corona sürecinde kreş özel okul dersane servis sözleşmelerinin durumu

Corona Sürecinde Kreş, Özel Okul, Dershane ve Servis Sözleşmeleri

(8 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

COVİD-19 salgını ekonomi, sosyal hayat, eğitim vs. bir çok konuda olumsuz sonuçlara neden oldu. Bu sonuçların hukuki karşılığının ne olacağı da merak edilen hususlar arasında yer alıyor. 

Bu noktada corona sürecinde özel okul, kreş, yurt, dershane ve okul servisleri ile yapılan sözleşmelerin hukuki akıbeti ne olacak, ücret ödenecek mi veya özel okul ücret iadesi yapılacak mı gibi soruların cevaplandırılması gerekiyor. 

Yazımızda bu konuyu hukuki zeminde anlattık. Önemli bir konudan bahsettiğimiz için dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.

Konu ile ilgili özet olarak aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz. Ancak konu bundan farklı bir çok ayrıntısı olması ve her durumun kendi içinde farklılıklarının olması nedeni ile konunun mantığını anlamak açısından yazının tamamı mutlaka okunmalıdır.

Hukuki Sonuçlar
Kreş ve anaokulu ücretleri ne olacak? Ücretler iade edilir. Ödenmemiş ücretler ödenmez.
Özel okul ücret iadesi 2020 Okulun ve eğitimin niteliğine bağlı olarak değişir. Özel okul ücret iadesi çoğu durumda sağlanacaktır. Kimi durumda kısmi ödeme söz konusu olur.
Dershane ücretleri ödenecek mi? Dershane ücretleri iade edilir. Ödenmemiş ücretler ödenmez.
Okul servis ücretleri ne olacak? Okul servis ücretleri iade edilir. Ödenmemiş ücretler ödenmez.
Yemekhane ücreti ne olacak? Yemekhane ücretleri iade edilir. Ödenmemiş ücretler ödenmez.
Etüt – kurs ücretleri ne olacak? Etüt – kursun niteliğine bağlı olarak değişir. Bunun uzaktan ifa edilmesi kabul edilmişse kısmi ödeme yapılır. Kabul edilmemişse ücret iade edilir veya ödenmez.
Kitap – kırtasiye ücretleri ne olacak?  Kitap kırtasiye ücretleri iade edilmez ve ödenmesi gerekir. Ancak kitaplar akıllı tahta veya öğretmen olmadan işlenemeyen özellikte ise ücreti iade edilir veya hiç ödenmez.
Yurt ücretleri ne olacak? Yurt ücretleri iade edilir. Ödenmemiş ücretler ödenmez.
Okul Kıyafet ücretleri iade edilecek mi? Kıyafet ücretleri iade edilmez ve ödenmesi gerekir. Ancak somut olayın özelliklerine göre bahar dönemi giysileri ödenmeyebilir veya ücreti alınabilir.

Mücbir Sebep Nedir? Coronavirüs Salgını Mücbir Sebep Midir?

Coronavirüsün hukuki ilişkilere etkisi mücbir sebep hükümleri etrafında şekillendirilecektir. Sözleşmenin taraflarından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan borcun ifasına etki eden, öngörülemeyen ve engellenmesi mümkün olmayan dış unsurlara mücbir sebep denir. 

Bu çok geniş bir çerçevede anlaşılabilir. Sel, deprem, salgın hastalık, savaş, seferberlik vs. tüm haller mücbir sebep sayılabilir. Sayılabilir dememizin nedeni, bu saydıklarımızın mücbir sebep olabilmesi için ilgili sözleşmeye bu şekilde etki ediyor olması gerekir. 

Burada ayrıntısına değinmeyeceğiz. Bununla ilgili olarak “mücbir sebep” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Peki coronavirüs mücbir sebep midir? COVİD-19 birçok sözleşme bakımından mücbir sebep sayılır. Çünkü öngörülemeyen, taraflardan kaynaklanmayan, engellenemeyen ve birçok sözleşmenin ifasına etki eden bir salgın hastalıktır. 

