bosanma-sebepleri

Boşanma Sebepleri

Boşanma sebepleri, özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak ayrılarak Türk Medeni Kanununda düzenlenen, boşanmaya ilişkin hukuki düzenlemelerdir. Eşler, boşanma talebiyle mahkemeye başvurduklarında TMK’da yer alan söz konusu boşanma sebeplerinden birine dayanmak zorundadır. Bu şekilde taraflarca dayanak gösterilen boşanma sebebinin şartları sağlanıyorsa, davaya bakan ilgili Aile Mahkemesince boşanmaya karar verecektir.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma sebepleri, özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak iki türdür. Bu kapsamda özel ve genel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Zina (aldatma) nedeniyle boşanma,
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma,
  • Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma,
  • Terk sebebiyle boşanma,
  • Akıl hastalığı nedeniyle boşanma,
  • Fiili ayrılık nedeniyle boşanma,
  • Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma,
  • Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma.

Yukarıda yer verilen boşanma sebepleri kanunen düzenlenen ve eşlere boşanma hakkı veren durumlardır. Evlilik birliğinin temelden sarsılması ve şiddetli geçimsizlik halleri genel boşanma sebebi, diğer kalanlar ise boşanmanın özel sebepleridir. 

Genel Boşanma Sebepleri (Şiddetli Geçimsizlik)

Genel boşanma sebepleri uygulamada şiddetli geçimsizlik olarak bilinen ve eşlerin evlilik birliğinde ortak hayatı çekilmez hale getiren boşanma nedenleridir. Genel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Kıskançlık,
  • Şiddet,
  • Cinsel sorunlar,
  • Eşin ailesine karşı saygısızlık,
  • İlgisizlik ve sevgisizlik,
  • Alkol ve madde bağımlılığı,
  • Eşin ailesinin evliliğe müdahalesi,
  • Kumar bağımlılığı,
  • Hakaret ve küfür,
  • Ekonomik şiddet ve cimrilik,
  • Cinsel ilişkiden kaçınma,
  • Aşırı borçlanma,
  • Eşin ev işlerine yardımcı olmaması veya ev işlerini hiç yapmaması,
  • Eşin çocuklarla ilgilenmemesi,
  • Eşe karşı sevmediğinin ve boşanmak istendiğinin söylenmesi,
  • Eşin uygun şartlarda yaşayabileceği bağımsız bir konutun bulunmaması, genel boşanma sebepleridir.

Genel boşanma sebeplerine dayanılarak açılacak olan boşanma davalarının temelinde, evlilik birliğinin temelden sarsılması hususu vardır. Yani eşler açısından artık evlilik birliği sürdürülmesi beklenemeyecek duruma gelmiştir. Bu noktada kanunlarımıza göre şiddetli geçimsizliğe sebep olan olaylar nedeniyle evlilik birliği temelden sarsılmış olacağından boşanma davası açılabilecektir.

Kıskançlık nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, bir eşin diğer eşe karşı aşırı kısıtlayıcı, korumacı ve güvensiz şekilde davranması durumunda açılır. Zira bu tür durumlar TMK m.166’da düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açarak, diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirebilir. Eşlerden birinin diğerini arkadaşları ile veya yakınlarıyla görüşmesini engellemesi kıskançlığa bağlı boşanma sebeplerindendir.

İlgili yazı: “kıskançlık nedeniyle boşanma”

Şiddet nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, eşlerden birinin diğerine karşı karşı fiziki, psikolojik veya sosyal şiddet uygulaması durumunda açılır. Çünkü şiddet eylemi, TMK m.166’da düzenlenen evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açacaktır. Eşlerden birinin, diğer eşi dövmesi şiddet nedenine bağlı boşanma sebeplerindendir.

