılır mı? → Evlilikten önce elde edilmiş mal kişisel mal olduğu için boşanmada mal paylaşımının dışında kalır. Ancak bundan elde edilen gelirler, örneğin kira geliri, edinilmiş maldır ve tasfiyeye dahil edilir.

Boşanmada Mal Kaçırmanın Önüne Nasıl Geçilir?

Boşanma davalarında çok görülen bir husus, eşlerden birisinin mal kaçırma teşebbüsünde bulunması ve çoğu zaman bunu başarmasıdır. Aslında yukarıda mal kaçırma maksadıyla yapılan devirlerin geçerli olmadığını ve paylaşıma dahil edileceğini söyledik. Ancak mal devredildikten sonra eş üzerinde bir şey kalmıyor ve alacağın tahsili zorlaşabiliyor. Tabii ki bu tarz bir duruma önceden engel olmak mümkün.

Yukarıda boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davası açılabileceğinden bahsettik. Burada sembolik bir harç yatırılır ve hakim mal paylaşımını bekletir. Boşanma kesinleştikten sonra mal paylaşımı görülmeye devam edilir. Bu davanın avantajı, mal kaçırmanın önüne geçmek için ihtiyati tedbir isteyebilmemizdir.

Yani boşanma davası ile birlikte hemen bir mal rejimi tasfiyesi davası açarak ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ve malların kaçırılması engellemiş olunur. Peki bu ihtiyati tedbir boşanma davasında istenemiyor mu? Malesef istenemiyor. Muhakkak mal paylaşımı davası olmalıdır.

Ayrıca oturulan ev için tapuya gidip aile konutu şerhi konulursa diğer eşin rızası olmadan konutun tapuda satışı mümkün değildir. Bu yolla da oturulan ev için bir koruma mümkündür.

Bu konu her olayı özelliğine göre değişebilmektedir. Bu yüzden mutlaka bir avukattan destek almanızı öneririz.

Mal Paylaşımı Davasında Avukat Desteği

Yukarıda ayrıntılı olarak boşanmada mal paylaşımı sürecinden bahsettik. Bahsettiğimiz özellikler, kanun ve uygulamanın bir arada sunulmasıdır. Ancak belirtmemiz gerekir ki her somut olay kendine has özellikler barındırır ve o olay için özel hukuki çare üretilmelidir. Çünkü her olaya etki eden çok farklı mevzuat düzenlemeleri vardır. 

Dolayısıyla bir boşanma avukatından yardım alınarak hatalı yahut ihmali işlemlerin önüne geçilmiş olunur. Mal paylaşımı ile ilgili davalara bakan avukatların çalışma sistematiği ile ilgili bilgi edinmek için “boşanma  avukatı“başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?