Ancak bazı sözleşmeler bakımından mücbir sebep sayılamaz. Örneğin, kargo firmaları, su dağıtım firmaları vs. bu süreçte aktif olarak çalışmaya devam etti. Sözleşmeden doğan borçlarını ifa edebildikleri için onlar için mücbir sebep sayılamaz.

Peki özel okul, dershane ve okul servisi sözleşmeleri için coronavirüs salgını mücbir sebep midir? Kuşkusuz mücbir sebep olarak kabul edilecektir. Bu kapsamda sözleşmeden doğan borçların ifası ifa imkansızlığı ve aşırı ifa güçlüğü kapsamında ele alınır. 

Genel Olarak Uygulanacak Mevzuat Hükümleri

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki burada bahsettiğimiz sözleşmeler tüketici hukuku kapsamında ele alınmalıdır. Dolayısıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Yukarıda coronavirüsün mücbir sebep olduğundan bahsettik. Bu anlamda ister okul, ister dershane veya hangi sözleşme olursa olsun ilk olarak yapılması gereken şey sözleşme metnine bakmak olacaktır. Sözleşmede mücbir sebebe ilişkin taraflar arasında bir anlaşma yer almışsa buna göre çözüm getirilir.

Eğer sözleşmede mücbir sebep düzenlemesi yoksa aşağıda bahsedeceğimiz hukuki prosedüre göre okul ücretleri veya diğer ücretler ödenir veya iade alınır.

ÖNEMLİ: Hemen belirtmemiz gerekir ki sözleşmeye konulan mücbir sebebe ilişkin hüküm kesin surette uygulanacak diye bir şey yoktur. Tüketici aleyhine dengesiz bir durum oluşturuyorsa bu hüküm geçersiz olur ve sanki sözleşmede mücbir sebep hükmü yokmuş gibi aşağıdaki prosedüre göre sorun çözülür. Velilere de sözleşmeyi başlangıçta kabul ettiği gibi bir argüman öne sürülemez. Buna tüketici sözleşmesinde haksız şart denir.

Sözleşmede mücbir sebep halinde ne olacağına ilişkin hüküm yoksa veya bu hüküm haksız şart niteliğindeyse ne yapılır? Bu durumda salgının o sözleşmeye nasıl etki ettiğine bakılır. Örnek vermek gerekirse kreşlerle özel üniversiteler arasında coronavirüsün etkisi bakımından farklılık olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Burada Türk Borçlar Kanunu madde 136, 137 ve 138 düzenlemelerinde yer alan ifa imkansızlığı ve aşırı ifa güçlüğü durumlarına bakmak gerekir.

Aşağıda kreş, özel okul, dershane, servis, yemek, kırtasiye, etüt, kıyafet vs. sözleşmeleri buna göre değerlendireceğiz. Ayrıca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 13 ve devamında yer alan ayıplı hizmet hükümleri de uygulanabilir.

Corona Sürecinde Kreş ve Anaokulları Sözleşmeleri Ne Olacak?

Belirtmemiz gerekir ki kreş ve anaokulları niteliği gereği yüz yüze ve yakın ilgi ile verilmesi gereken bir hizmeti karşılar. Yani uzaktan eğitime çok müsait değildir. Çocukların etkinlik yapması, ahlaki özellikler kazanması, okul öncesi temel eğitimlerini alması vs. bakımından yakın ilgi gerekir.

Dolayısıyla kreş ve anaokulları için TBK 136’da yer alan ifa imkansızlığı ve TCK 137’de yer alan kısmi ifa imkansızlığından bahsedilecektir.

Şimdi burada gene sözleşmenin niteliği önemlidir. Uygulamada aksi görüşler olsa da kreş ve anaokulu sözleşmelerinin yıllık olarak yapıldığı kabul edilmektedir.