İlgili yazı: “şiddet nedeniyle boşanma”

Cinsel sorunlar nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, eşler arasında cinsel problemler bulunması durumunda açılır. Zira, eşlerin evlenmeleri sosyal ve kişisel amaçlar taşıdığı kadar cinsel arzuların tatmin edilmesi amacı da taşır. Bu noktada, eşler arasında cinsel doyumun yaşanmaması, eşin ters ilişkiye zorlanması, isteksizlik vb. gibi sebepler, cinsel sorunlar nedenine bağlı boşanma sebeplerindendir.

İlgili yazı: “cinsel sorunlar nedeniyle boşanma”

Eşin ailesine karşı saygısızlık nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, eşlerden birinin diğer eşin ailesine karşı saygısızca, dikkatsiz, özensiz veya ölçüsüz davranması durumunda açılır. Eşin ailesine karşı hakaret etmek, yardıma muhtaçken yardım etmemek, küfür etmek, aşağılayıcı şekilde davranışlar sergilemek veya onur kırıcı davranışlarda bulunmak saygısız davranışlara örnektir.

İlgili yazı: “eşin ailesine saygısızlık nedeniyle boşanma”

İlgisizlik ve sevgisizlik nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, eşler arasında birbirlerine göstermeleri gereken ilgi ve sevgi eksikliği ya da bunların hiç gösterilmemesi durumunda açılır. Zira, evlilik birliğinin gereklerinden birisi de eşlerin birbirine saygılı olmaları kadar ilgi, sevgi ve muhabbet beslemelidir. Eşi gebelikte yalnız bırakmak, gece hayatına düşkünlük, zorunluluk olmamasına rağmen evi sık terk etmek ilgisizlik ve sevgisizliğe birer örnektir.

İlgili yazı: “ilgisizlik ve sevgisizlik nedeniyle boşanma”

Alkol ve madde bağımlılığı nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Çünkü eşlerden birinin alkol veya madde bağımlısı olması, çoğunlukla evlilik birlikteliğinin temelden sarsılmasına yol açacak yani ortak hayatın sürdürülmesi imkansız hale getirecek bir durumdur.

İlgili yazı: “alkol ve madde bağımlılığı nedeniyle boşanma”

Eşin ailesinin evliliğe müdahalesi nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, bir eşin ailesinin evlilik birliği içerisine yapacağı ve evlilik birliğini temelden sarsacak düzeye gelen davranışlar sonucu açılır. Dolayısıyla, eşin ailesinin sürekli kendi fikirlerini dikte etmeleri, alınacak kararlara karışmaları veya aileyi şekillendirme çabaları boşanma sebebi olabilecektir.

İlgili yazı: “eşin ailesinin evliliğe müdahalesi nedeniyle boşanma”

Kumar bağımlılığı nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Çünkü eşlerden birinin kumar veya diğer başkaca şans oyunlarına düşkünlüğü aile hayatını doğrudan olumsuz etkileyeceği gibi evlilik birlikteliğinin temelden sarsılmasına yol açacaktır. Bu noktada ortak hayatın sürdürülmesi imkansız hale geleceğinden boşanma davası açılabilir.

İlgili yazı: “kumar bağımlılığı nedeniyle boşanma”

Hakaret ve küfür nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, eşlerin evlilik birliği içerisinde birbirlerinin kişilik haklarına göstermeleri gereken saygıyı göstermemeleri durumunda açılır. Yani hakaret ve küfüre maruz kalan eş, kişilik haklarının zarar görmesi ve ortak yaşamın çekilmez hale gelmesi sebebiyle boşanma davası açabilecektir.

İlgili yazı: “hakaret ve küfür nedeniyle boşanma”

Ekonomik şiddet ve cimrilik nedenine dayanarak boşanma davası açılabilir. Bu dava, bir eşin aile birliğinin ekonomik yönden sarsacak eylemlerde bulunması veya aşırı cimri davranışlar sergileyerek yaşamı olumsuz etkilemesi sonucu açılır. Bir eşin eve haciz getirecek kadar borçlanması, en temel ihtiyaçları bile almaktan kaçınması veya kazandığı para ile eşini yönetmeye çalışması, ekonomik şiddet ve cimriliğe örnektir.