Dolayısıyla kreş ve anaokulu sözleşmesinin tarafı olan veli ve okul karşılıklı olarak borçlarını corona sürecine kadar ifa ettiler ancak salgın başlayınca karşılıklı olarak ifa imkansızlaştı. Bu savunma yapıldığı zaman TBK 137 kısmi ifa imkansızlığına bakılır. 

TBK 137 kapsamında; karşılıklı borçlardan imkansızlaşan kısımları ifa edilmez. Yani kreş ve anaokullarının salgın süreci için hizmet borcu kalkarken velilerin de ücret ödeme borcu ortadan kalkar.

Esasen sözleşmenin yıllık olarak yapıldığını gözardı edecek olursak TBK 136 (tam ifa imkansızlığı) hükmüne bakmamız gerekirdi ve orada da benzer bir sonucun doğacağını görürdük. Çünkü bu kreş ve anaokulu sözleşmelerine salgının etkisi sözleşmenin esaslı noktalarının ifasını engelleme şeklinde olmuştur.

TBK 136 kapsamında; karşılıklı borçlar sona erer ve taraflar birbirlerine ödedikleri edimleri sebepsiz zenginleşme kapsamında iade eder. Esasen bu halde sözleşme tamamen sona ermektedir.

Peki okulların ara tatilinin öne çekilmiş olması, okulların bu süreçte ifa etme taahhüdü vermesi vs. durume etki eder mi? Çoğu zaman etki etmeyecektir. Buna aşağıda özel okul başlığı altında değerlendirdik.

Pandemi Nedeniyle Kreş ve Anaokulu Ücretleri İade Edilecek mi?

Kreş ve anaokulu ücretlerinin iadesi yapılmalıdır. Bu iade yukarıda bahsettiğimiz üzere salgın dönemi için olan kısmı ifade eder. Çünkü kreş ve anaokulu tarafı borcunu ifa edememektedir. Dolayısıyla her iki tarafında borcu sona erer. Eğer veliler herhangi bir ödeme yapmamışsa ödeme yapmalarına gerek kalmaz. 

Peki kreş ve anaokullarının hala öğretmen çalıştırmaya devam ediyor olması, kira ödemesi vs. gibi yükümlülüklerinin olması ücretleri iade etmemek için geçerli bir gerekçe midir? Değildir. Çünkü bunlar sözleşmenin unsurları arasında yer almaz. 

Kreş ve anaokulları bu yükümlülük altına girmek zorundadır. Bu tür durumlarda işverenler için kısa çalışma ödeneğinden yararlanma imkanı vardır.

Bununla ilgili olarak “kısa çalışma ödeneği” ve “corona sürecinde işverenlerin hakları” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. İşyeri kirası ödeme noktasında da düzenleme mevcuttur. Bununla ilgili olarak da “corona sürecinde işyeri kiraları” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

ÖNEMLİ: Peki velilere kreş ve anaokullarının ücret iadesi nasıl yapılacaktır? Kreş ve anaokullarının bu iadeye yanaşmayacağı tahmin edilen bir durumdur. Ayrıca 15 Haziran 2020 tarihine kadar hukuki süreç başlatma imkanı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla bunun uygulaması henüz oluşmadı. 

Bu durumda gerekli ihtarnamelerin yapılması, somut olayın şartlarına göre dava açılması veya direkt icra takibi yapılması gerekebilir. Sürecin doğru bir şekilde yönetilebilmesi için avukat yardımı almak gerekir. 

Coronavirüs Salgınında Velilerin Özel Okullara Karşı Hakları

Burada özel okullar bakımından uzaktan eğitim meselesi değerlendirilmelidir. İlköğretim ve lise hatta özel vakıf üniversiteleri de uzaktan eğitim modelini uygulamıştır. Ancak bu uygulama normal dönemde verilecek olan eğitimden daha kısa ve daha az etkili – öğretici bir hizmettir.

Ayrıca öğrenciler okulların tesis imkanı, birebir soru çözümü vs. gibi imkanlardan da uzak kalmıştır. Dolayısıyla burada da bir ifa imkansızlığı hali söz konusudur. 

Hemen belirtmemiz gerekir ki okullara Devlet kararı ile ara verilmiş olması veya uzaktan eğitimin Devlet iradesi ile başlamış olması burada bahsettiğimiz sonuçların doğmasına engel değildir. Bu bir mücbir neden halidir ve ne velilere ne okullara ve de Devlete kusur isnat edilemez. 

Ücret ödememe sonucunda sadece okula yükümlülük yüklenmiş gibi görülse de okulun da hizmet edimi borcu sona ermektedir. Okulların öğretmenlere ücret ödemesi ve diğer masrafları meselesine de yukarıda değindik. Bunun için kısa çalışma ödeneği ve kira borçlarının ödenmemesi gibi imkanlar tanınmıştır. 

ÖNEMLİ: Burada değerlendirmemiz gereken çok önemli bir husus, okulların tatile girmesinin ‘ara tatilin öne alınması’ olarak nitelendirilmesi ve ‘telafi eğitimi yapılacak olması’ meseleleridir. Okullar ilgili tatil dönemini ata tatilin öne çekilmesi olarak değerlendirip bu durumu velilere emrivaki olarak sunmaktadır. Peki bu durumda velilerin ne gibi hakları vardır? Şöyle ki;

  • Hemen belirtelim ki ara tatilin öne alınması kısa süreli bir önlemdir ve malum olduğu üzere bu kadarla kalmayan bir tatil söz konusu olmuştur. 
  • Telafi derslerinin yapılması ise çoğu eğitim kurumu ve öğrenci durumu bakımından çok zor ve uzak bir ihtimaldir. Eğitim takviminin buna müsait olmayacağı kanaatindeyiz. 
  • Olsa bile öğrencilere normal dönemde verilecek olan hizmet kalitesi ile çok büyük fark oluşacaktır. Dolayısıyla okulların öne sürdüğü bu gerekçelerin mahkemece kabul görmeyeceği kanaatindeyiz.

Covid-19 Nedeniyle Özel Okul Ücret İadesi 2020

Yukarıda anlattıklarımız kapsamında özel okul ücretleri iade edilecek mi sorusunun cevabı, ilgili okul sözleşmesinin niteliğine ve somut olayın diğer özelliklerine bağlıdır. 

İlgili velinin sözleşmesi TBK 136 veya TBK 137 kapsamında tam veya kısmi ifa imkansızlığı olarak değerlendirilebilecekse (ki çoğu durumun bu kapsama alınacağını düşünüyoruz) velilere özel okul ücret iadesi sağlanır. Henüz ödeme yapmamış veli de ödeme yapmaz.

TBK 137 (kısmi ifa imkansızlığı) kapsamında gidilecek başka bir hukuki yol daha vardır. Buna göre uzaktan eğitim yapılmış olması da göz önünde bulundurularak kısmi ödeme yapılabilir. Burada alacaklının kısmi ifaya razı olması aranır.

Yani veliler kısmi ifaya (uzaktan eğitime) razı olmuşsa okullar kısmi ifa yapmış olur ve ödeme o oranda kısmi olur yahut özel okul ücret iadesi de o kapsamda kısmi olur. 

Tabii ki milli eğitimin düzenlemeleri kapsamında velilerin uzaktan eğitime razı olmama imkanları olduğunu söylemek zor olur. Burada ne kadar ödeme yapılacağı da hakim tarafından belirlenir. Bu da bir yargılama süreci takip edileceği anlamına gelir.

Ancak burada başka bir ihtimal daha vardır ki o da aşırı ifa güçlüğüdür. TBK 138 düzenlemesi uyarınca taraflardan birinin ifa borcunu yerine getirmesi aşırı güçleşmişse bu kapsamda sözleşme şartlarının yeniden uyarlanması söz konusu olur. Burada da uyarlama sözleşmeye göre yahut hakim kararına göre olacaktır. 