İlgili yazı: “ekonomik şiddet ve cimrilik nedeniyle boşanma”

Yukarıda sayılan hususlar, genel boşanma sebeplerinden uygulamada en sık karşılaşılanlardır. Bunların dışında, eşler arasında evlilik birliğinin temelden sarsılmasına sebebiyet vererek ortak yaşamı çekilmez hale getiren hemen her durum boşanma davasının konusu olabilir. Dolayısıyla, her bir somut durum kendi şartları özelinde değerlendirilmelidir.

Genel Boşanma Sebepleri (Şiddetli Geçimsizlik)

Özel Boşanma Sebepleri

Özel boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanununda özel olarak düzenlenmiş ve şartları belirtilmiş boşanma sebepleridir. Bu çerçevede TMK’da düzenlenen özel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Zina (Aldatma) nedeniyle boşanma,
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma,
  • Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma,
  • Terk sebebiyle boşanma,
  • Akıl hastalığı nedeniyle boşanma,
  • Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, özel boşanma sebepleridir.

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma

Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası, bir eşin evlilik birliği içerisinde başka biriyle cinsel ilişkiye girerek sadakat yükümlülüğünün ihlal etmesi nedeniyle açılan davadır. Zina nedeniyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası TMK m.161’de şu şekilde düzenlenmiştir:

“Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.”

TMK m.161’de düzenlenen zina nedeniyle boşanma davasının şartları şunlardır:

  • Eşler arasında geçerli ve resmi bir evliliğin bulunması,
  • Evlilik birliği içinde karşı cinsten biri ile cinsel ilişki yaşanması,
  • Zina yapan eşin affedilmemiş olması,
  • Zina (aldatma) nedeniyle kanunen belirlenen dava açma süresinin geçirilmemesi, zina (aldatma) nedeniyle boşanma davasının şartlarıdır.

Zina (aldatma) nedeniyle boşanmak için doğrudan somut şekilde cinsel ilişkinin yaşandığının kanıtlanması gerekmez. Zira aldatma eylemi zaten gizli şekilde yapılan ve genellikle saklanan bir eylemdir. Dolayısıyla, birlikte aynı yatakta, evde, araçta vb. yerlerde müstehcen fotoğrafların bulunması gibi zina eyleminin bulunduğuna karine teşkil edecek durumlar da zina yapılmış sayılır. 

Bununla birlikte, yalnızca mesajlaşma, telefonda konuşma veya arabasına binme gibi hayatın olağan akışı gereği yapılabilecek eylemler doğrudan zinanın varlığına işaret etmez. Bu noktada tam ispat aranmadığından, hakimin zinanın oluştuğuna dair kanaate varmasına yarayacak uygun deliller bulunması gerekir.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “zina (aldatma) nedeniyle boşanma”

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, bir eşin evlilik birliği içinde anılan davranışlara maruz kalması nedeniyle açılan davadır. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma TMK m.162’de şu şekilde düzenlenmiştir:

‘’Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.’’

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasınının açılabilmesi için getirilen süre sınırı TMK m.162/2’de şu şekilde düzenlenmiştir:

‘’Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.’’

Hayata kast, pek çok davranış biçimiyle ortaya çıkabilir. Ancak burada bir eşin diğerini öldürmek kastı ile bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Eğer öldürmek niyeti ve kastı taşımıyorsa, örneğin fiil ihmal veya dikkatsizlik ile işlenmişse bu defa hayata kast nedeniyle boşanmadan söz edilemez. 

Bu kapsamda eşlerden birinin, diğer eşe ölüm tehdidinde bulunması halinde hayata kast yoktur. Ancak öldürmek niyetiyle, kafasına darbe vurup yaralaması hayata kast olacaktır.

Pek kötü davranış, eşlerden birinin diğerinin ruhsal ve beden sağlığını ihlal eden, acı ve eziyet veren nitelikte eylemlerdir. Onur kırıcı davranış ise eşin şeref ve haysiyetine yönelik olumsuz nitelikteki eylemlerdir. 

Onur kırıcı davranışlara, Eşlerin birbirlerinin yüzüne karşı veya gıyabında itibar sarsıcı söylemleri, hakaret edilmesi iftira atılması, namus veya şerefe yönelik ağır söylemleri örnek verilebilir. Pek kötü davranışa ise Eşi hapsetmek, ters ilişkiye zorlamak veya ağır işlerde çalışmaya zorlamak örnek verilebilir.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için bu davranışlara maruz kalan eşin, diğer eşi affetmemiş olması gerekir. Zira TMK m.162’ye göre affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma”

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Nedeniyle Boşanma

Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz şekilde yaşam sürmesi halinde açılır. Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam nedeniyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme nedeniyle boşanma, TMK m.163’te şu şekilde düzenlenmiştir:

“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

Suç işleme nedeniyle boşanma davası açma şartları şunlardır:

  • İşlenen suçun, küçük düşürücü suçlardan biri olması,
  • İşlenen suçun kasıtlı olarak işlenmesi,
  • Suçun evlendikten sonraki bir tarihte işlenmesi,
  • Küçük düşürücü suç işlenmesi nedeniyle ortak hayatın çekilmez hale gelmesidir.

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açma şartları ise şunlardır:

  • Haysiyetsiz hayat şeklinin belirli bir süre devam etmesi,
  • Haysiyetsiz hayat şeklinin evlilik süresinde devam etmesidir.

Küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz yaşam ibareleri, tam olarak hangi hallerde boşanmaya karar verileceği noktasında açık değildir. Bu noktada hangi suçların küçük düşürücü olduğu veya hangi eylemlerin haysiyetsiz yaşam sürmeye gireceği hususu Aile Mahkemesi hakimince somut durum değerlendirilerek karara bağlanacaktır.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “suç işleme ve haysiyetsiz yaşam nedeniyle boşanma”

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Nedeniyle Boşanma

Terk Sebebiyle Boşanma

Terk nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin en az 6 ay boyunca ortak konutu terk etmesi ve bu davranışını haklı kılacak bir durumun bulunmaması durumunda açılan davadır. Terk sebebiyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Terk nedeniyle boşanma TMK m.164’te şu şekilde düzenlenmiştir:

“Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.”

Terk nedeniyle boşanma davası şartları şunlardır:

  • Eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi,
  • Terk süresinin en az 6 ay olması,
  • Konutun yaşamaya uygun olması,
  • Konutu terk eden eşe eve dön ihtarı yapılması,
  • Yapılan ihtarın sonuçsuz kalması, gerekir.

Yukarıda belirtilen şartları sağlayan ve eşin eve dönmesini haklı gösterecek herhangi bir hukuki sebep bulunmaması durumunda boşanma davası açılabilecektir. Bu noktada, usuli işlemlerin hukuka uygun şekilde yapılmasına ve özellikle eve dön ihtarının yapılmış olmasına dikkat edilmelidir.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “terk nedeniyle boşanma”

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin akıl hastalığınn bulunması ve bu durumun süreklilik arz ederek diğer eş için ortak yaşamın çekilmez hale gelmesiyle açılan davadır. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma TMK m.165’te şu şekilde düzenlenmiştir:

“Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.”

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma şartları şunlardır:

  • Eşlerden birinin akıl hastası olması,
  • Akıl hastalığına sahip olan eşin hastalığının iyileşmesinin imkânsız olması, 
  • Ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesidir.