Yani bir yargılama süreci de buradan doğabilir. Gene şuan için yapılacak bir ihtimal olmamakla birlikte özel okul ücret iadesi için  15 Haziran 2020 tarihi itibariyle gerekli hukuki süreç başlatılabilir. Belirtmemiz gerekir ki bu tür belirsizlikler içeren süreçlerde avukat yardımı ayrı bir önem taşır.

Son olarak 28239 Resmi Gazete sayılı ‘MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ’ madde 56’da yer alan özel okul ücretlerinin iadesi hallerinden bahsetmek isteriz. Burada ayrıntılı değerlendirme yapmayacağız ancak ‘kurumun kapanması’ veya ‘dönemin açılamaması’ hallerinde o döneme isabet eden kısmın ücreti bu yönetmelik uyarınca iade ediliyor. 

Aslında coronavirüs karmaşık bazı sonuçlar doğurmuştur (uzaktan eğitim gibi). Bu nedenle özel okul ücret iadesinin yukarıda bahsettiğimiz TBK hükümlerine göre gerçekleştirileceği görüşündeyiz. Bununla birlikte bahsettiğimiz yönetmelik 56. madde düzenlemesi de öne sürülebilir. Bu durumu bir avukata danışarak netleştirebilirsiniz.

Buraya kadar aslında bu konuya ilişkin tüm hukuki problemlerin hangi mevzuat hükümlerine göre çözümleneceğini izah etmiş olduk.

Dershane, servis, yemek, etüt, kitap – kırtasiye ücretlerinin iadesi meselesine geçmeden önce bu hukuki imkanları bir tablo ile şöyle kıyaslayabiliriz:

Hukuki Sonuçlar
TBK 136 (Tam İfa İmkansızlığı) Sözleşme sona erer, tarafların ifa borçları sona erer ve karşılıklı olarak edimler iade edilir.
TBK 137 (Kısmi İfa İmkansızlığı) Sözleşmenin imkansızlaşan kısmı sona erer ve o kısım için edimler iade edilir.
TBK 138 (Aşırı İfa Güçlüğü) Ücret dahil sözleşmenin şartları hakim tarafından yeniden uyarlanır.
28239 Sayılı Özel Okul Yönetmeliği m. 56 (Ücret İadesi Halleri) Belirli hallerde veliye ücret iadesi yapılır. ‘Okulların kapanması’ ve ‘dönemin açılmaması’ da buna dahildir ancak mevcut duruma TBK hükümleri daha uygun düşer.
TKHK m. 13 ve Devamı (Ayıplı Hizmet) Esasen ayıplı hizmet hükümleri mücbir sebep hallerine çok uygun düşmez. Mevcut duruma TBK hükümleri daha uygun düşer. Ancak somut ayıplı hizmet talepleri ileri sürülebilir.

Özel Okul Ücret İadesi Dilekçesi Örneği

Sıklıkla özel okul ücret iadesi dilekçesi örneği nasıl olmalı gibi sorularla karşılaşıyoruz. Özel okullar yukarıda da bahsettiğimiz üzere söz konusu tatili ‘ara tatilin öne çekilmesi’ olarak yorumlayarak ücret iadesi yükümünü inkar etmektedir. 

Bu nedenle kendilerine yönlendirilen basit bir özel okul ücret iadesi dilekçesi örneği ile bu ödemeyi yapmayacaklardır. Bunun için ayrı bir hukuki prosedür izlenmesi gerekiyor. Yani özel okul ücret iadesi dilekçesi gibi basit bir araç ile bu iade sağlanamaz. Peki bu süreç nasıl olacak?

Somut olayın özelliklerine göre icra takibi, ihtarname gönderimi veya dava süreci gerekebilir. Somut olaya en uygun yolun tespit edilerek doğru bir şekilde izlenebilmesi için mutlaka avukat yardımı alınması gerekir.

Özellikle internette yer alan taslak ‘özel okul ücret iadesi dilekçe örneği’ gibi hatalı metinlerden uzak durmak gerekir.

Yemek, Etüt- Kurs, Kitap – Kırtasiye, Yurt ve Kıyafet Ücretleri İade Edilecek mi?

Okul sözleşmeleri çoğu zaman içerisinde yemekhane kullanımı, ekstra kurs ve etüt saatleri, kitap ve kırtasiye ürünler ve kıyafet ücretini kapsayan karma sözleşmeler olmaktadır. Bunların ücretlerinin ne olacağı da ayrı bir hukuki mesele olarak karşımıza çıkar. 

Gerek kısmi ifa imkansızlığı gerek aşırı ifa güçlüğü kapsamında; okul sözleşmesinin bu tür unsurları içerdiği durumda ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekir. Bu kapsamda; 

  • Yemek ve kahvaltı için ödenen ücret de velilere iade edilmelidir. Çünkü bu borcun ifası imkansızlaşmıştır.
  • Etüt ve kurs da aynı şekilde imkansızlaşmış ise ücret ödemesi iade edilmelidir. Uzaktan eğitimin gerçekleştirilmesi ve bunun uzaktan olmasının veli tarafından kabul edilmiş olması halinde ücretin yeniden uyarlanması söz konusu olur. Bu da bir yargı süreci gerektirir. Velilerin bu ek kurs vs. imkanların uzaktan yapılmasını kabul etmeyerek ücret iadesi talep etmesi de mümkündür.
  • Kitap ve kırtasiye ürünlerinin ücret iadesini mümkün görmüyoruz. Bunlar yargılamada reddedilecek unsurlar olarak karşımıza çıkar. Çünkü bu kısmi borç okul tarafından öğrenciye ifa edilmiştir. 
  • Ancak corona sürecinin araya girmesiyle öğrenciye verilmeyen fasiküller için farklı bir değerlendirme yapılabilir. Burada sözleşmenin içeriğine bakmak gerekir. Çünkü fasiküllerin öğrenciye kargo ile gönderilmesi mümkündür. Ancak bu fasikül veya kitaplar akıllı tahta veya birebir takip gerektiren yani öğretmen yardımı olmaksızın çalışılamayacak ürünlerse bunların ifası da imkansızlaşmış olur ve ücreti iade edilir.
  • Yurtlar da kapandığı için kesin surette bunların ücreti iade edilmeli, henüz ödenmemişse ödenmemelidir.
  • Kıyafet ile ilgili de ücret iadesini çok mümkün görmüyoruz. Çünkü bu borç da okul tarafından ifa edilmiş olduğundan bunun ücreti veli tarafından ödenmelidir. Ancak bahar dönemine denk gelen kıyafetlerin henüz öğrenciye verilmemesi dolayısıyla bunun kullanılmamış olması göz önünde bulundurularak bunun ücreti veliye iade edilmelidir.

Corona Sürecinde Dershane Ücretleri Ödenecek mi?

Her ne kadar dershaneler resmi olarak kapanmış olsa da kurs merkezi, etüt merkezi vs. gibi adlar altında dershane benzeri eğitim kurumları hala çalışmalarını sürdürmektedir. Corona sürecinde bu dershaneler de çalışmalarına ara verdiler. Peki corona sürecinde dershane ücretleri ödenecek mi, dershane ücretleri ne olacak?

Burada da bir ifa imkansızlığı hali söz konusudur. Dershanelerin uzaktan eğitim teklifi veliler tarafından reddedilebilir. Yani kısmi ifanın reddi söz konusu olabilir. Ayrıca dershanelerin de yıllık sözleşme yapmaları söz konusudur.

Bu kapsamda bakıldığı zaman ister TBK 136 ister TBK 137’ye gidilsin dershane sözleşmesinden doğan borçlar karşılıklı olarak ifa edilemeyecektir. Yani sözleşmenin uyarlanması vs. değil direk ifa imkansızlığından ödememe durumu söz konusu olur. 