Yukarıda belirtilen şartları sağlayan evlilikler için boşanma davası açılabilir. Ancak bu noktada tekrardan belirtmek gerekir ki, her akıl hastalığı boşanma için geçerli bir neden değildir. Bu akıl hastalığının tedavi ile geçebilecek durumda olan depresyon veya anksiyete gibi hastalıklar TMK m.165 kapsamına girmeyecektir.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “akıl hastalığı nedeniyle boşanma”

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası, daha önceden açılmış ve reddedilmiş boşanma davasının kesinleşmesi üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen eşler arasında evlilik birliğinin kurulamaması durumunda açılan davadır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, özel bir boşanma sebebidir. Yani kanunda özel olarak, bu davranışın gerçekleşmesi halinde boşanma kararı verileceği belirtilmiştir. 

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma hususu TMK m.166/4’te şu şekilde açıklanmıştır:  

“Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

İlgili kanun maddesine göre fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası şartları şunlardır:

  • Daha önceden açılmış olan boşanma davasının reddedilmiş olması,
  • Ret kararının kesinleşmesinin üzerinden en az 3 yıl geçmesi,
  • 3 Yıllık sürede eşler arasında ortak hayatın yeniden kurulamamasıdır.

Söz konusu şartlar arasında yer alan 3 yıllık sürenin kesintisiz şekilde devam etmesi gerekir. Bu noktada, evlilik birliğinin kurulması amacıyla belirli süre birlikte olurlarsa bu durumda 3 yıllık süre kesintiye uğramış olacaktır. Ancak eşler bu süre ortak hayatın yeniden kurulması amacına hizmet etmeden bazı durumlar için biraraya gelebilirler. Örneğin, çocuklarını görmek veya onların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla eve gelinmesi durumunda süre kesintiye uğramaz.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “fiili ayrılık nedeniyle boşanma”

Boşanma davalarında genellikle her somut duruma özgü olarak değerlendirme yapılır ve bir boşanma sebebi seçilerek mahkemeye sunulur. Ancak, boşanma davalarında boşanma kararı alınması kadar, boşanma davası sonucunda mali durumların ve nafakanın da gözsetilmesi gerekir. Bu şekilde boşanmanın mali sonuçları da incelenerek hukuki bir yol haritası belirlenir. Dolayısıyla sürecin başından itibaren alanında uzman bir boşanma avukatına danışılması faydalı olacaktır.

Sebep Göstermeden Boşanma

Eşlerin çekişmeli boşanma davalarında, boşanmaya sebep olan olaylar hakkında sebep göstermeleri gerekir. Ancak, eşler her durumda boşanmak için hukuken bir sebep göstermek veya doğrudan gerekçelendirme yapmak zorunda değillerdir. Örneğin eşler anlaşmalı boşanmaya karar verirlerse, bu durumda boşanma sebebi öne sürmelerine gerek yoktur. 

Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için eşlerin dava dilekçesi ve boşanma protokolü ile boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşarak mahkemeye başvurması yeterlidir. Ayrıca, bu dava genellikle tek celsede sonuçlanır ve çekişmeli boşanma davasına göre çok daha az yıpratıcı bir süreçtir. 

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için gerekli şartları şunlardır:

  • Eşlerin evliliğinin en az 1 yıl sürmüş olması,
  • Eşlerin boşanmak amacıyla mahkemeye birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi,
  • Eşlerin hakim tarafından mahkemede dinlenilmesi,
  • Eşlerin, boşanmanın sonuçları ve varsa çocukların durumunu kararlaştırdığı protokolün hakim tarafından onaylanması, gerekir.

Daha fazla bilgi için ilgili yazı: “anlaşmalı boşanma”

Sonuç

Boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanununda düzenlenen ve eşlere boşanma hakkı tanıyan hukuki haklardır. Bu noktada boşanmak isteyen eşlerin, evlilik birliğini sonlandırması için mahkeme önünde boşanmaya ilişkin taleplerini bu kanun çerçevesinde sunması gerekir. Bu anlamda, öne sürülen iddiaların ispatı ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin hususlara da dikkat edilmelidir. Dolayısıyla sürecin başından itibaren alanında uzman bir boşanma avukatına danışılması önerilir.