Yani dershane ücretleri ne olacak denildiği zaman; dershaneler salgın sürecini kapsayan kısımdan ötürü velilerden ücret talep edemeyecek, eğer ücret alınmışsa bu salgın dönemine denk gelen kısım iade edilecektir. Peki bu durum nasıl sağlanır? Şöyle ki;

Burada da somut olayın özelliklerine göre ihtarname, icra takibi veya dava açma durumları söz konusu olabilir. Tüm bu imkanlar 15 Haziran 2020 itibariyle kullanılacaktır. Sürecin hukuki zeminde olumlu sonuçlanabilmesi için tecrübeli avukatlardan yardım alınması önem taşır.

Coronavirüste Okul Servis Ücretleri Ne Olacak?

Corona salgını sürecinde okul servis ücretleri ne olacak sorusu da cevaplanması gereken önemli sorular arasında yer alır. Bu kapsamda sözleşmeye bakıldığı zaman okul servislerinin sözleşmeden doğan taşıma borcunu yerine getirmeleri imkansızlaşmıştır. Kısmi ifa gibi bir durum da söz konusu değildir. Dolayısıyla sözleşmeden doğan borçlar karşılıklı olarak sona erer.

Okul servis ücretleri ne olarak diye sorulacak olursa, salgın zamanına gelen kısmın ücreti ödenmeyecek, ödenmiş olanlar sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilecek denilebilir. 

Burada servisçi ile ayrı sözleşme yapılmış olması veya servisin okul sözleşmesine dahil olması önemli değildir. Her halükarda bu hükümler uygulanır. Bu iade ve ödememe işleminin nasıl gerçekleştirileceği meselesi de yukarıda bahsettiğimiz gibi 15 Haziran 2020 itibariyle başlatılacak hukuki prosedür ile belli olacaktır. 

Okul servis ücretleri ne olacak konusunda ne gibi bir yol izleneceği ile ilgili somut olayın değerlendirilebilmesi için avukata sormak en sağlıklı yoldur.

Coronavirüsün Diğer Sözleşmelere Etkisi

Coronavirüs salgını sadece okul, dershane ve servis sözleşmelerine değil, neredeyse tüm sözleşmelere hukuki anlamda etki etmiştir. Özellikle ticari hayat ve işçi – işveren ilişkilerine önemli etkileri olmuştur. Burada tüm bu sözleşmelere etkileri ayrı ayrı değerlendirmeyeceğiz.

COVİD-19 salgınının genel olarak sözleşmelere etkisi için “coronavirüs salgınının sözleşmelere etkisi“, işyeri kira sözleşmelerine etkisi için “coronavirüste işyeri kiraları ve mücbir sebep“, iş hukukuna etkisi için “corona sürecinde işçi – işveren ilişkisi” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Sonuç

Yukarıda özel okul, dershane ve okul servisleri ile ilgili olarak salgın sürecinin hukuki sonuçlarını değerlendirdik, özel okul ücret iadesi 2020 yılı meselesini ve tarafların karşılıklı haklarını izah ettik. Ancak bilinmesi gerekir ki mesele çoğu zaman bu kadarla kalmaz. 

Her somut olayda hesaba katılması gereken başkaca hukuki unsurlar olur. Bunları gözardı ederek takip edilen hukuki süreçler çoğu zaman olumsuz sonuçlanır. Bu nedenle hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak çok önemlidir. 

Bunun önüne geçebilmek adına yapılması gereken en sağlıklı iş tecrübeli avukatlardan hukuki yardım almak olacaktır. Kendi içerisinde zaten bir hukuki belirsizlik olan salgın sürecinde ihtimallere göre hukuki prosedür çizebilmek adına meseleyi avukata sormak gerekir. 

Bu makale faydalı mıydı?